Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Pazar Kahvaltısında Gazete Okumak..

azetekahvaltı Oldum olası yemek yemek önemli bir iş olmuştur benim için. Sorarlar ya "Yaşamak için mi yersin, yemek için mi yaşarsın?" diye.. Ben yemek için yaşayanlar arasındayım. Yemek ve damak tadı çok önemli, şu dünyaya gelmiş giderken güzel birşeyler tıkıştırmalı insan ağzına..

Annem sağolsun evde hiçbir zaman kahvaltılar atlanmadı ve hatta hayatımın en önemli öğünü oldu kahvaltılar. Ama hiçbir zaman gazete olmazdı kahvaltı masamızda, evin ritüeli kahvaltı sonrası hala çay içilmeye devam edilirken babamın oturma odasında uzanıp günün gazetesini okumasıydı. Böyle bir düzende yetiştiğimden midir, bilmiyorum: kahvaltı masasında gazete gördüğümde şaşırıyorum. İki noktada da saygısızca karşılıyorum; birincisi gazeteyi yaratan muhabir ve yazarlar, ikincisi o sofrada sunulan güzellikler adına..

Kahvaltı sofrasında gazete okunması komik ve anlamsız. Karşımda dumanı tüten bir sucuklu yumurta dururken Hürriyet'in manşetinde olsam bile elimi gazeteye uzatacağımı sanmıyorum. Ayrıca gazete okumak da ciddi bir iş olarak algılanmalı artık yurdumda. Elde kalem ve makas tutarak okunmalı gazete, önemli haberlerin altları çizilmeli, gerekli bölümler kesilmeli ve dosyalanmalı.. Uzun lafın kısası ne kahvaltıya meze yapılmalı gazete, ne de gazeteye meze yapılmalı kahvaltı..

Ayrıca Not: Yazıda Hurriyet demişken, AKP'nin kapatılma davası gündemde bu kadar kaynarken acaba nedendir Hurriyet yazarlarının bu suskunluğu? Gündemde böylesine bir malzeme varken Bekir Coşkun'un "Arılar", Tufan Türenç'in "Yoksul Bir Gencin Başarı Öyküsü", Mehmet Y. Yılmaz'ın "Dünya Barışı İçin Karikatür" başlıklı yazıları ne kadar gazetecilik oluyor?

Yorumlar

  • Ayrıca not için yorum:) : Bekir Coşkun, Tufan Türenç, Mehmet Y. Yılmaz yıllardır ülkenin içine düştüğü siyasi-ekonomik-toplumsal tüm sorunlar hakkında çok değerli yazılar yazıyorlar. Böylesine güçlü (eğilip bükülmeyen) kalemler sayesinde ülkemizde olan bitenlere daha geniş ve sorgulayıcı bir perspektiften bakabiliyoruz. Bu kapatma davası işi henüz çok yeni bir olay ve herkes bir şekilde bunu konuşuyor. Eminim bu gazeteciler de yeri geldiğinde fikirlerini beyan edeceklerdir. Olaylar henüz çok yeni iken akla gelen ilk cümleleri kağıda dökmek doğru olmazdı. Bu yazarların bir günlük yazılarına bakarak "bu şimdi gazetecilik mi oluyor?" sorusunu asla soramayız!!!!!! Karşımızda Türkiye'nin en deneyimli gazetecileri var. (Görüşlerini beğenmiyor olsanız bile bu insanları 1 günde köşekapan bazı yazarlarla karıştırmayınız lütfen.)
  • @ katre ; cevap yazmak için bekledim. Beklediğim şey de oldu, söz konusu yazarların neden sessiz kaldıkları sorusunun cevabını Ertuğrul Özkök verdi: "KAPATMA davası haberini, Amsterdam Havalimanı’nda uçağı beklerken aldım. İstanbul’daki arkadaşlara, "Haberi nötr bir şekilde verin" dedim. Zaten onların fikri de oydu. Ortak duygumuzu da şu cümleyle özetleyebilirim: 'İki arada bir derede kalmak.'" Ertuğrul Özkök havayı koklamakla meşgul, daha karar verilmedi hangi cepheye silahların çekileceğine dair?!
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.