Ecel Kapımı Sonbaharda Çalsa...
Sonbaharda ölmek istediğime karar verdim. Düşünsenize, o sararmış yapraklar dökülürken, güneş o yakıcı gücünden birşeyleri yiğtirirken toprak altına girmek... O nemli ve serin toprağa etinizin temas etmesi, o mükemmel an...
Sonbaharda ölmek istediğime karar verdim. Yorgun ve sararmış yapraklar, üzerime atılan toprağın arasında kaybolsun istiyorum. Sonbaharda tüm doğayla birlikte toprağa dönmek ve tüm kışı karla kaplı toprakların içinde geçirmek; ilkbaharda dirilme umuduyla ölümü kucaklamak... Garip ama bunu fazlasıyla istiyorum!
Evet, ben sonbaharda ölmek istiyorum. Mutluyum şu an, sadece ölümümü hiç bugünkü kadar güzel hayal edemediğime üzülüyorum. Bugüne kadar ölümden korktuğum için kendime kızıyorum. Ölmek sözlüklerde yazan anlamından çok daha farklı birşeymiş oysa ki. Bizi korkutmak için söylenen onca söz yalan! Ölüm sözlüklerde yazdığı gibi yiğtip gitmekse, acıysa ve sadece cayır cayır yanmaksa hepimiz ölümsüzüz...
Sonbaharda ölmek istediğime karar verdim bugün . Bulutlu ve toprak kokan bir havada... Yaprakların toprağı tamamen örttüğü, yerin sarardığı bir günde... Akşam ezanından az önce ölmek, evet böyle bir anda ölmek istedim bugün...






