Cemal Kaptan ve Jöntürkler
Ömer Naci'nin ardından bir ikinci kahraman daha keşfettim. Bu seferki kahramanımız da Ömer Naci ile aynı kaynaktan, İttihat ve Terraki geleneğinden yetişme bir isim. Adı, Cemal.. Ünlü Türk filozofu Celal Yalınız'ın ağabeyi.. Cemal gibi değerler, bizim Cemal gibi değerlerimiz; özgürlük yolunda verilmiş mücadele dolu hayatlardır. Yazık ki pek çoğumuza tanıtılmıyor, toprağımızdan çıkma bu güzel insanlar. Ben elimden geldiğince anlatmaya çabalayacağım aşağıda uzanacak satırlarda..
Cemal, Ömer Naci gibi çok iyi bir eğitim alır ve ardından baba mesleği olan askerliği meslek edinir. Bu sırada Osmanlı'da İttihat ve Terraki rüzgarları esmektedir ve Cemal de kendisi gibi asker olan diğer bir kardeşiyle İttihatçılar için gizliden gizliye çalışmaktadır. 31 Mart vakasında her ikisi de Hareket Ordusu'na katılırlar ve meşrutiyet yolunda ellerinden geleni yaparlar. Bu yol, zor ve tehlikeli bir yoldur, ilerleyen süreçte tehlikeler Cemal'i çevreler.. Cemal padişahın jürnalcileri tarafından yakalanır ve idamla yargılanır..
Cemal idam edilmez, babasının ünlü bir asker ve kendisinin de ordunun bir mensubu olmasından ötürü sadece Rodos'a sürgün edebilirler Cemal'i. Rodos'ta sürgün hayatı yeni yeni başlamıştır ki Rodos İtalya tarafından işgal edilir.. İşgal çok sakin karşılanmaz Rodos'ta. Halk silahlanır ve birleşerek İtalyanlarla çatışmaya başlar. Halkı silahlandıran da birlik halinde İtalyanlarla çatıştıran da aynı, bilindik isimdir: Cemal Kaptan! Kendisini sürgün eden devleti için düşmana silah çeker Cemal..
İtalyanlarla yaşanan şiddetli bir çatışma sırasında Cemal yakalanır. Cemal'i İtalya'ya askeri mahkemede idamla yargılanması için gönderirler. Cemal mükemmel Fransızcasıyla savunmasını bizzat kendisi yapar. Cemal'in kusursuz Fransızcasından ve savunmasından etkilenen İtalyan hakimin ağzından şu sözler dökülür: "Belki de haklısın, direnişe geçmekte!"..
Bu kez de ipten mükemmel savunması ile kurtulur Cemal Kaptan. (Hayatta iki kez ipten dönmek pek kolay olmasa gerek!?) Ardından İstanbul yılları başlar, İstanbul'da ticarete atılır, bolca para kaybeder ve hayatının sonuna kadar sakin bir hayat sürer Cemak Kaptan.. Belki sıradan bir insan gibi ölmüştür ama bir kahram gibi yaşamıştır; pek çok İttihat'çı gibi..






