Bak Postacı Geliyor..
Hiç beklediniz mi bilmiyorum, posta beklemek insanda farklı duygular uyandırıyor. En son üniversitenin yolladığı kayıt dosyasını ve bloggum'dan gelecek bilgisayarı beklemiştim. Farklı ve özellikle güzel duygularla doluyor insan.. Kim bilir sevgiliden gelecek, sevgilin el yazısıyla kaleme alınmış satırlar neler yaşatıyordur insana?
Posta çok değişik bir durum; düşünsenize ellerinizle yazıyorsunuz, gidemediğiniz ama belki de şiddetle gitmek istediğiniz yerlere yolluyorsunuz. Sanırım dünyanın en şanslı kağıtları bu sebepten mektup zarfları, en fazla yolu onlar kat ediyorlar çünkü..
Siyasal bir organizasyon için de vazgeçilmez birşey posta teşkilatı. Özellikle iletişimin bu kadar gelişmemiş olduğu yüz, iki yüz yıl öncesinde siyasal egemenin egemenliğinin bir yansımasıydı posta teşkilatı. Egemenliği altındaki topraklara sahip olduğunun en önemli göstergesiydi..
Zaten bu sebepten üniformaları oldu postacıların! Hiç düşündünüz mü bilmem ama, devletler askerleri, polisleri, yerel güvenlik zabıtları ve sonra da postacılarına giysinler diye üniformalar yarattı! Tüm bunlar karşımdayken diyorum ki: Bir postacı asla ama asla sadece bir postcı değildir!
)
Postayı ve postacıyı bizler de önemsedik. Örneğin Bedii Faik anılarını yazdığı kitapta postacıya sadece postacılık biçmedi: "Ciddi devlette, postacı vatandaştan adres dilenmez, vatandaş postacıdan adres sorar ve öğrenir!"
Yani sözün özü, bir postacı asla sadece bir postacı değildir! En azından dün değildi!?






