Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

AKP'ye Kapatma Davası

erdogan-gül Gündem bir türlü soğumuyor, her zaman sıcak ve yoğun. Yatgıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, "Laikliğe aykırı fiilerin odağı haline geldiği" iddiasıyla AKP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açmış. Birileri her nedense şaşkın?!

Açıklamalar yapılıyor, en önde gelen laf da şu: "Halkın %47'sinin oyunu almış bir parti nasıl olur da kapatma davasına muhattap edilir?" Bu soruyu soranların demokrasi bilgisinden şüphe ediyorum, bu nasıl bir mantıktır: Halkın %47'sinin oyunu almak tüm kural ve kanunları saymamak gücünü verir mi? Halkın %53'ünün görüşlerini ve çekincelerini görmemek için nasıl bir sebep olabilir alınan %47'lik oy?

Bunca yıldır sözünü ettiğimiz hukuk devleti prensiplerinde, birileri mahkemeler olmasın diyor. Bu zihniyet dikta zihniyetidir, tek egemen güç ben olayim zihniyetidir. Mahkemler dün de varlardı, bugün de varlar ve yarın da olacaklar. En azından, zafer sarhoşları ortalığı dağıtmasınlar diye ellerine bir fincan acı Türk kahvesi tutuşturacaklar..

AKP tarafında ise bir şaşkınlık söz konusu değildir sanıyorum, sonuçta böyle bir davayı bekliyorlardır. Şimdi yapmaya çalışacakları şey, ekonomik programsızlıkları sonucu patlak verecek ekonomik krizin vebalini birilerinin üzerine atmak olacak. Mahkemeler, mi dediniz? Ben inanmadım!!

Yurdum yarı-aydınlarına gelecek olursak, Fatih Altaylı konuyu bugün çok güzel özetlemiş: "AK Parti hakkında da kapatma davası açılabilir. Dava açılmış olması ille de kapatılacağı anlamına gelmeyeceği gibi, iktidar partisi olması hakkında dava açılamayacağı anlamına gelmez. Entel dantel takımına sormak isterim, eğer AK Parti’nin gerçekten 'Laiklik karşıtı eylemlerin odağına haline geldiğine' inanmıyorsanız, bu davadan neden korkuyorsunuz."

Yorumlar

  • Valla Okancım ne yalan söylemeliyim bilmiyorum ama bu zaten beklenen bir durumdu.Yani Akp yönetim kademesi böyle bir gelişmeyi beklesede,parti tabanında yargının böyle bir girişimde bulunacağı veya bulunabileceği inancı pek hakim değildi.Ancak Akp'nin bazı milletvekilleri hatta bunun ötesinde son dönemlerde üniversitelerde ki çatışmaların artacağı inancı,aşırı grupların "eylem niteliği taşıyan" davranışları ve sloganları bu süreci hızlandırdı.

    Ayrıca bir parti hakkında kapatılma davası açılması özellikle iktidar partisi ve %47'nin oyu ile iktidara gelmiş bir partinin kapatılmasıda elbette mümkündür ve bu durumun yadırganmaması gerekir.Bilenler belki vardır zamanında DP hükümeti Adnan Menderes de tam hatırlayamamakla birlikte %50'li civarlarda bir rakamla iktidar olmuş ve sonucunda askeri darbe ve Adnan Menderes'in idamı ile sonuçlanmıştı.Yani kısaca söyle diyeyim o zaman : Ülkemizde bilgi sahibi olmadan,fikir sahibi olan çok kişi var... Ve bu kişiler bugün "demokrasi ayıbı" diye gazetelerde veya televizyonlarda boy gösteren kişilerin unutmaması gerekir ki siyasayı denetleyecek ve uyarılarını dikkate almadan davrananlara hak ettikleri cezaları veya cezayı vermekle yükümlü olan yargıdır.Ülke yönetmek öyle fetva ile ulema ile olmaz!

