Sosyal Güvensizlik Yasası
Yirmi yaşıma geldim, bugüne kadar Türkiye'de yaşananlar çoğu zaman birbirini izledi. Memur veya işçi hiçbir zaman doğru düzgün zam alamadı, hiçbir zaman yeteri kadar hak sahibi yapılmadı. Birşeyler ilerliyor, gelişiyor ama zamanın çok gerisinde kalıyordu. Kim derdi ki, o günleri de bize aratacaklar?
Bugün gelinen noktada ve hayatımda ilk defa memurun, işçinin maaşının azaltılabileceğini duyuyorum. Milli Eğitim Bakanı çıkıp, öğretmen maaşlarını yüksek bulduğunu söyleyebiliyor mesela. Ya da hükümetteki AKP, yeni bir sosyal güenlik reformu adı altında yurdum işçi ve memurunun elde ettiği hakları geri talep edebiliyor. Nasıl mı? Çalışan dul kadınımızın aylığını %25 azaltıyor, yıpratıcı sayılan işlerin çalışanlarına sunulan erken emeklilik hakkı alınıyor, emeklilerin destek pirimi ödeyerek çalışmaları engelleniyor, malullerimizin evlenen çocuklarının aylıkları tamamen kesiliyor, gurbetçi işçiler mağdur ediliyor, yaratak tedavilerde artık yurdum işçisinin cebinden daha fazla para çıkartılıyor, iş göremez insanım %10 hak kaybına uğratılıyor, devletin "baba"lık misyonuyla olsa gerek verdiği süt yardımı 120 YTL'den 58 YTL'ye düşürülüyor, Bağ-Kur'ludan aylık alınan destek pirimi arttırılıyor.. Ve tüm bu pakete de reform deniliyor. Ben yirmi yaşıma geldim, böyle reform görmedim. Durmak yok, yola devam AKP.. Eskiden kemer sıktırırdınız yurdum insanına, şimdi belindeki kemere göz dikmişsiniz. Kemerini çöz de bana ver diyorsunuz. Yuh artık..





