İnternet, Bilgi Denizi ve Blog Yazarlığı
Gelişen bilgisayar ve internet teknolojileri hayatımızı çepeçevre sarmış durumda. Günümüzün büyük bir bölümünü bilgisayar başında ve çoğunlukla internete bağlı bir sistemle geçiriyoruz. Evde, okulda vaya işte vazgeçilmezlerimiz arasında artık bilgisayarlar..
Tüm bunlara rağmen, internette mevcut Türkçe bilgi oldukça az. Bu noktada interneti bir bilgi denizi olarak göremiyorum, bir deniz bu kadar sığ olamaz. Karşımızdaki görüntü, benzetmeye uygun olarak uçsuz bucaksız bir denizi andırıyor. Aklınıza gelebilecek her alanda bilgi bulabiliyorsunuz. Ancak elde ettiğiniz bilgiler en fazla ansiklopedik düzeyde oluyor, daha derinlemesine en ufak bir bilgi kırıntısı bulmak bile olanaksızlaşıyor.. Kendimden yola çıkarak bir örnek vereyim, geçen aylarda ünlü gezeteci Bedii Faik'in anılarını okurken karşıma Ordu Süvari Ekibi çıktı. Türk süvarilerinin Mussolini karşısında kazandıkları büyük başarıyı okudum ve bunu internette paylaşmak istedim. Mussolini ve Ordu Süvari Ekibi başlığında yayınladığım yazıyı hazırlarken internette küçük bir tarama yaptım ve bu büyük başarıyla ilgili sadece üç beş satır bulabildim.. Bugün siz "Ordu Süvari Ekibi"ni Google'da ararsanız ilk olrak benim yazım karşınıza çıkacaktır. Bu da demek oluyor ki, blog yazarları yazılarıyla internet denizini genişletme ve daha da önemlisi derinleştirme olanağına sahipler.
Türkçe blog sayısı ve blog yazarlarının niteliği arttıkçe Türkçe bilgi denizimiz genişeyecek ve derinleşecektir. Bu noktada ben birşeyler biliyorum diyen her insanı blog yazmaya davet ediyorum..









