Kötü Çocuk Oray Eğin ve Vasat
Ne zamandır Oray Eğin hakkında bir iki satır yazmak istiyordum ama araya seçimler girince aklımdan çıktı gitti. Bugün Cüneyt Özdemir'in deepnot'unda arama yaparken karşıma "Oray Eğin'i Anlama Kılavuzu" çıktı ve ben de Oray Eğin hakkında bir iki satır yazmayı tekrar gündemime aldım.
Pek çoğumuz Oray Eğin'i "Şarkı Söylemek Lazım" adlı yarışma programındaki polemikleriyle tanıdık. Bu polemikler onun kişiliğini değerlendirme noktasında insanımızı fazlasıyla subjektif kıldı ve bir de baktık ki Oray Eğin televizyonların kötü çocuğu olup çıkmış! Kutuplaşma kültürüyle yetiştirilmiş yurdum insanı bu noktada da kutuplaşmayı kendisine bir görev bilmiş ve bir anda "Oraycılar"la Anti-Oraycılar" ın savaşı başlamış...
Bu noktada çok keskin bir taraftar olmasam da kendimi "Oraycılar"a daha yakın buluyorum. Neden mi? Çünkü Oray Eğin misyonu ve doğru düzgün bir vizyonu olan nadir Televizyon Çocukları'ndan, ayrıca sağlam bir gazetecilik deneyimi var. Şu an moda Oray Eğin'i karalamak olsa da ona çamur atarak takdir toplama peşindeki yüzlerce insandan birisi olmak bana pek yakışmaz. Buna rağmen burada Oray Eğin'in avukatlığını yapmak gibi bir amacım da yok, yapmaya çalıştığım insanların gözünden kaçan noktaları ortalığın durulduğu şu günlerde bir güzel ortaya koymak.
Pek üstünde durulmadıysa da Oray Eğin'in asıl yapmaya çalıştığı vasata karşı savaş açmaktı. Belirli bir kesimin tabulaştırdığı sesleri, yüzleri, yazarları, hatta vücutları tartışmaya açması; eleştirilemez görülenleri eleştirmesi; "devlet'in sanatçısı, gazetecisi olmaz; gazeteci devletten basın kartı, onay almaz" mealinde laflar etmesi ve daha pek çok çıkışı benim takdirimi topladı. Oray Eğin'i bu süreçte daha fazla sevdim, kendime daha yakın hissettim. Çünkü Türkiye'deki hemen her sektörün vasat kişiliklerle döndürülmeye çalışıldığının, elimizde çok az kalifiye adam olduğunun, bu kalifye insanlarımızın da beyin göçüyle birer birer yiğtirildiğinin ben de farkındaydım.
Bu farkındalığım sebebiyle milliyetçi hislerli kabaran dostlar olacak ve yanlış düşündüğümü iddia edeclerdir. Ben hiç de yanlış düşündüğümü sanmıyorum, çünkü bir ülkede genelev patroniçesi vergi rekortmeni oluyorsa o ülkede ne sanayi vardır, ne kültür vardır ne de başka birşey vardır! İşte iddia ettiğim savaş da bu noktadadır, vasat budur ve vasat olan aşılmalıdır...






