Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Kadın Kutlanacak Ne Yapmış?

kadın Bugün malumunuz 8 Mart, dünya emekçi kadınlar günü. Günün bitmesine iki üç saat kala birşeyler karalamak istedim; günün anlam ve önemini belirtmek maksadıyla. Kendimi zorlasam da bu yıl kadınlarımızı kutlayacak pek bir etkinlik hatırlayamadım. Ey Türk kadını geride kalan 8 Mart'tan bugüne ne yaptın?

Ortada kutlanacak birşey olduğunu sanmıyorum, kendimi zorlasam da göremiyorum. Ne üniversitemde bir tek kadın porfesörüm var ne de herhangi bir ciddi kurumda. Kadınlar, nerelerdesiniz? Ortaya çıkıp birşeyler yapın ki, sizlere şükran duyup, şu blogun satırlarında sizleri kutlayabileyim. Yaptığınız çoğu zaman iyi bir eş ve iyi bir anne olmaktan öteye geçmiyor. Onun değerini de belediyeler belirlemişler, tanesi 50 kuruştan karanfil tutuşturuyorlar ellerinize.. Hayırlı olsun karanfilleriniz..

Yorumlar

  • Slm Okan, yoğunluğumdan dolayı, yazılarını çok düzenli okuyamıyorum ne yazık ki... Ama fırsat buldukça ilk iş açıyorum blogunu. Yorumlar yazmaya pek vakit bulamasam bile... Ama bu yazına inanamadım. Şaka falan yapıyorsun herhalde?!! Şöyle açıklayayım düşüncelerimi:
    Ben kadınlar gününün kutlanma amacının değiştiğini, sistem içerisinde yalnızca bir tüketim aracı haline getirilmek istendiğini ve bazı gruplar tarafından provoke edildiğini düşünüyorum. Kadınların en başta "insan" oldukları için sahip oldukları tüm hakların ,kadın-erkek fark etmez, zalimler tarafıdan ellerinden alınmaya çalışılmasına karşı bir gün bu... Ben aslına bakarsan insan hakları savunucusuyum. Feminist bir kadın hakları savunucu değil:) Ezilen, sömürülen, emeğinin karşılığını hiç alamayan tüm insanlar için mücadele etmeli, diye düşünürüm. Bu yüzden 8 Mart ben de çok önemli duygular uyandırmıyor. ANCAK, kadınlar kutlanacak ne yapmış, sorusunu bir üniversite öğrencisinin sorması düşündürücü. Çünkü şu an örneklerini sayamayacağım nice önemli kadın yok mu toplumuzda. (tarihimizi de hatırla) Gerçek sanatçılar, akademisyenler, düşünürler, yazarlar, emekçiler vs. Tek tek isim saymak istemiyorum şu an. Sen bu kadınları göz önünde falan göremiyorsan bu onların suçu değil Okan. Suç, kadınları 2. sınıf vatandaş gören zihniyette. Bu zihniyete göre kadına biçilen rol "evinin kadını, çocuklarının anası olmak". Kadının çalışmasına, özgürce giyinmesine, canının istediğini yapmasına karşı olan bir zihniyet bu.
    Hem zannetmiyorum ki, Uludağ Üniversitesi'nde bir kadın profesör olmasın??!!! Diyelim ki yok, kadın akademisyenlere haksızlık etmiyor musun Okan?!
    Bir arkadaşın olarak, düşüncelerimi paylaşmak istedim. Hatta şaşkınlığımı paylaşmak istedim!!!! Çünkü belli ki biraz aceleyle yazmışsın yazını. Yoksa daha sağduyulu bir yazı yazacağından kuşkum yok sevgili arkadaşım...
  • Ayrıca Okancım, kendi alanımızdaki (Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi) çok değerli kadın profersörleri ve akademisyenleri hatırlamadın mı? Bu çok değerli hocalarımızdan öğreneceğimiz çok şey var. Bu alanı biraz araştır. Çünkü "ne benim üniversitemde ne de ciddi bir kurumda bildiğim kadaroyla kadın profesör yok demişsin"!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
  • @ katre ; şaşırmanı doğal karşılıyorum çünkü başlık bir anda çıktı. Aslında amacım biraz çarpmaktı, şiddetle çarpmak. Türk kadının 80 yılda aldığı yolu, Halide Edip Adıvar'ları ve diğerlerini çok iyi biliyorum. Türk kadını belki dünya kadınının tarihte hiçbir zaman yaşayamadığı değişimi kısacık sürede yaşadı. Bugün gelinen noktada onları görmemezlik edemem tabi, soruduğum soru günümüz için geçerli. Geride kalan 8 Mart'tan bugüne ne yapıldığıyla ilgili..

