Doğmak? Ölmek? Medeniyet?
Medeniyet; bir ülkedeki kaldırımların engellilere ne kadar kolaylık sağladığıyla, bir ülkedeki yaşlılara nasıl bakıldığıyla veya bir ülkedeki anasız babasız çocukların hangi şartlarda yetiştirildiğiyle ve elbette diğer pek çok etkenle gözlemlenebilir. Hepsinin ortak noktası "güçsüz"e, "yaptırım gücü olamayan"a neler sunulduğuyla alakalı olmaları. Bu noktada "ölüm" de büyük bir gösterge ve tüm insanlık için geçerli..
Bir düşünsenize bizlerin gözlerini dünyaya açmaya vesile olan doktorlar; bu uygulama için ne eğitimler görüyor, kendilerini ne kadar da geliştiriyor? Yıllarca okuyor, uygulamalara katılıyorlar.. Oysa bizler bu dünyaya gözlerimizi kapatırken, bizi ne olduğu belirsiz etiketsiz insanlar yolcu ediyor. Ne bedenimizi yıkayan insanlar, ne de bedenimizin yıkandığı yer pek de iyi olmuyor, çoğu zaman. Oysaki ölüm, gerçek tabiriyle defin de önemli olmalı ve profesyonel ellerce yapılmalı. Biz bunu bilemiyoruz ne yazık ki?! Defin işlemlerinde çok ilkel ve acemiyiz..
Bugüne kadar çok insan yitirdim, pek çoğunun defin işlemlerinin tamamına katıldım ve açıkçası ölmekten değil ama o işlemlerden korktum.. O bedenlerin yıkandığı yerler o kadar soğuk, o kadar kirli geliyorlar ki bana! Kullanılan o sabun ve o garip bez bozmaları.. Ve devamında pek de düzgün olmayan bir tabut, estetikten haberi olmayan bir mezarlık..
Ölmekten korkmuyorum da sonrasından korkuyorum. Defnedilirken üzerimde yapılacaklardan korkuyorum.. Belki garipseyeceksiniz ama ben bunu takıyorum?! Vasiyetim noktasında defin işlemlerine uzunca bir yer ayırmayı planlıyorum..
İşi kişisellikle de bitirmek istemiyorum; şunu düşünüyorum: Biz Türkler, atalarımıza laf edilince gözlerimiz birşey görmüyor da, nasıl bu insanları gömdüğümüz yerler bu kadar kötü oluyor? Allah aşkına, Türkiye sınırları içerisinde düzgün bir mezerlık göreniniz var mı? Nerde kaldı ataya saygı, sevgi? Nerede kaldı, bileniniz var mı?!





