Beyaz Melek, Doğu, Batı ve Medeniyet...
Mahsun Kırmızıgül'ü bundan bir iki yıl önce Deniz Akkaya ve Kürşat Başar'ın CINE 5'te sundukları "Başka Yerde Yok" programında görmüş, dinlemiş ve şaşırmıştım. Bu adam birşeyler biliyor, sinemadan anlıyor demiştim ki bugün çok da doğru bir karar verdiğimi anladım. Katre'nin de önerisiyle gittim filme ve filmi diğer Türk filmleri ile kıyaslayınca oldukça güzel buldum. Özellikle vermeye çalıştığı mesajlar, yurdum insanının o güzel kozmopolitliğinin sunumu ve "Hangi Medeniyet?" sorusunun sorulması filmin güzel yanları...
Yaşlı insanların bir kenara atıldığı, bir hayvan gibi muamele gördüğü, yer paspaslarıyla yıkandığı sahneler beyaz perdede dönerken şunu düşündüm: Tamam, işte medeniyet bu! Medeniyet bir toplumun yaşlılarına verdiği değer, yaşlılarına sağladığı olanaklar! Onların tek dostunu azrail yapmamak medeniyet...
Bu noktada medeniyetsiziz maalesef
( Bu ülkede eli kolu tutan, gencecik insanlara o kadar kötü muamele yapılırken; kendisine bile zorla yeten yaşını başını almış insanlarımıza kim bilir neler yapılıyor? Medeniyetler beşiği dediğimiz topraklarda medeniyetten eser bırakmamışız.. Hala medeniyeti yüksekçe mermer sütunlarda ararken biz, medeniyet gözlerini huzursuz huzur evlerimize dikilmiş durumda. Medeniyet, medeniyetsizlik, Türkiye: Halimiz vahim!
Yaşlılar medeniyet ve bir de DOĞU-BATI! Filmi izlerken, İstanbul'dan Diyarbakır'a uzanan bir seyir defteri tutuyorsunuz.. Her yerden, her kültürden insan görüyorsunuz ve o anda hiç de anlayamıyorsunuz terörü! Birlikte yaşamak varken, diyorsunuz: neye gareziniz var?!






