Abbas Güçlü ile Genç Bakış, Eve Dönüş Yasası
Abbas Güçlü ile Genç Bakış programının dünkü böklümü üniversitemizde yapıldı. Konuklar arsında Serdar Denktaş, Ahmet Özal ve Tuğrul Türkeş vardı. Konuklar beni pek sarmadığı için açıkçası katılmayı pek düşünmüyordum ki arkadaş kurbanı oldum. İyi ki de olmuşum, program sonunda mutluydum..
Program sandığımdan daha dolu geçti. Hatta programa sorularımla katılma gereği bile duydum ve öncelikle şu soruyu sordum; "Bu yaşalara gelmenize rağmen hala sıfatınızın "Rauf Denktaş'ın veya Alparslan Türkeş'in oğlu" olması nasıl bir duygu? Bu bir kısıtlanma değil mi? Neden aynı yol ve ideolojide gidiyorsunuz, bu bir zorunluluk mu?" Sorumu Tuğrul Türkeş, güzel bir şekilde yanıtladı.. Bu noktada her üç isimin de fazlaca edilgen kılındığını düşünüyorum. Sanırım ünlü bir insanın oğlu veya kızı olmak, siz isteseniz de istemeseniz de size bir yol haritası çiziyor. Bunun kolaylıkları kadar zorlukları olduğunu da görmek lazım.. Fazlaca edilgen hayatlar ve bu dünyada da; Aliyev ailesinde de, Bush ailesinde veya Esad ailesinde de böyle. Ama bu böyle olmasaydı daha hoş olmaz mıydı? Mesela Tuğrul Türkeş, CHP saflarında olsaydı farklı, daha güzel bir hava olmaz mıydı?
İkinci sorum da eve dönüş yasası noktasında oldu. Bir şehit kardeşi olarak sordum; "Biz şehit aileleri canlarımızı katledenleri affetmedikten sonra birileri onları ne hadle affetme cürreti gösteriyor?" dedim.. Cevabı konuklardan önce halkımız verdi, SMS oylaması sonucunda %90 civarında bir oran eve dönüş yasası aleyhine oylama yaptı.. Ne diyeyim, umarım birileri bunu dikkate alırlar?!






