fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Savaşacak Uçak Bırakmıyorlar!

F-35 Türkiye yönetilemeyen ve kendisine buyrulana boyun eğen bir ülke konumuna getirildi/getiriliyor. Türkiye küçültülüyor, küçültülmeye çalışılıyor. Büyük devlet olmak bir yana, ciddi devlet olma konumumuz bile tehlikeye atılıyor. Hava savunma ve saldırısı alanında yaşanan son gelişmeler bir zamanlar bin bir zorlukla da olsa kendi uçaklarını üreten bir ülkeden geriye, en azından havacılık noktasında birşey kalmadığını gösteriyor..

Türkiye,  ABD'nin de aralarında bulunduğu dokuz ülkenin ortaklaşa üretecekleri F-35 saldırı uçakları projesi içerisinde yer alıyor. Bu uçaklar yarınlarda olabilecek bir savaş esnasında kanatlarında Türk bayrağıyla havalanacaklar. Yalnız bizim adımıza önemli ve bir o kadar acı gerçekler var: Bu uçaklar bizim istediğimiz hedeflere saldıramayacaklar. Bizim pilotlarımız tarafından havalanacak, bizim pilotlarımız tarafından hedefe yaklaştırılacak ama hedefi vuramayacaklar. Çünkü istediğimiz hedefi vurmamızı engelleyen ve uçağın ana beynini oluşturan yazılım bunu engelleyecek..

Tüm sorun işte bu yazılım. ABD, bizlere bu yazılımı sunmuyor ve böylelikle bizler sadece ABD'nin dilediği hedeflere saldırabilecek bir hava kuvvetlerine sahip oluyoruz. Örneğin yarın olabilecek bir Türk-Yunan savaşında, bizim uçaklarımız bir Yunan uçağını pilotlarımız ne yaparlarsa yapsın vuramayacak. Savunma Bakanı Vecdi Gönül, "Uçaklar NATO ülkelerini elbette dost olarak algılayacak. Neden hep NATO ülkeleriyle çatışma halini öne getiriyorsunuz?" diye bir açıklama yapmış. Sanırım Vecdi Bey, NATO'ya rağmen yapılan Kıbrıs çıkartmasından, Yunanistan'la yaşanan "it dalaş"larından bi haber!? Yarının ne getireceği bu kadar belirsizken, böylesine hayati bağımlılıklar bizi küçültür, karşımızdakiler karşısında kozlarımızı birer birer düşürür. Düşmanımızı, uçağımızın hedefini bile ABD belirliyorsa, biz nasıl büyük devlet olacağız?

Yorumlar

  • Tolga Keskin
    28 Mayıs 2008 
    Paranoyak olmaya gerek yok. O teknolojinin gelişmesi için yıllar gerekiyor. Sonuçta bize vermek zorunda değil ve bu onları kötü yapmaz. Herhalde yaptığı canavarın kendisini vurmasını istemez bundan daha mantıklı ne olabilir ki. Bizim kendimizi geliştirmemiz için adımları hızlandırmamız gerekiyor sadece. Panik yapmayalım
  • @ Tolga Keskin, aslında ortada paranoyadan ziyade yakın geçmiş var. Daha dün Kıbrıs\'a çıkartma yaparken bize kendi uçaklarımızı kullandırtmayan, yedek parça vermeyen ülke yine ABD değil miydi? Biz bundan ders alamadık mı?

    ABD bize yazılımları vermek zorunda değil, demişsiniz. Hayır, efendim! Onlar veriyorlarsa almasını bilmeliydik, diplomasi bunun için var. Bakın bizimle aynı durumdaki İsrail nasıl oluyor da tüm yazılımları İngiltere\'den birer birer alıyor? Yani yazılım öyle kimseye verilmeyen birşey değil, almasını bilen alıyor.

