Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Ömer Naci: Bu Toprakların Che'si..

ömer_naci Milli güvenlik derslerinde bolca tartışırdık, pek tabii hocamız ve bir grup "Che de kimmiş?" edebiyatı yaparken diğer bir grup da aksini iddia ederdi. Bir sonuca da varılmazdı, sadece bildiklerimiz tekrar edilir, bir Türkiye fotoğrafı daha çekilir ve albümüme konulurdu. Ne mutlu ki herkes böyle sığ tartışmalar içine girmiyor: Soner Yalçın böyle bir tartışmaya girmek yerine, bizim neden bir Che'miz yok kompleksinden çok uzaklarda bir gerçeği açıklıyor: Evet, bizim de bir Che'miz var; adı Ömer Naci!

Burada sizlere Ömer Naci'nin hayatı hakkında kısa bilgiler sunacağım, elimden geldiğince tanıtmaya çalışacağım yerli Che'mizi...

Ömer Naci, ailesini daha kundaktayken kaybetmişti. Hayat bu noktada 1-0 öndeydi ki varlıklı bir adam Ömer Naci'yi evlatlık alarak yetiştirmeye başladı. Durum artık 1-1 di...

Küçük yaşta Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi.İlk siyasal görüşleri de oluşmaya başlıyordu bu sırada; siyasetle ciddi anlamda ilk tanışması Bursa Işıklar İdadisi'nde oldu. Pek çok ilericimiz gibi onu da bu yola sokan oluşum Jön Türkler'di. Ömer Naci, yaptıkları bugün kitaplara geçen her insan gibi, daha o yaşlarda arkadaşlarından farklı olduğunu gösterdi: cesareti ve en önemlisi hitabet yeteneği onu sivriltti. Okul yönetimi bu durumdan hoşnut olmadı ve onu sürdü, yeni okulunda da sivrilmeyi başardı ve öğrencileri arkasına alarak örgütlendi. Lider oldu.

Yakın arkadaşlarından birisi Mustafa Kemal'di. Mustafa Kemal'e politik ilk deneyimlerini yaşattı ve edebiyatı sevdirdi. Edebiyat noktasında yetenekliydi, pek çok şiiri dönemin edebiyat dergilerinde yer buldu.

İlerleyen zamanda okulundan mezun oldu, artık askerdi. Bu sırada da yazıyordu ama. Yazılarından birisi yüzünden yazdığı dergi kapatıldı ve kendisine de kaçış, yani Paris yolları göründü...

Paris'te İttihatçlarla tanıştı ve pek tabii örgütün verilerinden yararlandı. Bu sırada da onu Che'ye benzettiğimiz nokta oluşmaya başladı. İran'da Şah, meclisi kapattı ve İttihatçılar buna karşı çıkarak Şah karşıtı İran'lı devrimcilere destek kararı aldılar. Bu noktada Ömer Naci de İran yollarına düştü, tabii öncesinde Paris'e ait kıyafetlerini bir güzel çıkarttı: başına kalpağını geçdi, eline tüfeğini aldı. Artık o da İran'lı bir devrimciden farksızdı.

Uzunca bir süre çatıştı fakat sonrasında Şah'ın kuvvetleri tarafından yakalandı. İkişerli olarak kurşuna değil, top gullesine dizileceklerdi ama Osmanlı tebası olan İran onu böylesine öldürmek noktasında tereddüte düştü. Şans bu ya, o sırada İttihat ve Terakki Meşrutiyet'i ilan etti ve diplomatik girişimlerle Ömer Naci'yi topun menzilinden uzaklaştırdı...

Peki sonra ne yaptı Ömer Naci? Durmadı, yoluna devam etti.. O kadar çok şey yapmış ve yaşamış ki burada hepsine yer vermek zor. Tek istediğim bizim de değerlimizin olduğunu bilmeniz değil! Tek istediğim Tarih derslerinde başkalarının değerleriyle, kompleksimize yenik düşerek, alay edeceğimiz yere kendi değerlerimizi yeni nesillere öğrenmek. 19 yaşımdayım Ömer Naci ile tanışalı bir haftayı geçmiyor; Anadolu Lisesi Mezunuyum: Ayıp ey Milli Eğitim!!!

Yorumlar

  • Ey milli eğitim! ey!! Ömer Naci gibi kaç adam daha var ama okutulmuyor okullarda bende senin sayende öğrenmiş oldum şimdi... 21 yaşındayım Üniversite 2. sınıftayım ama o kadar boş yetiştiriliyor ki öğrenciler bizde dahil...Bu ülkenin gerçekleri nedense öğretilmek istenmiyor...Milli bir bilincin oluşturulması için herkes söz birliği etmişçesine kaçıyor...Öldürülen Ahmet Taner Kışlalı,Uğur Mumcu,Necip Hablemitoğlu gibi vb. değerli hocalarımız ve dahası 1980'de idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına bile bugün yapılanları gördükçe bu ülke adam olmaz diyorum... Hatta geçen sene AB ilerleme raporunda küstahça ülkemizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün resimlerinin resmi dairelerden ve okullardan kaldırılması da istenmişti...Yazıklar olsun böyle düşünen zihniyetlere!... Daha yazacak konuşacak o kadar çok şey var ki aslında...İnsanların işine gelmiyor...Boşuna dememişler "Toplumlar hakettikleri şekilde yönetilirler" diye... Ne kadar da doğru bir kelime değil mi?
  • Che'yi Che yapan herhalde devletten ve filan bakanlıklardan bir şey beklememesiydi. Bütün güç halktadır çünkü. Devlet yöneticilerinde değil. Onlar üç beş kişi. Halkı koyun gibi görünce kendilerini kral sanırlar.
    Ne Che, ne Atatürk, hiçbiri halkı için çok fazla şey yapamaz, halk gözünü açmadıkça. Eğer hakimiyet kayıtsız şartsız milletin olacak ise bunun millet kendisi şuuruna varmalı. Atatürk öyle dedi ama yine bir şey değişmedi. Çünkü halk değişmedi. Demek ki lafla olmuyor. Telkinle de olmuyor. Halk uyumakta ısrarlıysa onları güdenler çok olur.
  • Evet çok boş yetiştirilmişiz ama öğrenmenin yaşı yok yeterki isteyelim.Sende bizi Ömer Naci ile tanıştırdığın için teşekkür ettim güzel kardeşim ;)
  • yazık gerçekten yazık... gerçi bizim zımbırtı gençlik (ki sözüm GERÇEKTEN zımbırtı olanlara) Ömer Naci'yi okusa bile anlayamazdı... Bizim gençlikte o dönemin insanlarını aşağılama ve karalama hevesi var... Che dururken ne yapsın değil mi Ömer Naci'yi... Tamam, Che gerçekten saygıdeğer biriydi... Hayran olduğum bir ''KÜBA''lıydı... Ama bir Türk olarak kendi geçmişimi beğenmemenin, anlamak istememenin anlamını çözemiyorum... Son sözüm: ''Bu gecede boş çıkmadım bu blogdan Okan... Teşekkürler ve tebrikler... Bunları yazabildiğin için...''
  • Bu yazının aslını ilk Soner Yalçını'dan okudum. Ömer Naci'yi anlatması hoşuma gitti. Ama Teşkilat-ı Mahsusa üyesi Ömer Naci'yi Che Guevera gibi belli ideolojilerin idollerine benzetmesi hoşuma gitmedi.
  • che kim miş be :P

    o adamı che ye benzeteceğinize che yi ona benzetin hem bizimki daha önce doğmuş :P
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.