Ankara Modern Bir Şehirmiş!?
Ankara'yı tanımadan, sokaklarını arşınlamadan anlaşılmayacak bir önerme: Ankara modern bir şehirdir! Ben maalesef Ankara'yı tanıma ve sokaklarını arşınlama fiilini işledim. Sonuç olarak tüm şişirilmişliğine rağmen Ankara'nın hiç de modern bir şehir olmadığını, Türkiye'nin başkenti sıfatını taşıyamadığını üzülerek gördüm. Ankara'nın modern bir şehir olma yolunda daha uzun seneler yürümesi, bu şehri yönetenlerin şehircilik nedir öğrenmeleri lazım...
Ankara'nın en önem verilen bölgesinde, Çankaya, yaşamama rağmen bu şehire oldum olası alışamadım. Kusurun bende olduğunu da sanmıyorum: misal Tandoğan Meydanı'ndan çıkarsınız, Kızılay'a kadar bir tane çöp kovası göremezsiniz. Ortalığı pislik götürür. Kaldırımlar ya bozktur ya da çöp doludur. İğrenirsiniz, kokar! Ardından Kızılayda Karanfil Sokak'a girersiniz, burada da çöp kutusu falan yoktur, etraf restoranların çöplükleri veya çöplüklerinden geriye kalan pisliklerle doludur. Ki Karanfil sokak yayınevlerinin ve kültür merkezlerinin yoğun olduğu bir bölgedir. Buna rağmen nedense kimse bu iğrenç kokuyu, pisliği iplemez!? Susar bir Kızılay turu atarsınız, ama ne mümkün? Ankara'da yürüyecek kaldırım bulmak ne mümkün? Andezit'in ne pis bir taş olduğunu, ya da andezitin kaldırımlarda kullanılmaması gerektiğini en iyi Ankara'da anlarsınız. Zaten kaldırımlardan andezit fışkırmaktadır, üç tanesi kaldırımda kalmışsa bir tanesi mutlaka sökülmüş ve ayağınızın çarpmasını bekliyordur. Kaldırımların büyük oranı kırık ve döküktür! Ayağınızdaki ağrı zamanla başınıza doğru, sinirle kayar. Ankara'nın taşına bak'ı hatırlar, insanların gözlerinde yaş ararsınız. Şaka değil bu kaldırımlar adamı ağlatır, bir de kadınsanız ve ayağınızda topluklu ayakkabı varsa ananızın gözlerinden de yaşlar süzülür.
))
Bir Kızılay turu attıktan sonra metroya binmek, eve dönmek istersiniz. Ulustaki patlamadan sonra konulması akla gelen güvenlik görevlileri üstünkörü çantanızı arar. Her nedense vücudunuza plastik patlayıcı sarabileceğiniz akıllarına gelmez, üstünüz kalabalıktan olsa gerek aranmaz!? Metrodan çıkar evin yolunu tutarsınız...
Yazın sıcağını atmak, serinlemek için musluğun karşısında alırsınız soluğu. Musluğu çevirirsiniz, çevirirsiniz ve tekrar çevirirsiniz. Amanın o da ne? Birşey akmıyor bundan. Hatırlarsınız birilerinin modern diye yutturmaya çalıştığı koca bir şehirde su olmadığını!!! Küfredersiniz, suyla buluşamayan lavabo tükrüğünüzü kucaklar...
Bunun üzerine gider gazeteyi açar ve "Ankara Modern Bir Şehir" manşetini görürsünüz, gülersiniz. En iyi ihtimalle oturur bu satırları kaleme alırsınız.






