Bekleme Odası ve Zeki Demirkubuz
Yeni bir yönetmenle tanıştım, adı Zeki Demirkubuz.. Tanışmama Bekleme Odası adlı filmi vesile oldu, kendisi açısından pek de iyi bir referans olmadı ama Bekleme Odası. Her nedense filmde bir tatsızlık, bir hayli yapmacıklık buldum. Sahnelerin uzaması, uzunca sıkıntılara vesile oldu..
Bu satırlarda ilk kez ne zaman "Bu filmi izlemeseniz de olur.." diyeceğimi merak ediyordum, bugün o gün işte. Zeki Demirkubuz'un "Bekleme Odası"nı izlemesiniz de olur. Düşünsel olarak hiçbirşey alamadım filmden. Hoşuma giden şeyler bir elin parmaklarını geçmez. Bunlar da öncelikle Nietzsche vurgusu ve araya sonradan sokulmuşcasına sırıtan şu replikler: Birincisi; "Bana soruyorsan hiçkimseden hiçbirşey beklememek en iyisi." ve ikincisi; "Ayrıca adalet duygusu en çok hak arayanların elinde zavallılaşır."
Ayrıca Ey Türk Sinema Ahalisi; artık tipik "Entelektüel Türk" karakterini geliştirin. Kendimi bildim bileli, bu senaristler yüzünden harcandı Türk entelektüeli. Öğrenin artık, entelektüelin hayattan kopuk, hayata dair hiçbirşeyi takmayan amaçsız bir ezik olmadığını! Kavrayın artık aydının, entelektüelin sadece viski içmekten ibaret olmadığını!









