Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Taşınması
Cumhuriyet Merkez Bankası, Ankara'nın ve dolayısıyla Cumhuriyetin çok önemli bir değeri. Bu gibi değerler hiçbir zaman sadece fonksiyonları ile değerlendirilmemelidirler. Evet, Merkez bankası İstanbul'da da veya Diyarbakır'da da işlev görebilir; fakat İstanbul'daki veya Diyarbakır'daki Merkez Bankası'nın Ankara'dakinden çok daha farklı anlamlara geleceği aşikardır!
Taşıma bahaneleri, teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde, fazla yapmacık ve boş! İletişim çağı dediğimiz bir yüzyılda iletişimi öne sürerek bir şeyleri yerinden etmek hiç akıllıca değil. Bu noktada bir de felsefeden söz etmeliyiz, bir Cumhuriyet dinamizminden! Evet, Ankara hiçbir zaman sadece Ankara değildir! Ankara işlevsellikten öte bir felsefenin hayat bulmasıdır. Bu noktada Merkez Bankası'nın yeri pek tabii Ankara'dır! Ki belirttiğim gibi, iletişim olanaklarının bu kadar ilerlediği bir çağda siz Merkez Bankası'nı Ay'a taşısanız dahi herhangi bir işlev kazanımı veya kaybı olmayacaktır!
Tarih de bu noktada önemli sanıyorum. Cumhuriyet'e geçiş dönemleri üzerine çalışıyorum şu tatil günlerinde. Çalışırken karşıma çok güzel birşey çıktı. Zamanının süper devletleri sayılan Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya İstanbul'da temsilcilikleri için yaptırdığı sarayları bırakıp da Ankara'nın şantiye havasına girmek istemezler. O zamanın malum yöneticileri buna sert tepkiler koymazlar, dış ilişkiler gibi mühim bir konuda dahi ipleri Ankara'da tutmayı yeğlerler. Ve ne olur biliyor musunuz, o çok güçlü saydığımız devletler birer birer Ankara'nın yolunu tutarlar. Şimdi düşünüyorum da acaba bizim şimdiki mevcut yöneticiler olsalardı Dış İşleri Bakanlığı'nı yabancıların ayaklarına, İstanbul'a taşırlar mıydı? Taşımazlardıysa şimdi neden büyük oranda yabancılaşmış banka sektörü üzerinden Cumhuriyet'in temel taşlarından Merkez Bankası'nı taşıma telaşındalar!?






