fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Osmanlı ve Günümüz Gençliği

kuleli En son Ömer Naci noktasında dikkatimi çekti Osmanlı gençliğinin entelektüel ve evrensel yapısı. Garipsedim Ömer Naci'nin genç yaşta Arapça, Farsça ve Fransıca öğrenmesini; hayatına hiçbir etkisi olmayacak bir gelişme karşısında eline silah alıp kendin olmayan sorunlara çözüm arayabilmesini. Haliyle bugün ile kıyasladım, biz ile kıyasladım.

Bunu Ömer Naci ile sınırlandırmak, hatta gençlik ile de sınırlandırmak istemiyorum. Fotoğrafı, Osmanlı insanı ve günümüz insanı olarak görmek istiyorum. Mesela herhangi bir tarihi şahsiyeti göz önüne alın; bizden birisi olsun ve bakın hayatında ne zaman neler yaptığında.. Pek çoğunda Farsça, Arapça ve Fransızca üçlemesini göreceksiniz. Oysa bugün, durum içler acısı! Herkes İngilizce bildiğini sanıyor ama İngilizce'yi de çok az insan biliyor! Diğer dillere girme gereği duymuyorum, daha geçen aylarda İlber Ortaylı'nın TRT'de "İyi Rusça bilen bir asistan arıyorum, yok!" hakırışlarını duydum. Üzüldüm!

Dil eksik olunca, evrensel bakış da haliyle olmuyor! Yanı başımızda olanlardan bile haberimiz olmuyor, yüz yıl öncesine kadar egemenliğimizdeki topraklara ve insanlara dair bile çok az şey biliyoruz! Hatta hiçbirşey bilmiyoruz, araştırma gereğini de hiç ama hiç duymuyoruz! Küçük ve sadece bize dair korku politikalarıyla uğraşarak yozlaşıyoruz. Kendi coğrafyamızdan, Asya'dan habersiziz. Oysa büyük bir medeiyet yolunda bize evrensel olmak, evrensel düşünmek düşüyor! Osmanlı tüm zorluklara rağmen yeni ve başı dik bir siyasal örgütlenme yaratabildi, çünkü o zor şartlarda bile evrensel bir Turan'ı, evrensel bir Panislamizm'i düşünebilen, maksimalist politikalar üretecek beyinler yaratabilmişti.

Bu noktada yapılması gereken büyük, yani evrensel düşünmek! Coğrafi olarak Anadolu'yla sınırlı kalmamak ve düşüncelerimize daha büyük coğrafyaları katık etmek. O düşünülecek büyük coğrafyaları tanımak, insanını ve dilini bilmek yapılması gereken.. Büyük düşünmenin zamanı gelmiştir, aksi halde bu küçük, çorak Anadolu toprağını da bize fazla görecekler!

