Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Ali Babacan ve Müslüman Çoğunluk..

Ali Babacan Kayıp Dışişleri Bakanımız Ali Babacan'nın nerede olduğu sonunda ortaya çıktı. Kendisini en son Avrupa Parlementosu Dış İlişkiler Komitesi'nde açıklama yaparken görme şerefine nail olduk. O güleç yüzüyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türkiye Cumuriyeti Dışişleri Bakanı olarak Avrupalı parlamenterlere şikayet etti..

Ne dedi Ali Babacan? Şunları söyledi: "Türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor.." AKP ile ilkleri yaşayan yurdum insanı, kendi ülkesini gammazlayan bir dış işleri bakanı görme şerefine de nail oldu böylelikle..

Ali Babacan'a sormak lazım? Hangi Cuma namazına gitmen yasaklandı bu ülkede, ne zaman oruç tutman yasaklandı, ne zaman hacca gideceğim dedin de sana yok hayır gidemezsin denildi, ne zaman bir zekat verdin de birileri zekat vermene engel oldu Sayın Babacan? Madem ülkeni savunman gereken bir konumda, ülkene saldırıyorsun; bari düzgün argümanlar seç!

Yorumlar

  • Babacan bulunduğu konumun farkında değil anlaşılan. Ya da Fatih Altaylı'nın dediği gibi gerçekten şuur yoksunluğu gibi bir sorunu var. Bu kadar saçma sapan bir laf etmek için insanın aklının başında olmaması gerekir. Adamlar o kadar alıştı ki birilerini Avrupa'ya şikayet etmeye ne dediğinin farkına bile varamamış bu seferki şikayette.

    Hani özrü kabahatinden büyük diye bir laf var ya işte bu pozisyona cuk oturuyor. Yazık. Böyle devlet adamları bir yerlere geliyor. Ama ne de olsa halk seçiyor. Halkın iradesine iman etmemiz lazımmış ya birilerinin dediğine göre. Halk en iyisini bilir ya onun için susup kös kös izlemek lazım bu rezillikleri.
  • Evet yazınızın sonunda ki sorular güzel ama sorular sanki hep aynı çerçeveden bakılıp sorulmuş gibi geldi bana. O yüzde de bu soruları çeşitlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Ne gibi mi ? Mesala Ali Babaca nın kızı üniversite çağına gelipte dini vecibeleri dolayısıyla taktığı başörtüsüyle üniversitesine girebilecek mi? Bu sorunları dile getirecek olan siyasi partinin başına neler gelecek? Bir takım kimseler irtica geliyor kandırmalarının arkasına saklanmayacak mı? Bu eski yöntem işe yaramassa daha yeni olan korkutma araçı \'\' mahhalle baskısı \'\'ını kimler kullanacak? İrtica geliyor diye bağıranlar sonra kürsülerde imam edasıyla fetvalar yaymıyacaklar mı? Peki başörtüsü kullanan gençleri irtica kaynağı olarak gösterenler ,bahsettikleri mahhalle baskısını bu kızlar üzerine çevirmiş olmayacaklar mı? Hacca gitmek istediğini söyleyen amcayla \'\'Boşver araplara para kaptırma\'\' diyerek dalga geçilecek mi?
    İşte bu sorular ortadayken kimse müslümanların dini özgürlükleri ile sorunlar yaşamadığını söyleyemez. Evet Babaca nın belki konuyla ilgili yorumda bulunduğu yer tartışılabilir ve yaptığınız yergilerde haklı da olabilirsiniz ama bütün bunları söylerken müslümanların dini özgürlükleri hakkında sorunlar yaşadığını es geçemezsiniz.

    SAYGILARIMLA
  • Tabi. 'Hangi Cuma namazın yasaklandı, hangi oruç tutman yasaklandı?' Hatta nefes alıp bile verebiliyosun, daha ne olsun, değil mi? Hım, bir de bunu cumhuriyete borçluydu değil mi, kutsal cumhuriyet..

    Dini inancından dolayı yaşamsal haklarından biri olan, eğitim hakkı elinden alınan insanlar bu ülkede yaşamıyordu değil mi?

