fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Bugün 12 Eylül.. 28 Yıl Sonrasında Hala Değişen Birşey Yok..

Kenan Evren1 Evet, 28 yıldır değişen hiçbir şey yok! Türkiye, hala 28 yıl öncesindeki Türkiye.. Birilerinin 12 Eylül projesi hala tam tıkırında işlemeye devam ediyor. 12 Eylül'ü yapanlar bugün hala iktidardalar. Yurdum insanı ise hala sömürülmeye ve kullanılmaya devam ediyor..

Bugün Türkiye'nin en önemli sorununu "dinselleşme" olarak görenlere şunu söylemek istiyorum: Biz dinselleşmedik, dinselleştirildik. 12 Eylül'ü yapanlar bizim dinselleşmemizi istediler. Çünkü onların bir keşfi vardı: Dinde huzur olduğunu gördüler. Bu ilahi huzuru kendilerince şekilden şekile soktular. İslam'ı tahrip edip, işerine gelecek şekilde kullandırlar. Türkiye'de dinselleştirme, ilahi huzur değil, fabirka huzuru için yapıldı. İşciler dine ve öbür dünyaya sarıldıkça fabrikalarda huzur sağlandı.. Grevler son buldu. Dinselleştirme 12 Eylül'ün ve daha doğru bir tabirle Eylülizmin bir sonucu olarak bugünlerimizde bir "sorun" olarak yer etmeye başladı. Yalçın Küçük'ün ifadesiyle Eylülizm, Türkiye'de (sözde) İslam'ın altın çağını yaşattı..

Birileri yağmurdan (Sosyalizm) kaçarken, doluya (Şeriat) tutuldu. Komünizmle mücadele adı altında din ve din adamları kullanıldı. Şimdi ise kullandıkları din ve din adamları bu birilerinin üstlerindeki makamlarda oturuyorlar. Şimdi de pirincin taşını ayıklamaya çalışıyorlar o birileri.. Ayıklarlar mı? Orasını zaman gösterecek.. Ama her kim kazanırsa kazansın, kaybeden yine yurdum insanı olacak.. Tuzu kuru olanların tuzu hep kuru kalacak ve hatta daha da artacak tuzları.

Bu coğrafyada maalesef her zaman halklar kaybedecek, her zaman kaybedecek olan bizler olacağız. Tabii birşeyler yapmazsak?

Yorumlar

  • Değişen birşey yok mu? daha ne olacak darbe planları yapanları içeri tıktılar bknz. ergenekon
  • emir daglı
    12 Eylül 2008 
    12 eylül darbesini diğer darbelerden ayıran kuşkusuz ülkeyi sosyo-politik açıdan aşındırarak paul henze\'nin bizim çocuklar başardı tabiriyle cia\'i bu işte parmağı olduğunun aşikar olmasıdır.Ancak olayı tümevarımcı bir şekilde ele almak yani askeri müdahaleler ülkeyi 40 yıl geriye götürür,darbeci zihniyet,cuntacılar diye hadiseyi nitelemek son derece yanlıştır.Darbeler ülke bekaası için gereklidir,çünkü asker her zaman laik cumhuriyetin,üniter yapının bağımsız simgesidir.Eğer 12 eylül darbesiyle dincilerin,şeriatın yayılma ortamı bulduğu düşünülüyorsa bugünkü ortamda milli görüş geleneğinden kopup gelerek iktidar olanlara tarikatların hiç olmadığı kadar özellikle siyasi alanda etkin olmasına dikkat çekmek isterim...Nitekim darbe bugünkü şartlarda dahi gerekli olup yüzde 47\'yi iktidara taşıyanlara müstahaktır.
  • POZİTİF DÜNYANIN ÖNCÜLERİ
    (Eklenme tarihi:14.06.2008)


    Kimi uyuşturucu ile yok etmiş düşlerini
    Kuantum yaşamla uçarken, diğerleri
    Gerçekten yaşamın içindekilerini
    Haykırırcasına anlatırlar gerçekleri
    Dolu dolu yaşanan geçmişleri
    Pozitif dünyanın öncüleri
    Hayallerde var olan mucizeleri
    Bir bir gerçekleştiren kader mucitleri
    Kolay yolu seçmenin ötesi
    Var olan saflığın bekçileri
    Gerçek mutluluğu fark eden bizleri
    Kendi kanatları ile uçabilen şahinleri
    Parazit düşüncelerden yoksun fikirleri
    Doğa ile bütünleşen olgun düşünceleri

    Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı: Ahmet Nuray
    www.ahmetnuray.com
  • @ Erdal; emin ol değişen hiçbirşey yok! Dün darbe yapanlar da bugün darbecilikle itham edilenleri demir parmaklıklar ardına koyanlar da aynı güçler. İkisini de yapanlar aynı coğrafyanın insanları. Bu noktada değişen birşeyler olduğunu sanmak karanlık bir dünyada kendine pembe bir dünya yaratmaktan başka birşey değil.
  • peki ne yapabiliriz sayın okan yüksel var mı yapabilcegiimz ya da bunu bilen varsa açıklayabilir mi bana yanlış mı biliyorum ben bi duruma bakayım..neler dönüyor ya neden sesimizi yükseltemiyoruz nasıl özgür düşünce var bu ülkede DİNSELLEŞMEYLE BİRYERLERE GELİNSEYDİ EGER NEDEN MUSATA KEMAL ATATÜRK SALTANATI VE HALLİFELİGİ KALDIRMAK İSTESİN Kİ...İYİCE SAPLANDIK..BIRAKIN SES ÇIKARMAYI ADIM ATMAYA KORKAN BİR GENÇLİGİZ ARTIK ARAŞTIRMAYAN OKUMAYAN BİR GENÇLİK DÜŞÜNME KAPASİTESİ DARATILAN BAKIN DİKKAT EDİN DARALAN DEGİL DARALTILAN BİR GENÇLİK..NE DEMEK İSTEDİGİMİ ANLAYAN ANLICAKTIR ANLAMAYANDA DARALMAYA DEVAM ETSİN..SAYGILAR..
  • sessizfirtina16
    13 Eylül 2008 
    Birinci dinselleştirme ilahi huzur değil demişsiniz elbette ilahi huzurdur ALLAH\\\'a sığınan en sağlam kulpa sığınmıştır Kutsal kitabımızda böyle bir ifade var Ve sonra dini amaçlarına göre kullananları da ALLAH şiddetli bir azapla elbette cezalandıracaktır Ve biz onlardan elbet hesap soracaz Bu konularda kalbiniz ferah olmalıdır Ve bu insanları tanıyamıyoruz Neden çünkü millet olarak gündem takip etme alışkanlığımız yok Ancak ben nasıl biliyorum? Sorun dinimize bağlanmamız değil dinimizinde emrettiği gibi ilim öğrenmemizde okumamızdadır Osmanlı devleti bu yüzden çökmedimi? Ancak inançlı olursak ve de ALLAH\\\'ın istediği gibi umutlu olursak ve hep birlikte ALLAH\\\'ın ipine sarılırsak ancak böyle bu insanlardan kurtulabiliriz çözüm yine islamda Umuyorumki dediklerimi anlamışsınızdır Selametle kalın
  • @sessizfırtına16; öncelikle bir yanlış anlaşılmayı düzelterek başlayalım. Ben \"dinselleştirme ilahi huzur değil\" demedim, \"Türkiye\'de dinselleştirme, ilahi huzur değil, fabirka huzuru için yapıldı.\" dedim. Yani halk ilahi huzur amacıyla değil, fabrika huzuru amacıyla dinselleştirildi dedim. Halka İslamı sunanların amacı İslam değildi çünkü, İslam onlar için bir araçtı..

    \"Sorun dinimize bağlanmamız değil dinimizin de emrettiği gibi ilim öğrenmemizde okumamızdadır\" saptamanıza katılıyordum. Hatta daha da genişletiyorum, sorun adam akıllı Müslüman olamamızdadır diyorum. Eğer adam gibi Müslüman olsaydık bugün Irak\'ta Müslüman kadınlara tecavüz eden ABD\'nin en yakın müttefiki olmakla övünmez, bundan dolayı utanırdık..

    Saygılar, sevgiler..
  • sessizfirtina16
    13 Eylül 2008 
    Evet yanlış anlamışım Sizi rençide ettiysem özürdilerim Farkına şimdi varmış oldum
    Bu husustaki gayretiniz anlayışınız için bende size teşekkür ederim
    Saygı ve sevgilerle
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.