Dünya Dili ve Sömürgeleşmek
Dostum Mehmet Uğurlutan, Çanakkale'den Adana'ya benim için bir paket göndermiş. Paket geldi, açtım ve içerisinden biribinden değerli belgeseller çıktı. Öncelikle, bu güzel armağan için Mehmet'e buradan tekrar teşekkür ediyorum.
Onlarca belgeseli sırasıyla izlemeye başladım. Geçen gece sıra Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun "Türkçe Giderse Türkiye Gider" adlı belgeseline geldi. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun saptamalarını oldukça yerinde buldum ve şimdi sizlerle paylaşıyorum. Prof. Sinanoğlu'nun "dünya dili"ni şu şekilde tanımlıyor: "Dünya dili, sömürgeye göre değişir. Cezayir'e Tunus'a sorarsan Fransızcadır dünya dili. Onlara öyle yutturmuşlar.."
Peki, dedim içten içe: bize nasıl yutturmuşlar? İngilizce diye yutturmuş olmasınlar sakın!
Dünya dili diye birşey olmaz. Bugün herkes İngilizce öğrenme telaşında, oysa bu tam bir saçmalık. Prof. Sinanoğlu'nun bu noktadaki açıklaması da oldukça ufuk açıcı: "Herkes İngilizce öğrenmek zorunda değil. Herkes mesleğine göre dil öğrenmeli. Mimarlık okuyacaksan git İtalyanca öğren. İngiltere'de mimar mı var? Matematikte en büyük diller Almanca, Rusça ve Fransızca'dır. Git, mesleğine göre, mesleğine yetecek kadar dil öğren."