    Sen bizim 'kutsal yaşam alanımız' olan kamusal alanda gözükme, sonra ne yaparsan yap, özgürsün işte.. Otoriter Cumhuriyetin 'ötekine' verdiği 'özgürlük' bu kadar işte. Ne diyordu, ''Hangi Cuma namazın yasaklandı, hangi oruç tutman yasaklandı?''
  • Uçanbalık,

    Varsayımsal bir din düşünelim. Bu dine göre insanların belden aşağısı açık olmak zorunda. Yani belden aşağısını kıyafetle kapatamıyorlar. Aslında başörtmenin farklı bir türü olarak da düşünülebilir bu. Bu dinin mensuplarına toplu yaşam alanlarında bu şekilde belden aşağıları çıplak olarak bulunmalarına izin verilmediğinde o kişilerin dini inançlarını baskı altına mı alınmış oluyor? İstediklerine dine inanma hakları elinden mi alınmış oluyor? Tabi ayrıca düşünülmesi gereken başka bir konuda Kuran'da hiçbir yerde başın örtülmesinden, saçların gösterilmemesinden bahsedilmediği halde böyle birşeyin dinin kesin bir emriymiş gibi insanlara yutturulmaya çalışılmasının ardındaki nedenlerdir.

    Ama şunu da belirteyim. Bence üniversitede başörtüsünün serbest olmasının bir sakıncası yok. Ama yasak olmasını din ve vicdan özgürlüğü olmadığı anlamına gelmez. Mesela nasıl Kuran'daki tüm kurallar uygulanmıyorsa ve birçok konuda Kuran'daki emirlerin aksine kanunlar var. Bunlara bakarak dini yaşamamız engelleniyor denmesi sence doğru mudur?
  • Sayın Da Vinci :

    Yorumunuzda varsaydığınız din dünya üzerinde var mıdır bilmem ama böyle bir din Türkiye’de yok. Dolayısıyla Türkiye’nin böyle bir sorunu da yok. İlk önce bunu netleştirmek isterim.
    Sanırım bu örneği başörtüsüyle kıyaslayarak ikisini de aynı olduğunun sonucuna varmak için vermişsiniz. Fakat bu örneği gerçek dünyadan (veya Türkiye’nin gerçeklerinden)olabildiğince kopuk vermişiniz, buda kurduğunuz denklemi(başörtüsü=belden aşağısı açık olma zorunluluğu) haklı çıkarır gibi olmuş.(bunu bilerek yaptığınızdan eminim.) Ayrıca verdiğiniz örnek ahlak kurallarıyla çok ilintili bu da milletin ahlak konusunda ki önyargılarını kullanma imkanı vermiş.Bu önyargılardan da tezinize şöyle bir dayanak noktası oluşturmuşunuz:1-) başörtüsü=belde aşağısının açık olma zorunluluğu(bu verdiğiniz örnekteki teziniz) 2-) belden aşağısının açık olması ayıptır(bu da bizlerin ahlak konusundaki önyargılarımız) ve bu kabul edilemez. 3-) Bu yapılan dinleriyle alakalı kurulan bir baskı değildir. Ayıp olduğu içindir. 4-) Böyle bir zorunluluk yasaklana biliniyorsa ve bir baskı kurulmadığı söyleniyorsa başörtüsü de yasaklanabilir ve baskı olarak kabul edilemez. 5-) Ve final: başörtüsü yasağıda dini özgürlükler noktasında sorun teşkil etmemektedir. 6-)Alınacak ders: Demogoji sanatının nimetlerini kullanarak başörtüsüyle olmayan bir dinin (olmayan demeyelim ,şüpheli) ilgisiz bir kuralını birbirine benzetebilirsiniz.

    Yorumunuzun üçüncü bir dayanak noktası olan başörtüsünün Kuran’da geçmediğine ilişkin sözlerinize herhangi bir ilçenin müftülüğünde kendinize cevap bulabilirsiniz.