    İyi günler...
  • http://parantezicihayatlar.com/blog/archives/356

    anlayana(!)
    ...
  • Evet Okan, halkın %47 sini oyunu alarak iktidara gelen bir parti kapatılma davasına muhatap edilebilir,eleştirile bilinir , yargılana bilinir. Ama bunları yaparken de sağlam gerekçeler sunmak yeterli olmaz. Bu sayılan gerekçelerin gerçekliği de en az sayılan gerekçeler kadar sağlam olması gerekir.Eğer bu gerekçelerin ana konusu da laiklik gibi soyut bir kavram ise bu kadar agrasif kararlar(ki parti kapatma davası benim için bir hayli agrasiftir.) almadan önce iyice düşünmek gerekir.Sonuçta onu iktidar koltuğuna oturtan halka karşı ayrı bir sorumluluğunuz doğmuştur artık. Halka ,gerçekten iktidarın Türkiye’nin geleceği açısından zararlı faliyetler yürüttüğüne inandırmak zorundasınızdır.
    Açık konuşmak gerekirse beni inandıramadılar gerkçeyi sunanlar. İnandıramadıkları gibi Türkiye’nin demokratik geleceğinin tehlikede olduğu kanısını uyandırdılar.Çünkü Türkiye’nin siyasal hayatı boyunca tarihe gömdüğü bir çok parti var ve bu durmaksızın devam ediyor.İşin ilginç tarafı ise bu konuda dünyada üstümüze olan bir ülkenin de olmaması.Durum böyleyken de aklıma birkaç soru takılıyor.Acaba biz kötü niyetli kişileri algılayamıyor muyuz? Da onları ezici bir çoğunlukla iktidara oturtuyoruz. Yada bazıları ideolojilerine ters düşenleri kolay yoldan elemek mi istiyor?
    Evet bu sorulara cevap bulmak zor ama kafa yormalı. Yoksa bu ve bunun gibi bir çok soru uçurum olup bizi içine çeker.Elimizde kalansa koca bir parti mezarlığı olur.

    Daha bir çok konuda fikir alış verişi yapmak umuduyla…
  • Artık siyaset meydanı arenaya dönüştü..o konuşuyo bu cevap veriyoo.kısacası artık ağzı olan siyaset yapıyo.toplum öyle bi hale geldiki artık haklıyı haksızdan ayırt edemez oldu,yada nasıl olsa hak yerini bulmicaktır deyip bari işimize geleni tutalım demek zorunda burakıldı.ne akp ne chp ne dtp ne mhp,bugün itibarıyle topluma hiçbir menfaati olmayan zamanında onun bunun sayesinde türlü oyunlarla başa gelmiş iktidar budalası insanlar..politika hakilaten sözlük anlamında olduğu gibi ikiyüzlülüğün boy gösterdiği bir yerdir.ama sanırım bizim toplum bunu istiyor.herzaman için ezen ve ezilen,faydalanan vede faydanılan kesim var..peygamberimizin dediği gibi^^siz nasıl iseniz öylede yönetilirsiniz^^.biz toplum olarak titreyip kendimize dönmedikçe siyasetin s'ini hukuk'un h'sini bilmeyenler hep konuşacak bizde mal mal dinlicez demektirrr.bilmiyorum bu toplum nasıl kendine gelir ama eğitim denen şeyi sadece matematık vede türkçe vede ailelerin çocukları yetişrmek denen şeyi rahat hayat sunmak olarak algıladığımız sürece yüzlerce bilim adamı yetiştirsek bile işe yaramaz.demokrasi denilen terim günümüzde herkesin söz sahibi olduğu yönetim biçimi fakat biz bunu daha çok aynı anda konuşarak mahalle ağzıyla kavga etmek vede düşünce dayatmak olarak kullandığımız sürece hiçbir zaman demokrasinin nimetlerinden yararlanamicaz demektirrrr...kısacası niteliksiz insanlar zamanında ayıya dayı diyerekten koltuk kapmışlar vede kendilerini zorla adam yatağına koydurtmuşlar bizde öküzün trene baktığı gibi sadece bakıyoruz...umutla bekliyorum bu toplum ne zaman adam olur.....
The Rise of Sodom and Gomorrah - Therion
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.