İç Sorunları Dış Güçlere Gammazlamak!
Uzun süredir yazıyorum, iç sorunları dış güçler aracılığıyla halletmek çöküşe delalet etmektedir, diye. Bir devlet, iç sorunlarını dış dinamiklere pazarlıyorsa sonu Osmanlı'nın akıbetinden farksız olacaktır! Bugün Türkiye'deki siyasal olaylar bizlere, acı da olsa, Osmanlı'nın hasta adamlığını hatırlatıyor. Kendini bilmez birileri gidip, bu milletin iradesiyle kurulmuş ve yaşayan Cumhuriyet mahkemelerini Avupa'daki ağabeylerine şikayet ediyor!
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne baskı yapıldığını okuduk. Birileri AKP'nin kapatılma davasına hala alışamamış olacaklar ki, bu dava sebebiyle Avrupa Konseyi'nden Türkiye'ye aleyhte bir bildiri yayınlamasını istemişler. Bu biraz annenizi, babanızı veya kardeşinizi gammazlamak gibi birşey. Bu toprakların böyle bir örfü, adeti ve daha da önemlisi devlet geleneği yok! Bundan çok değil, yirmi sekiz yıl önce 12 Eylül'ün tüm ağırlığını sırtında hissetmiş bir devlet adamımız Avrupa karşısında ülkesini savunabilmişti. AKP'nin yaşadıkları ne kadar ağır olabiliyor da kendini bilmez birileri Türkiye'yi Batı'ya gammazlama hakkını kendinde görüyor?!
12 Eylül müdahalesinden hemen sonra, aynı Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde Türkiye'nin üyeliğinin askıya alınması eğilimi baş gösterince; Türk heyetinden bilgi isteniyor. Kürsüye Prof. Turan Güneş çıkıyor. Üyesi bulunduğu parlamento ve partisi kapatılmış, birçok arkadaşı tutuklanmış olan bu devlet adamımız; belki de içi kan ağlayarak Türkiye'yi savunuyor ve üyeliğimizin devamı için mücadele veriyor! Devlet adamlığı, vatan sevgi budur; gammazcılık muz cumhuriyetlerinde görülür; Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir ve daha önemlisi onurlu bir geleneğe sahiptir. Bu onurla oynamaya kimsenin haddi ve hakkı yoktur!




