Okancım, öncelikle tebrik ederim... Özgün içeriğin, düşünceye dayalı yazıların ile haber-gündem kategorisinde birinciliği hak eden insandın... Ama birkaç konuya değinmeden geçemeyeceğim... Gözlemlediğim şey: \\\"Yarışmanın eleştirilecek noktaları tamamen unutuldu... Tamam, birinci olmak güzel, ama sarhoş olmuş gibisin...\\\" Yarışmaya her önüne gelenin katılabilmesi, içerik denetlemesinde ki kalitesizlik, hele hele ki içerik denetlemesinin yarışmaya girecek bloglar seçilirken değilde, oylamalar bittikten sonra yapılması... Resmen trajikomik olayların yaşanmasına sebebiyet verdi...
Ki ben kişisel kategorisinde yarışmaya giren insan olarak, onlarca copy-paste blog içinde kaybolup gittim mesela... Blog kavramını bir \\\"DERGİ\\\" ciddiyeti ve kalitesinde götüren bir insan olarak dereceye dahi girememem bunun en büyük kanıtıdır... Gerçekten şimdi yanlışta anlaşılmak istemem... \\\"Ben dereceye giremedim öyleyse yarışma kötüdür\\\" gibi bir şey değil demek istediğim... Hiçbir okuruma yarışmayı duyurmadığımı, bloguma dahi yazmadığımı en iyi bilenlerden birisin... Ama blog kavramını alıp götürmüş, yerine bambaşka bir şey getirmiş biri olarak, blog kavramını hiçbir blogcunun hayal dahi edemediği insanlara ulaştırıp, tanıştırmış biri olarak en azından bir derece beklerdim... Okurlarıma duyurmuş olsam, ya da bloguma bir banner yapıp koymuş olsam kesin dereceye girerdim... Ki günlük ziyaretci sayım 3000-4500 arası...
Ama bunu yapmadım çünkü kişisel hit sayısı, ya da banner koyarak, \\\"bana oy verin\\\" diyerek gelen bir dereceyi içime sindiremezdim... Ben yarışmaya inanmak istedim tüm iyi niyetimle... Yarışmanın kendi sitesinde oy verecek olanlar, blogları incelemeli, içeriğe bakmalı, özgünlüğe bakmalı ve gerçekten hakettiğini düşündüğü insana oyunu vermeliydi... hİÇ TANIMIYOR OLSA BİLE!!! Biliyorum yaptığım büyük saflıktı, ama olması gereken buydu... Örneğin kişisel kategorisi birincisi arkadaşa baktığınızda:
\\\" Sabah yedide kalktım \\\"
\\\" Penguen ve uykusuz aldım \\\"
\\\" Çay içtim \\\"
\\\" Tv izledim \\\"
\\\" Uyudum \\\"
dan başka bir özelliği olmadığını görüyoruz... Demek ki neymiş:
1 yıl boyunca
\\\" Sabah yedide kalktım \\\"
\\\" Penguen ve uykusuz aldım \\\"
\\\" Çay içtim \\\"
\\\" Tv izledim \\\"
\\\" Uyudum \\\"
YAZ
YARIŞMA ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN DA BLOGUNUN SOL KÖŞESİNE
\\\"BANA OY VERİN\\\"
diye bir banner koy ve dereceye gir, hatta birinci ol... EMİN OL, BLOG YAZARLIĞININ TÜRKİYE\\\'DE NEDEN YERLERDE SÜRÜNDÜĞÜNÜ TAHMİN ETMEK ZOR DEĞİL... AMA İTİRAF ETMELİYİM Kİ GÜZEL GÖZ BOYUYORLAR... PLAKETLER, IŞIKLANDIRMALAR FİLAN DERKEN... DERECEYE GİREN İNSAN, ELEŞTİRİLECEK NOKTALARI BİR ANDA UNUTUP KENDİNİ BAMBAŞKA BİR DÜNYA DA BULUVERİYOR... EN AZINDAN SENDEN BEKLERDİM Kİ:
\\\"Ben birinci oldum ama yarışmanın önümüzde ki sene daha iyi olmasını temenni ederim... Örneğin yarışmaya girecek blogların içeriklerinin ve özgünlüklerinin yarışmadan önce iyi bir süzgeçten geçirilerek yarışmaya sokulmaları... Zira tanıdığım birçok özgün içerikli blog bu karmaşa içinde kaynadı ve gitti... Ve bu EŞ-DOST oyları olayına en azından bir çözüm bulunması\\\" diyesin...
Ama iyi bir blog nasıl kendini belli eder? sorusuna bile
\\\"ZAMAN İÇİNDE ZATEN ZİYARETCİ SAYISI VE YORUMLAR BUNU BELLİ EDİYOR\\\" gibi bir cevap dinledim senden ve yıkıldım...
Yani kendimi de bu boyanmış dünyadan soyutlamakla ne iyi ettiğimi anladım okancım...
Ha, blog ödüllerinde değildim... Ben, neler mi yapıyorum...
Uykusuz dergisi yazarı barış uygur ile,
sinema sanatçısı Volkan Severcan ile,
Kurtalan Ekspres\\\'ten Bahadır Akkuzu ile
ve edebiyatcı-gezgin Yalçın Ergir ile götümü yırtarak röportaj ayarladım...
Bugünlerde bu röportaj serisine odaklandım...
Sorularımın içinde
\\\"İnternetle aranız nasıl? Blog kavramını duydunuz mu?
Haklarında neler düşünüyorsunuz? Bir gün tutmayı düşünür müsünüz?\\\" gibi sorular da var...
Ben, bildiğim blog kavramını okumaya devam edeceğim,
bana ÖĞRETİLENİ DEĞİL...
Belki önümüzde ki yıl çok ödül almak istersem
Sabah kalktım,
sigara yaktım
WC ye girdim
müzik dinledim
mp3 indirdim
uyudum
YAZARIM ve yarışma zamanı bir banner ayarlayıveririm blogumun sol üst köşesine
ve bende orada olurum... Görüşürüz belki de...
Zira röportajlar ayarla, evlerine git, blog kavramını bu isimlerle tanıştır, binbir zorlukla bu isimlere ulaş, fotoğraf çek, deneme yaz, şiir yaz, günlüklerini bile bilgilendirici biçimde yazmaya göster (gittiğin, gezdiğin yerler filan...) götünü yırt yırt nereye kadar değil mi?