fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Dünya Dili ve Sömürgeleşmek

Sam Amca Dostum Mehmet Uğurlutan, Çanakkale'den Adana'ya benim için bir paket göndermiş. Paket geldi, açtım ve içerisinden biribinden değerli belgeseller çıktı. Öncelikle, bu güzel armağan için Mehmet'e buradan tekrar teşekkür ediyorum.

Onlarca belgeseli sırasıyla izlemeye başladım. Geçen gece sıra Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun "Türkçe Giderse Türkiye Gider" adlı belgeseline geldi. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nun saptamalarını oldukça yerinde buldum ve şimdi sizlerle paylaşıyorum. Prof. Sinanoğlu'nun "dünya dili"ni şu şekilde tanımlıyor: "Dünya dili, sömürgeye göre değişir. Cezayir'e Tunus'a sorarsan Fransızcadır dünya dili. Onlara öyle yutturmuşlar.."

Peki, dedim içten içe: bize nasıl yutturmuşlar? İngilizce diye yutturmuş olmasınlar sakın!

Dünya dili diye birşey olmaz. Bugün herkes İngilizce öğrenme telaşında, oysa bu tam bir saçmalık. Prof. Sinanoğlu'nun bu noktadaki açıklaması da oldukça ufuk açıcı: "Herkes İngilizce öğrenmek zorunda değil. Herkes mesleğine göre dil öğrenmeli. Mimarlık okuyacaksan git İtalyanca öğren. İngiltere'de mimar mı var? Matematikte en büyük diller Almanca, Rusça ve Fransızca'dır. Git, mesleğine göre, mesleğine yetecek kadar dil öğren."

Yorumlar

  • Sevgili Okan,

    Yazını okudum,başarılar dilerim...Ancak,eğer kabul buyurursan Oktay Sinanoğlu'nun ALFA YAYINLARI'ndan çıkmış olan "Ne Yapmalı? " adlı kitabını da mutlaka okumanı tavsiye ederim.


    Diyordu ki özetle Sayın SİNANOĞLU ,

    "Durup dinlenmeden çalışacağız; aldatılmışları aydınlatacak, gafiller uykusundakileri uyandırmaya devam edeceğiz. Allah'a şükürler olsun ki yıllardır süren, sahte ayrımcılıkların sahteliğini yıllar önce görüp milletimizin her kesimini, sağcısı, solcusu, dindarı demeden iki temel dava uğrunda tekvücut olmaya davetimizin boşa gitmediğini gördük. Bu çığ büyüyecek; iki temel dava uğrunda herkes birleşecek: Birincisi, "Bu vatan Türk'ün vatanıdır. Bir karış toprağı bile kimseye verilemez"; eşdeğerde ikincisi ise: "Bu ülkenin dili, çoğunluğunun anadili olan büyük ve birleştirici resmî dil, eğitim dili Türkçe'dir, Vatanımıza, ve manevî vatanımız Türkçe'ye sımsıkı sarılacağız. Halkımızın maddî ve manevî refahı da o yoldan geçecek."Atatürk'ün sesini duyar gibi oluyoruz;" Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar!

    Atatürk'ün sesini duyar gibi oluyoruz;
    Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar! "


    Bir de Sevgili Okan ,Sayın SİNANOĞLU'nun 2003 tarihli bir yazısını aşağıya müsaadenle ekliyorum.

    Saygılarımla,
    AyHan ALEMDAR



    Ne Yapmalı?.. - Oktay Sinanoğlu



    Ne yapmalıyız?

    Evet, bu soru artık her vatansever Türk?ün aklında. Gelen e-mektuplar, ayrıca e-öbeklerinden gelen yazılar, bildirimler hızla artıyor ve yoğunlaşıyor. Niçin? Çünkü ?küresel kıraliyetçi?lerin iki binli yılların başlarında ?tek dünya devleti?, -aslında o lâfa da inanmayın-, tek dünya kıraliyeti hâkimiyetinin kurulması faaliyetleri, Avrupa?sı, Amerika?sı dâhil, dünyanın pek çok yerinde iyice hızlandı. Irak?ın işgali (ondan önce Balkanların, sonra Afganistan?ın (yâni Güney Türkistan?ın), Irak bahanesiyle Kuveyt, Ürdün, ve Suudî Arabistan?ın işgali de o çizelgeye göre gerçekleştirildi. [?Suudi Arabistan?a, ?Vahabistan? demek daha doğru olur; Osmanlı Türk Devleti?ni ve İslâm Dünyası?nı parçalamak için 1750?lerde orada İngiliz casuslarının kurup başına câhil ve kibirli Abd-ül Vahap hocaefendiyi koydukları sahte Müslüman mezhebi Vahabîlik. Yirminci yüzyıl başlarında Hicaz vilâyetimiz İngilizlerce işgal edilince, kurdukları kukla kıraliyetin başına işte o Vahap Hocaefendi?nin torunlarını koydular.]

    Öte yandan, Avrupa, Amerika ülkelerinde anayasalar, kişisel özgürlükleri, yasal hakları güvence altına alan kanunlar hiçe sayılıyor. Olanlara karşı çıkanların defteri sessiz sedasız dürülüyor, susturuluyorlar. Avrupa ülkelerinin ulusal dillerini yok etme tedbirleri, Avrupa halklarının, hattâ hayli sayıda ileri gelenlerinin haberi bile olmadan alınıyor. [Daha öncelerden başına dil çorabı örülmüş İrlanda hâriç, Avrupa ülkeleri bizden geride. Türkiye?de çok şükür Tarzanca musibetinin nedeni ve fâilleri anlaşılmaya başlandı. Avrupa?nın uyanması daha birkaç yıl sürecek (?size de yaparlar haa? diye kendilerini Avrupa toplantılarında beş yıl önce ikaz ettiğimiz hâlde).] Kim yapıyor bunları? Kim olacak? Küresel kıraliyetçilerin o ülkelerdeki kuyrukları gizli cemiyet üyeleri. [Neyse ki işin bu faslını Avrupa?da, Amerika ülkelerinde de bilenler artık çok; neler yapıldığını ancak sonraları fark etseler de?]

    Ama küresel Kıraliyetçiler herhalde en çok Türkiye?de el altından becerdikleri, topsuz tüfeksiz içinden işgal marifetleriyle övünüyorlardır. Gözünüzün önüne hele bir getirin: Bizim kodamanlar onlara sırnaşıp yaltaklanıp dururken onlar içlerinden pis pis gülüyorlardır. Haber aldık ki en son, ?Sevr yasaları da? Meclis?ten geçirilivermiş. Geçen dönemde gelen ve topraklarımızı yabancılara teslim eden yasa tasarılarının Meclis?te, tasarı metni bile görülmeden imzalanıverdiğini duyuyorduk. Bu
  • @Extraordinarius; öncelikle ilginiz ve öneriniz için teşekkür ederim. Bizimle paylaştığınız bağlantı gösteriyor ki Prof. Oktay Sinanoğlu'nun "Ne Yapmalı" adlı kitabı da okumaya değer. En kısa zamanda edinip okuyacak ve burada görüşlerimi paylaşacağım. Saygılar..
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.