    SAYGILARIMLA
  • Emre bey,

    Aslında anlatmaya çalıştığım şey çok basit. Bazıları (veya herkes) tarafından dini gereklilik olarak görülen birşeyin (veya bazı şeyleri) belli koşullar altında (veya her durumda) yasak olması dindarların baskı altına alındığı, din ve vicdan özgürlüğü olmadığı gibi bir sonuç ortaya çıkarmaz. Bazı şeyler dini zorunluluk bile olsa yasaklanabilir. Genel bir prensip olarak bunu kabul etmek gerekir. Birşeyin dini bir temele dayanması ona bir ayrıcalık sağlamamalı laik bir düzende. O şeyin dini bir anlamı veya önemi olmasının laik düzende birşey ifade etmemeli çünkü dünya üzerinde 6 milyar insan varsa 6 milyar farklı dini anlayış olabilir. Bu nedenle herkes dini temele dayanan gerekçelerle garip şeyler isteyebilir. Herkesin isteği kabul edilemeyeceğine göre kurallar ve kanunlar koyulurken birşeyin dini temeli olması dikkate alınmamalıdır. Dini temelinden bağımsız olarak değerlendirilmeli ve ona göre karar verilmelidir.
  • Kuran'dan herkes aynı yorumu çıkarmayabilir. Bir kişi, 'kuran'da böyle bir emir vardır' diyorsa, bu artık o kişinin inancıdır; ve inancı gereği yaşama hakkına sahiptir. Ben dinin ne dediği ile ilgilenmiyorum. İnanç özgürlüğünden bahsediyorum. Ve bunun içine ateistlerde giriyor, alevilerde, sunnilerde.

    Bir de kişinin özel yaşamının kimseyi ilgilendirmediğini düşünüyorum. Hele devleti hiç ilgilendirmez; çunku devlet tarafsız olmak zorundadır. Ve yine bu devlet bir birey diğeri üzerinde, baskı oluşturursa yaptırım hakkına sahiptir. Bunun dışında bireylerin tercihine karışamaz.

    Ama biz de bu böyle değil ve itiraz ettiğimiz nokta bu. Bunu görmezden gelmek yanlış. Ayrıca hukukta suç oluşmadan ceza kesilemez. Ama bizim devlet babamız, başörtülüleri 'tehlike potansiyeli' olarak görüyor ve daha bu insanlar baskı unrusu oluşturmadan, oluşturacağı varsatyımı ile yasak getiriyor. Eğer bir başörtülü bir başkasına baskı yaparsa bu zaten suçtur, evrt. Ama ortada suç yokken varsayımla yola çıkarak cezalandırmak tam bir hukuksuzluktur..

    İtiraz ettiğimiz temel konu bu.
  • Uçanbalık, özel yaşamda türban yasak mı Türkiye'de?
  • Sayın Da Vinci:

    Bir önceki yorumunuzdaki gibi konuyu yine genelleyerek ele almışsınız.(6 milyar insan varsa 6 milyar farklı din anlayışı olabilir.) Fakat bahsettiğimiz konu Türkiye’de dini özgürlüklerin tam anlamıyla yaşanıp yanşamaması durumu.Bu yüzden konuyu daha çok kendi iç dinamiklerimize göre ele almamız gerektiğini düşünüyorum.

    Yorumunuzda, laik düzende bir şeyin dini temellere dayanması ona ayrıcalık sağlamaması gerektiğini söylemişsiniz. Zaten istenilen şeyde bir ayrıcalık değil aksine ayrıcalıkları ortadan kaldırmaktır.(Başörtüsüzsün gir, başörtün var girme yada çıkarda gir. Gibi) Yorumunuzda dikkatimi çeken başka bir nokta da “herkes dini temele dayanan gerekçelerle garip şeyler isteyebilir.” sözü oldu. Fakat daha öncede “Bence üniversitede başörtüsünün serbest olmasının bir sakıncası yok.” demiştiniz. Durum böyleyken sizin bu sözlerinizden iki farklı anlam çıkmakta. 1-) Başörtüsü serbestliği isteği sizce de garip bir istek değil. Çünkü bu isteğin kabul edilmesi bir kenara uygulanmasının bile sizin açınızdan bir sakınca yaratmadığını söylüyorsunuz. 2-) Yada ikinci sözünüzü söylerken samimi değildiniz.

    SAYGILARIMLA
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.