    Türk kadını elbette bu yıl da çok şey yaptı; özellikle Cumhuriyet mitinginde en ön saflarda kendisini gösterdi ve Cumhuriyetini koruduğunu en iyi şekilde gösterdi. Ama bu değerli kadınlarımız, sen de biliyorsun ki, yurdum kadını içerisinde bir azınlık. Sadece bu aylar içerisinde Türkiye'nin gündemini oluşturan ana konu KADININ baş örtüsüydü ama ben televizyonlarda kadından çok daha erkek gördüm.. Onun dışında sadece Türkiye'de değil tüm dünyada kadının nerede olduğu yeteri kadar açık değil mi? BM toplantıları bizlere göster miyor mu, kadının dünyamızdaki konumunu? Ya da ikinci sınıf insan statüsüne sokulan kadınlar gözlerimizin önünde değil mi?

    Çok açık söylüyorum, ben Türkiye'de kadın göremiyorum! Nerede bu kadınlar diyorum, sayıları çok az. Ne yasamada, ne yargıda ve ne de yürütmede kadın var; devlette kadın yok!! Sayıları çok çok az, araya serpiştirilmişler izlenimi verebiliyorlar sadece..

    Bugün Türkiye'de kadını göremiyorum ve daha da acısı tüm bu ezilmeye karşın Türkiye'de bir KADIN HAREKETİ de göremiyorum.. Türk kadını kendi haklarını kendi elleriyle kavradığı ve savunduğu vakit 8 Mart anlamlı olur. Gerisi ise karanfil üreticilerine yarar, teferruattan öteye pek de geçmez..
  • Kadınım. Kadınlığım... hep "birilerinin" tartıştığı benim sarıp sarmalayamadığım,sunamadığım yanım... Bugün yine slogan olmuş dilde,elde,gömlekte. Önce saçlarımı kesmişler sonra azıcık hırpalanmışım ama AZICIK!
    Saatler onikiyi vurmuş masallarda bile kaçmışım ev-ime...
    Çağ ilerlemiş doktor olmuşum
    tahrik unsuruyum... Şifamı kurutmuşlar!
    Sokağa çıkmışım şahlanmış o yüce savunucularımız kadınlığımı içmişler yine evime dönmüşüm!
    Bitirilmişim sözde... Paylaşılmışım bilinmeyen bi azngının olmuşum artık,sürgün yemişim!

    Sonra korunmuşum ama inadına...
    Tekrarı için
    Sermaye
    Güven
    Bakım
    Çocuk ve
    Yarım gelecek için beni onikiden sonraya saklamışlar...

    Ve daha gün vurmadan seni duymuşum özgür,özgün,gerçekci,can yakan sesini...
    Benimsemişim,birilerinin tartıştığı değilim şimdi.
    Senin yazında özgeliğimi hissettim!
  • vallahi Okan haline gülmedim desem yalan olur... A hah... aslında uzun bir yorum yazacaktım ama bayanların gazabından korktum, ne yalan söyleyeyim... Pek bir saldırganlar canım... Beni bilirsin, kadını çok yüceltirim, yaptığım edebiyatta buna örnek zaten ama bir nokta da şunu söylemeden edemem... günümüz kadını, eski kadın profiline göre kötü evet... güç, iktidar, para, kariyer, zengin yaşam meraklısı... kendi çalışarak yapsa bunları eyvallah da, ah şu zengin koca merakı yok mu... berbat bir duygu olmalı... ayrıca günümüz şehir kadınının üretmekten çok, alış veriş çılgınlığına ne demeli... akmerkez müdavimi kadından bahsediyorum... vitrinde gördüğü ayakkabıyı alamayınca, o ayakkabının rüyalarına girdiği kadın... yine de günleri kutlu olsun tabii bir şey demiyorum...

    ayrıca bu yıl iğrençtiniz bayanlar... yarınız aldı eline yeşil-sarı-kırmızı bayrakları, kadınlar günü adı altında, kendine dağ başında harem kuran APO'yu savunma derdine düştü... yarısı çıktı meydanlara ''pis, kaka türbanlı kadın... çıkart o başındakini çıkart!'' mesajı verdi açık açık... bu da aydın(!) cumhurşyet kadını(!)ydı güya... türban ile özgürleştiğini sanan kadınsa ''özgürlük-demokrasi-yaşasın iktidar'' diyerekten geçirdi kadınlar gününü... ne diyeyim ki ben size...
The Rise of Sodom and Gomorrah - Therion
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.