Kendimce.. Zor Bir Günün Ertesi..
Fazla bencilce bir yazı olacak; içimi dökmek için yazıyorum, rahatlamak için yazıyorum.. Bugün üzülerek karar verdim artık hayatta yalnız olmaya, büyük acılar çektim: çok şey söylemem gerektiğini bilerek ama konuşamayarak! Üzgünüm, birşeyler böyle ve böylesine olduğu için..
Ne yapmalı, nasıl yapmalı bilemiyorum. Böyle bir 14 Şubat için çok üzgünüm. Hayatımı sorguluyorum, dünümü ve bugünümü.. Üzülüyorum, yargılıyor ve cezalandırıyorum kendimi! Bugüne kadar "gerçekten" yaşamadığımı fark ettim. Evet, ben bugüne kadar "gerçek"ten yaşamadım, "gerçekten" mutlu olmadım ve "gerçekten" üzülmedim. Ama tüm bunları görerek bugün "gerçekten" üzüldüm.. Hayatta yok olduğumu fark ettim, diğer pek çok insandan çok daha hayata yakın görünsem de ben aslında hayatın içinde hiç olmadım. Üzülüyorum..
Yalnızlık bu kadar sevilir mi ya da yanlızlık nasıl bir beladır da insan onu her zaman yanında ister? Neden ben daha ilkokul sıralarında geleceğimi insanlardan olabildiğince uzak olsun diye karanlık ve sadece yıldızlar olan bir meçhulde hayal ettim? Sanırım bu bir rahatsızlık? Yalnız olmak istiyorum ama bir bakıma da.. Bilmiyorum işte, yardıma ihtiyacım var..
Hayattan zevk alamıyorum, hiçbirşeye hevesim kalmadı. En son ne zaman gerçek anlamda mutlu olduğumu hatırlamıyorum bile! ÖSS sonuçları açıklandığı anda bile hedefime ulaşmama rağmen sadece zoraki bir gülümseme var edebildim, ötesi gelmedi. İstedim ama gelmedi! Neyim ben, tüm bunlar ne anlam ifade ediyor bilemiyorum. Üzülüyorum; gerçekten üzülüp üzülmediğimi bile kestiremeden..






