"Lost" olduk çıktık :)))
Kayboldum ortalardan, hatta Elif'in tabiriyle "Lost" oldum çıktım :))) Dizi beni çok çarptı, sarstı falan diyemem ama yeteri kadar etkiledi. İki günde on beş bölümü devirdik, şimdi de hemen yanı başımda izlemediğim beş bölümün daha DVD'si duruyor. Dizi bizim dizi kültürümüzden oldukça farklı, bir kahraman ve çevresindeki ezik-aksak kişiliklerden oluşmuyor: Fazlasıyla gerçekçi ve hayata dair. Malumuz ihtiraslar, hırslar, tutkulu aşklar ve çok daha fazlası...
Diziyi izlerken sosyal bilim okuyan herkesin bu diziyi izlemesi gerektiğini düşündüm. İnsanların yeni bir hayata başlamalarını, ortalıkta para yokken mübadelenin nasıl yapıldığını ve iş bölümünün zamanla nasıl geliştiğini dizinin sahnelerinde çok güzel gördüm. Otoritenin, liderliğin ve çok daha fazlasının yansımalarını seyrettim.. Bu noktada aklıma hoş bir fikir gerdi, sosyal bilimleri bir filmler dizisi aracılığıyla insanlara çok güzel anlatabiriz! Özellikle bunu üniversitelerde uygulayabiliriz: Lost veya bu noktada daha fazla işimize yarayabilecek bir dizinin sosyal açıdan dökümünün yapılması bence mükemmel bir uygulama olacaktır. Hem kalıcı, hem de fazlasıyla eğlenceli!
Olumsuz eleştirilere gelecek olursak, ne yazık ki yok değiller: Hatta biraz fazlacalar. Mesela ben bindiğim hiçbir uçakta bu kadar güzel kızı ve bir o kadar da yakışıklı çocuğu bir arada görmedim. Tanıdığım kadarıyla da insanlar böylesine bir kazanın üzerine, yerde cesetler yatarken böylesine rahat bir psikolojide olamazlar: Mesela "sarışın aptal" rolündeki kızımız gibi güneş yağı, parmak arası plaj terlikleri ve havlusuyla bir güzel güneşlenemez.. Ayrıca bildiğim kadarıyla hiçbir uçakta kocaman bir balta bulamazsınız, oysa kahramanlarımızın odun kestikleri çok güzel bir baltaları var.. Gerçekçi bakacak ve her sahneyi zihnin süzgecinden geçireceksek pek çok yanlış görme imkanımız var. Ama bence zamanı değil; cipsimi yer kolamı yudumlarken fena gitmiyor Lost.. Eskiden nasıl Rambo'nun kaç adam öldürdüğü perdenin alt köşesinde sıralanıyorsa, bugün de Lost sıralıyor birşeyleri: Kötü olan gerçeklikle pek yüzleşmemesi, iyi olan her geçen zamanda Batı sinemasının gerçekliğe yaklaşması..




