Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Tamam Mı, Devam mı? Devam...

yol Dün gece bir duygu boşalması yaşadım. Belli süreçler, yaşanımışlıklar sonucunda mutlaka yaşıyorum bunu. Bu üçüncü ya da dördüncüsüydü ve geçti gitti. İnsan bunu arada bir yaşamalı, hayatta bir hiç olduğunu ara ara hatırlamalı ve ona göre yapmalı planlarını. En azından dün gece ben buna inandım. Kararlarımı, yaptıklarımı ve yapacaklarımı masaya yatırdım. Bunlarla birlikte neden blog yazdığımı da uzun uzun düşündüm, bir ara bu satırların son bulmasına karar verdim. Şu an ise bu kararımın arkasında durmadığımı okuduğunuz satırları yazarak gösteriyorum. Bloguma son vermek isteme sebeplerim sizlere diğerlerinden çok da farklı birşeyler sunamamam, bu hayattan yeteri kadar birşey almadan birşeyler sunmaya çalışmam ve en önemlisi yazılarımın okunmasını ve yorumlanmasını beklemem. Ben böyle değildim, hatta buna karşıydım. İnsanlar okusunlar ve yorum yazsınlar diye yazanlara karşı sert bir muhalefet yapardım. Oysaki ben de az da olsa bunun için yazdım, üzgünüm.

Geldiğimiz noktada, dünden kalan düşünce iklimi dahilinde blogumun geleceği hakkında kararlar alacağım. Neler yapacağıma, neler yapmayacağıma karar vereceğim! Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, artık satırlarım tamamen bana ait olacak. Satırlarıma benim dışımda hiçbir etkinin tesir etmesine müsade etmeyeceğim: Bu güne kadar karşınıza "ben" olarak çıkmaya çalıştım, artık "ben" olarak çıkacağım. Konu seçimi yapmayacak ve sadece bir konu üzerinde yazmayacağım. Blogumu tam anlamıyla "günlük" haline çevireceğim. Bu gün ne yaşamışsam, ne düşünmüşsem onu yazacağım. Artık blogumda sadece "ben" olacak, bu satırlara ve bu bloga benden başkasının müdahale etmsine müsade etmeyeceğim! Yazmak için kendimi kasmayacağım, içimden ne gelirse onu kırpmadan, bükmeden sunacağım...

Yorumlar

  • Blogumu bırakalı bir yıldan fazla oldu. Bu sürede çok fazla blog dolaştım. Neden yazıyorum, konusuyla da epey karşılaştım. Kimisi, hobi olarak diyor, bundan mutlu, fazla kasmadan hoş dostluklar ediniyor. Kimisi de sürekli güncel olayım diye girmediği konu yok, buna rağmen konu sıkıntısı çekerek strese giriyor. Sürekli popüler olmak istiyor vs. İnsan okunmak istiyor. O ayrı birşey ama zamanla olabilecek birşey. İnsan önce kendisi için, kendisini keşfetmek ve geliştirebilmek için yazmalı diye düşünüyorum. Bu deneyimlerini paylaşınca zaten yaşadıkları herkesin kendinden birşeyler bulabilceği şeyler oluyor. Ama bunun sadece kendi yaşadıklarını kapsaması gerektiğini kasdetmiyorum. Diğer bir görüşüm de blogun geçiçi birşey olduğu üzerine. Bunun için anket yapmıştım. O zamanlar çoğunluk, hayır geçici değil diyordu ama gördük..!
    Söylenecek her söz söylenmiştir. Önemli olan senin nasıl söylediğin, ayrı bir tadın, kokun, rengin var mı? İşte benim de en büyük çıkmazım bu.
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.