Kendime Yeni Bir Ben Lazım
Lisede kompozisyon derslerinde öğretmişlerdi bir yazının başlığının yazı yazıldıktan sonra atılması gerektiğini. Ama nerde, Türk'ün aklı öyle mi çalışır? Bloggum atmış en başa "Başlık" bölümünü, e bende ilk olarak başlığı yazıyorum bu sebepten. Şimdi bunları anlatıyorum çünkü, bugün böyle olmadı: başlık bölümü sırıtsa da boş şu anda! Bu da demek oluyor ki "kafama ne eserse yazacağım" yazısı yazacağım bugün de...
Öncelikle yeni projemden bahsedeyim; http://etkinlik.bloggum.com/. Yeni bir blog açıyorum, adı "Uludağ Etkinlik". Uludağ üniversitesindeki etkinlikleri öğrencilere duyurmak için tasarlayacağım bir blog olacak, etkinlikler hakkında bilgi ve yorumları bulabileceksiniz.
Onun dışında bolca inekleyeceğim, çünkü vizelere bir haftadan az zaman kaldı
( Vize demişken geçen seferki iktisat sınavında tam puan aldım, sınıfın inek öğrencileri kümesindeyim artık
)
Geçen günlerde Vural Savaş konferans verdi üniversitede, çok başarılı ve güzeldi. Prof. Hüseyin Bağcı konferansında "21. yüzyılda Kemalizmin yeri yoktur" vari bir laf etti, Vural Savaş bunun böyle olmadığını hepimize gösterdi.
Günler güzel geçiyor işte, bir başkalaşım içerisine girme gereği duyuyorum ama... Aşkımı olmasa da birşeyleri değiştirme zamanı cidden geldi, bu sebeptendir işte Sertap Erener'i "Kendime Yeni Bir Ben Lazım" deyu deyu bağırtmam...
Hayata yeni bir düzen lazım, çalışmak lazım. Bu gece sabahlamam, Machiavelli'nin "Prens"ini okumam lazım, bloga yeni tadlar katmam lazım, Radikal'in Genç ekine güzel bir yazı yazmam lazım (40 YTL tehlif ödüyorlarmış.), ay sonunda bitmesi gereken harçlığın neden ayın ortasına dahi gelmeden tükendiğini anlamam ve uygun bir dille babama anlatmam lazım...
)) Yapılması gereken çok şey lazım ama illa ki şu güzel hayattan zevk almak lazım!!!






