İhanet Noktası, Dan Brown ve İleri Casusluk Teknolojileri
Mersin'de tatil yaparken plajda bir kitapçı tezgahı vardı, ben de tabii gittim ve iki kitap aldım. İki kitaba birden de o gün başladım, birisi çoktan bitti. Şu sıralar tüm mesaimi İhanet Noktası adlı kitaba harcamaktayım. Kitap oldukça ilginç, özellikle kitabın en başında yer alan "Delta Gücü, Ulusal Keşif Bürosu ve Uzay Sınırları Vakfı gerçek kurumlardır. Bu romanda konu edilen bütün teknolojiler mevcuttur." ibaresi kitabı daha da ilginç kılıyor. Kitap içerisinde yer alan casusluk oyuncaklarını okudukça çevremdeki hemen her nesneden şüphelenmeye, özellikle başımda dönüp duran sineklere daha da bir ilgiyle yaklaşmaya başladım. Açıkçası bu ABD gözümü korkuttu...
Size kitapta sözü edilen sadece bir teknolojiden bahsedeciğim, varın artık gersisini siz düşünün: Mikro Elektro Mekanik Sistemleri (MEMS) -mikrobotlar- ileri teknoloji teftişindeki en yeni ürünlerdi. Buna "duvardaki sinek teknolojisi" diyorlardı. Kelimenin tam anlamıyla. Uzaktan kumandalı mikroskobik robotlar kulağa bilimkurgu gibi gelse de, 1990'lardan itibaren kullanılmaya başlandı. Mayıs 1997'de Dicovery dergisi mikrobotları kapak yaparak, gerek "uçan", gerekse "yüzen" modellerin özelliklerini anlattı. Yüzenler -tuz tanesi büyüklüğündeki nanobazlılar- insanın kan dolaşım sistemine Kan Damarlarında Yolculuk (Fantastic Voyage) filmindeki usulle şırınga ediliyordu. Şimdi ise gelişmiş tıbbi uygulamalarda doktorlara, uzaktan kumandayla atardamarda dolaşmak, damar içini canlı görüntüyle tetkik etmek ne neştere dokunmadan atardamardaki tıkanıklıkların yerini tespit etmelerine yardımcı olmak amacıyla kullanılıyordu.
Sanılanın aksine, uçan mikrobotlar yapmak çok daha kolay bir işti. Bu makineyi uçuracak aerodinamik teknolojisi Kittyhawk'tan beri mevcuttu, bu yüzden geriye kalan tek şey minyatürleştirme işlemiydi. NASA'nın gelecekte Mars'taki görevler için insansız keşif araçları olarak tasarladığı ilk uçan mikrobotlar, birkaç santim uzunluğundaydı. Ama artık nanoteknoloji, enerji emici malzemeler ve mikromekanikte kaydedilen gelişmeler mikrorobotları gerçeğe dönüştürmüştü..."
Teknolojiyi kitabın satırlarından birebir aktardım. Bu teknoloji ile neler yapılabilir, kitaptan yardım alarak şimdi de ona bakalım. Kitapta şöyle bir öykü var, ki olabilirliği de fazlasıyla yüksek: Birgün söz konusu teknoloji harikası sineklerden birisinin ucuna zehirli bir iğne takılıyor. Bu elektronik sinek de bu iğneyi bir uyuşturucu kaçakçısının evinin içerisine açık olan pencereden girerek o sırada yatmakta olan söz konusu uyuşturucu kaçakçısının etine saplıyor. İğnenin etkisiyle kalp krizi geçiren uyuşturucu kaçakçısının öldüğünün farkına varıldığında ise teknoloji harikası sineğimiz girdiği pencereden çok zaman önce çıkmış oluyor. Olay kayıtlara sıradan bir vaka olarak geçiyor...
Ayrıca mikrobotlarda kamera bulunuyor ki beni endişelendiren asıl mevzu bu. Eğer çevrenizde bir sinek dolaşıyorsa siz siz olun başkalarının görmesini istemeyeceğiniz fiillerde bulunmayın :))) Çünkü mikrobotların kameraları uzaktan kumandasına ulaştırılıyor ve kaydedilebiliyor. Yarın bir gün en mahrem anınızın CNN'de yayınlanması eminim sizin için hoş olmayacaktır.
Kitabı en azından bilimin nerede olduğunu görmek için alıp okumanızı öneririm. Dan Brown, "Da Vinci Şifresi" ve "Melekler ve Şeytanlar"ın ardından beni yine hayal kırıklığına uğratmadı...





