fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Nereden Nereye? Bir Anadolu Belgeseli...

Yıl 1905...

Fransa, iki yabancının alacak meselesi için Midilli'yi işgal eder. Haberi İstanbul'a geldiği vakit birçoklarının ağzından şu sözler dökülür: "Bakalım İngiltere ne diyecek? O zaman, bu işgal altında, yalnız Türklerin bir diyeceği olamazdı." (Falih Rıfkı Atay - Gezerek Gördüklerim) Falih Rıfkı Atay,Cumhuriyetimizin kuruluşu ile bu aşağılık durumdan nasıl kurtulduğumuzu, bu cendereden nasıl çıktığımızı anlatıyor...

Yıl 2007...

Yandan yemiş bir örgüt, sınırlarımızın içerisine girerek çocuklarımızı katlediyor, şehit ediyor! Haberleri her gün gazetelerde manşet, televizyonlarda son dakika haberi oluyor... Herkesin ağazından şu sözler dökülüyor: "Bakalım ABD ne diyecek?" Sizce de çok üzücü değil mi, Genelkurmay Başkanımızın "Karar için başbakanımızın 5 Kasım'daki ABD seyahatini bekliyoruz." sözleri!?

Nereden nereye be halkım, nerden nereye? Artık harbiden bişey yapmalı!

Yorumlar

  • 1905 ve 2007 arada 100 yılı aşkın bir zaman geçmiş...
    yeni bir devlet kurulmuş... ve şekli cumhuriyet... bunlara
    rağmen hala ama hala birilerine göbek bağıyla bağlıymışız
    gibi aldığımız kararlarda mecbur bırakılıyoruz...
    yazık başka birşey demiyorum... şehitlerimiz kemikleri
    sızlıyor toprağın altında.. yazık be yazık...
  • okancım merhaba, bir süredir uğrayamıyordum, bu zaman içinde senin öfken haklı olarak hala geçmemiş. şunu söyleyim, sınır ötesi harekat diye bir şey de olmayacak bana kalırsa (bu durumun düzelmeyeceği de açık ve net). olsaydı, kararlı insanlar olsaydı yönetici koltuğunda şimdiye kadar zaten bir çok şeyin sonucuna yaklaşmış olurduk. her tarafa (kimler olduğu belli zaten) bağımlı bir ülkenin öyle elini kolunu sallayarak kararlar vermesi mümkün değil. zaten çıkarılan bu kararlar, yasalar, ıvır zıvırlar insanları birazcık olsun sakinleştirme amacıyla yapılmıştır, bu çok belli zaten. insanımız ayaklansın dursun, her yerde bayrağımızı sallasın dursun, o sloganlar, çığlıklar, hepsi ama hepsi havaya yükselen bir buhar olup kayboluyorlar. bu her zaman böyle oldu, başımızdaki bu manyaklar ve ondan sonra gelecek diğer manyaklar döneminde de böyle olacak. eminim bundan. çünkü sürü psikolojisi hali sinmiş üstümüze.
    özür dilerim fazlaca ileri gidiyorum belki ama son yirmi gündür tv\'de kimler konuştu kimler, o kadar çok uzmanımız varmışki ülkemizde, hani topunu salıversek meydana, memleket şıp diye temizlenecek tüm pisliklerden.
    evet ben ümitsiz ve gelecekten korkan bir blogcuyum ve birilerinin artık bir şeyler yapabileceğine inanmıyorum. keşke olsaydı, keşke taaa en başından o rahat koltuklarında sözde başkanlık, başbakanlık yapan beyefendiler! en başından önlemini alsaydı şimdi böyle her gün akan bir kan haberi almazdık.


    çok rahatladım yaaa )
    ara sıra sana uğramam gerekiyor benim, terapi gibi bu blog. umarım bu yazdıklarımdan sonra RTük\'e takılmazsın.

    iyi bak kendine arkadaşım
    sevgiler.
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.