    Ayrıca ABD yaptığı uçağın kendisini vuramamasından ziyade, kendi istediği hiçbir ülkeyi vuramamasını sağlıyor. Yarın uçaklarımız havalandığı vakit, İngiltere, Yunanistan, İsrail, Fransa, Belçika, Hollanda, Kanada, İtalya, ABD, İzlanda, Danimarka, Norveç, Portekiz, İspanya, Almanya ve burada sayamadığım birçok ülkeye ait askeri araçlara müdahale edemeyecek. Bu bir eksikliktir, o ülkelere karşı askeri caydırıclığımızın bitmesidir. Burada önemli olan hemen hemen her ay uçaklarımızın \"it dalaşı\" yaptığı Yunanistan\'dır. Diğer ülkeler de daha bir yüz yıl öncesinde bizim içimizde ve düşmanımızlardı. Zaman ne getirir, özellikle dünya politikasında ne getirir belli olmuyor?!

    Sözün özü ortada paranya falan yok, sadece sağlam tahtaya basma telaşı var. Umarım dediğiniz gibi kendi yazılımlarımızı kullanacağımız günler gelir de, böylesine bağımlılıkları bir daha yaşamak zorunda bırakılmayız.
  • bende bloğumda bu konuyu tartışmıştım 2 gün önce.dediğin gibi yazılımları alan ülkeler var. biz bu uçak için ortaklar arasındayoz hatta küç-k de olsa bi mebla yatırmıştık.ingitere\'ye de bu yazılımlar verilmedi ve anlaşmayı bir anda fes ettiler.daha sonra bus-blair görüşmeleri sonrası yazılımlar verildi.dediğin gibi olası bir savaşta abd\'nin düşman saymadığı ülkelere karşı savaşmayacak ve abd yapımı roketlere ve radarlara karşı koymayacak.yani uçak bu şekilde tam bir safsatadır
  • Sanki ABD izin vermeden herhangi bir yere küçük çapta bir operasyon bile düzenleyebilen bir ülke Türkiye de, uçakların yazılımı kaldı...
  • \"Bu bir eksikliktir, o ülkelere karşı askeri caydırıclığımızın bitmesidir. Burada önemli olan hemen hemen her ay uçaklarımızın \"it dalaşı\" yaptığı Yunanistan\'dır.\"
    Türkiye\'nin başka uçağı yok muymuş? Sadece f-35 mi var? Caydırıcılığın bitmesi falan değil, sadece o uçağı ABD müttefiklerine karşı kullanamayacak. O çok lazım olan it dalaşını da başka marka uçaklan yapıverirsin olur biter. Sahi ne lüzumsuz bir iştir o it dalaşı? Ona harcadığın zaman/para\'yı bu \"yazılım\"ı hacklemeye harca madem.
  • @jörmungand; \"Sanki ABD izin vermeden herhangi bir yere küçük çapta bir operasyon bile düzenleyebilen bir ülke Türkiye de, uçakların yazılımı kaldı...\" demişsiniz. Yarınlarda büyük olmak için bugünlerden büyük düşünmek zorundayız. Bugün, düne göre çok daha bağımsız sayılırız ABD karşısında. Ki dün o şartlarda bile Kıbrıs\'a ABD\'ye rağmen çıkartma yapmıştık. Bugün ABD\'den izin alamadan operasyon yapamıyoruz iddiları var diye, yarınlarımızı da hipotek altına ladırmanın ne mantığı olabilir?

    Ayrıca başka uçağımız yok mu demişsiniz? Bizim topo topu 500 savaş uçağımız yok. 50 yeni uçak alınacaksa bu toplam uçaklarımızın %10\'u demek. Uçaklar öyle sürüyle alınmıyor, bir tanesi veya iki tanesi bile hayati önem taşıyor. Bu olmasın, diğerleriyle savaşırız zaten diye bir mantık yürütmek bizi küçültür, Türkiye Cumhuriyeti\'nin ciddiyetini ortadan kaldırır. \"İt dalaşı ne kötü şey\" demişsiniz. Valla bence de öyle, hatta savaşlar da ne kadar anlamsızlar; değil mi? Ama hayatın doğru ya da yanlış bir işleyişi var, her ne kadar buna karşı durmaya çalışsan da ayak uydurmak da zorundasın.. Yunan uçağı senin semalarında nispet yaparken, Ege Ordu Komutanlığı\'nın Orduevi\'nde çayını yudumlayamıyorsun ne yazık ki?!
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.