Yorumlar

  • Kendini geliştirmek için yaşayan biri olarak söylediklerine tamamen katılıyorum.
    İnsan, evrensel bakış açısı elde edebilmek için ille de dil öğrenmelidir.. Bugün en kıytırık Avrupa ülkelerinde okuyan arkadaşlarımla konuşurken kıskançlıktan çatlıyorum deyim yerindeyse. Çünkü her biri en az 2 dil biliyor. O küçümsediğimiz ülkelerden birindeki bir arkadaşım 4 dil biliyor. Ama suçun hepsi bizde değil; matematiğin, fiziğin, yabancı dilden ve kendini geliştirmekten daha önemli olduğunu düşünen Milli Eğitim -öğretim demek dahan uygun- Bakanlığında bence.
  • sadece yabancı dil bilmek ve konuşmak insana faydalı olsaydı Afrika\'da hem ingilizce hem de fransızca bilen kabileler var.Önemli olan bildiğiniz yabancı dili araştırmalrınız da kullanabilmenizdir.Matematik ve fizik ile ilgili ingilizce bilimsel dergileri okuyup onlara türkçe\'ye çevirerek sınıfta öğrencilerine anlatabilmeli bir öğretmen.
  • sadece yabancı dil bilmek ve konuşmak insana faydalı olsaydı Afrika\'da hem ingilizce hem de fransızca bilen kabileler var.Önemli olan bildiğiniz yabancı dili araştırmalrınız da kullanabilmenizdir.Matematik ve fizik ile ilgili ingilizce bilimsel dergileri okuyup onları türkçe\'ye çevirerek sınıfta öğrencilerine anlatabilmeli bir öğretmen.
  • Eğitim tek yönlü olmaz. Gençliği her anlamda donanımlı olarak yetiştirmek lazım. Pozitif bilimler,uygarlık tarihi,yabancı diller,genel kültür... Eğitim müfredatı değişmeli ve gençler okumaya,düşünmeye yönlendirilmeli. Bu değişiklikler kökten yapılmalı. Göz boyamaya yönelik reformlar(!) yapılmamalı.
    Daha kırk fırın ekmek yememiz lazım. İyi ki okullarda yarım yamalak bir İngilizce öğretiliyor. O da olmasaymış...
  • dünyada gelmiş geçmiş en büyük türkologların rus olmasıda çok acıdır türk dünyası ve tabi en başta türkiye için
  • O beyinleri osmanlı devleti mi yaratmıştı yoksa o kişiler bir araya gelip fikir alışverişleriyle birbirlerini yükselterek mi bir şeyler yapabilmişlerdi?
    Günümüzde her şey olabildiğine sığ. Her ne yapılsa adeta \"yaptık oldu.. yok demesinler.. var görünsün..\" mantığıyla yapılıyor. Gerçekte ise birşeyler yapma davası içinde varını yoğunu feda eden insanlar gerekiyor.
    Yabancı dil iyi derecede bilenler var. Ben mesela. Ama kafalar boş olunca, bir de davasız olunca bu bir işe yaramıyor. Bir yakın arkadaşımın ingilizcesi ise ingilizlerden bile iyidir neredeyse. O hiçbirşey yapmadan oturduğu yerde ahkam keser. Bari bloglarla filan uğraşsa, bir şeyler okusa yazsa, o da yok. Kimi yabancı dil bilenler ise para kazanmaktan başka bir şey düşünmüyor.
    Medyamızın yabancı dili kullanması:
    İşlerine geldiği haberi Türkçeleştirirler. Ben bir ara BBC ingilizce haberlerini takip ediyordum. Çoğu önemli haberler bizim medyamıza aktarılmazdı. Bir örnek kuş gribi. İlk duyunca çok etkilenmiştim. anneme anında tercüme ettiğimi hatırlıyorum. Bizim medyamızın konu ile ilgilenmesi biraz geç olmuştu. Türkiye topraklarındaki kuş gribi vakalarını ise bizden önce BBC dünyaya duyuruyordu; biz kendi vatandaşlarımızı bilgilendirmek için BBC\'yi geriden takip ediyorduk, hem de kendi topraklarımızda olup bitenler hakkında. Böyle bir medyaya, böyle bir habercilik anlayışına sahibiz. Bir de bizde genelde haber kâr getiren unsur gibi ele alınıyor. İlgi çekecek mi diye düşünüp ona göre hareket ediyorlar. Amaç halkı bilgilendirmek değil. Başka hesaplar söz konusu.
  • Ben daha 15 yaşımdayım ve gördüğüm şu;düşünün bi kere çoğu insanın bu millette ilkokulu bile okumaya izin vermiyorlar .Böyle cahillikte yani o eski gençlik olan (bazı insanların hepsi için değil)varken ve bizim başımızda duran insanların hiç okumamız için bi çaba göstermezken bizim daha en tecrübesiz yani gençliği ne yapabileceğini düşünürüz.Artık herkes şarkıcı manken futbolcu olmak istiyor.Kimsenin gerçekten yaralı olma gibi bir çabası yok.Artık düşünmeye başlıyorumda herkes şarkıcı v.s olabilir.Peki kim icat edecek bişeyleri.Peki bu imkanı sağlıcak olan o eski gençlik olarak kendilerini görenler ne yapacak.biz genciz ve toyuz bazı arkadaşlarımın düşüncelerinden ve aptalca saplantılarından bıktım ben.sadece herkes suçlu sadece biz değil.Bu arada kürtçe öğrenmeye üşenmeyenler ingilizceye v.s dil öğrenmeye üşeniyorlar.Birde şu lafa sinir oluyorum Atatürk Kuran-ı kerimi kaldırdı o yüzden semiyoruz oysa onlar ne kadar cahillerki bunun ayrımını yapamayan zavallılar onlar.O olmasaydı biz olmazdık o olmasaydı ve daha önceden şuanda başımızda olan şahıslar olsaydı bu devlet ayakta bence hiç duramazdı.Lütfen biraz akıllı olun benim yaşımda benden küçük ve benden büyükler biraz utandırın eski gençliği sanki onlar bişey yapmışlar gibi.......
  • Ben daha 15 yaşımdayım ve gördüğüm şu;düşünün bi kere çoğu insanın bu millette ilkokulu bile okumaya izin vermiyorlar .Böyle cahillikte yani o eski gençlik olan (bazı insanların hepsi için değil)varken ve bizim başımızda duran insanların hiç okumamız için bi çaba göstermezken bizim daha en tecrübesiz yani gençliği ne yapabileceğini düşünürüz.Artık herkes şarkıcı manken futbolcu olmak istiyor.Kimsenin gerçekten yaralı olma gibi bir çabası yok.Artık düşünmeye başlıyorumda herkes şarkıcı v.s olabilir.Peki kim icat edecek bişeyleri.Peki bu imkanı sağlıcak olan o eski gençlik olarak kendilerini görenler ne yapacak.biz genciz ve toyuz bazı arkadaşlarımın düşüncelerinden ve aptalca saplantılarından bıktım ben.sadece herkes suçlu sadece biz değil.Bu arada kürtçe öğrenmeye üşenmeyenler ingilizceye v.s dil öğrenmeye üşeniyorlar.Birde şu lafa sinir oluyorum Atatürk Kuran-ı kerimi kaldırdı o yüzden semiyoruz oysa onlar ne kadar cahillerki bunun ayrımını yapamayan zavallılar onlar.O olmasaydı biz olmazdık o olmasaydı ve daha önceden şuanda başımızda olan şahıslar olsaydı bu devlet ayakta bence hiç duramazdı.Lütfen biraz akıllı olun benim yaşımda benden küçük ve benden büyükler biraz utandırın eski gençliği sanki onlar bişey yapmışlar gibi.......
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.