Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Türkiye'nin Seçiminin Ardından 23 Temmuz Sabahı...

secim-sandigi Dün geç saatlere kadar televizyon başında seçim sonuçlarını izlediğim için, yazımı henüz yazabiliyorum. Aslında içim Türk halkına fazlasıyla buruk, sonuçları çok daha farklı beklemesem de insan son ana kadar içinde bir umut barındırıyor. Türk halkı adına içimde barındırdığım umut açılan her sandıkla daha da söndü, tükenme noktasına geldi. Açılan her sandıkta ister istemez Aziz Nesin'i andım, ne yazık değil mi; adam hala haklı çıkıyor!

Dün seçim sandıklarına giden eliboyalılar Türkiye'nin ilerleyen zamanda seyredeceği yolun haritasını çizdiler. Bu yol haritasını kestirmek de zor değil; ne demişti Tayyip Erdoğan "Durmak Yok! Yola Devam..." Bu yeteri kadar açık bir anlatım sanıyorum; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yol haritası gayet açık: Bal gibi de satarım...

Biryerler artık daha da rahat satılacak, satılacak, satılacak... Satarak bir iki yıl daha götürecekler birşeyleri ama sonrası kıyamet. Cumhuriyet tarihinin en büyük satışlarını ve borçlanmalarını yapan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti ondan sonra ne yapar, işte orası beni ilgilendiriyor. Acaba bu halk, biz ne yaptık ya diyecek mi? Eğer sefalet en ağır şekilde varoşların üzerine çökerse, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kalesi konumundaki bu insanlar ne yapacaklar?

Dün Kanaltürk ekranlarında Mine Kırıkkanat çok güzel bir saptama yaptı; eğer halkımız yapılan yardımlara göre oy kullanıyorsa, sadece fakir değil aynı zamanda cahildir...  Ben halkımız cahil ya da değil tartışmasına girmeyeceğim, bunu tartışmak da yersiz: merak edenler Türkiye İstatistlik Kurumu'nun verilerine bakarak halkımızın ne kadar da bilgili (!) olduğunu görebilirler. Buna üşenenler de bir gazetenin internet yayınından seçim sonuçlarına göz atabilirler!

Öyle ya da böyle Türkiye bir seçimi daha geride bıraktı, gelecek pek parlak görünmese de insan umut edebilen bir varlık...

Yorumlar

  • kardeş sana bişi sorcam. bundan önceki hükümet zamanında kaç banka battı? ben sana açıklıyım. bankalar kurulduğunda devlet bankaya garanti verir. eğer banka batarsa (hortumlanırsa) zararı devlet öder. türk devletinin bundan önceki hükümette 40 milyar $ parası uçtu batan bankalar yüzünden. ancak yabancı sermayeli bankalara böle bir garanti verilmiyo. biliyorsunuz Dışbank battı. HSBC bank satın aldı. HSBC ingiliz bankası .120-130 yıllık mazisi olan bir banka.ikincisi devlet elindeki kurumları satılığa çıkarıyo. devlet orda çalışan kişilere maaş ödüyor. tamamen satış tabiki ii değil ama bazı kurumları elinden çıkarmalı. hem maaş ödemesinden kurtuluyor hemde o firmadan vergi alıyor. lütfen birşeyler yazarken araştırıp yazalım.
  • her millet hak ettiği biçimde yönetilir!
  • UltrAslan, yorumunuz için öncelikle teşekkür ederim. Mantığınızı benimsememekle birlikte sonuçta millete yapılanalrdan yakınmanız takdirimi topladı. Fakat gözardı ettiğiniz çok önemli bir nokta var. Bir ülkenin bankasını denetlemeyen, ki burada söz konusu hükümetten çok sistem sorunludur, bunun sonucunda bankayı batıran kişilerle bu ülkenin temel değerlerini "bal gibi de satarım"cılar arasında büyük bir fark vardır. Birisinin elinde patlayan bankalar süreç işidir ve bu süreçte pek çok AKP'linin de payı vardır. Oysa ki özelleştirme adı altında birer birer yabancı güçlere satılan değerlerimiz Tayyip Erdoğan hükümeti tarafından ve günlüllülük esasıyla yapılmaktadır. Sanırım aradaki büyük uçurumun farkına bu yazı vesilesiyle varırsınız. Saygılar, tekrar bekleriz...
  • bende sizin dikkatinizi çekmek istiyorum akp hükümeti zamanında kaç banka batmıştır? bundan önceki hükümet zamanında akp die bir parti varmıydı? şuanki akp milletvekillerinden kaçı o zamanki hükümette görev almıştır. Eğerki bu sistem sorunuysa bunu akp hükümetine mal edemezsiniz. eğerki son seçimden akp uzak ara iktidar çıkmışsa bu halkımızın takdiridir....
  • Dediğim gibi kaç bankanın battığının bir önemi yok. Ayrıca ben burada yaşasın bankalar teker teker batırıldı da demiyorum. Olayı AKP, MHP veya DSP hizipleşmesi içinde değerlendirmeniz çok yanlış. Bu ülke bunun için pek çok şey kaybetti. Sorun kimin ne yaptığından çok ülknenin yanlış politikalarla yönetilmesi. Bu gün bu yanlış politikaları AKP sürdüyor diye tüm serzenişim. Hükümette daha farklı bir parti olsaydı ve benzer politikaları sürdürseydi bir vatansever olarak onlardan da vatandaşlık haklarımın sınırlarında hesap sorardım! Buna emin olabilirsiniz...

    Ayrıca AKP milletvekillerinin ve yönetim kadrosunun yeni bitmiş ekin olmadığı sanırım herkesin takdiri, bu noktada cevap vermeyi gerekli bulmuyorum. Yok ben öyle düşünmüyorum diyorsanız kapatılan partilere teker teker bakmanızı öneririm...

    AKP hangi ülkede açıkara iktidar oldu? %50'nin altında oy olan bir parti açıkara iktidar olmaz, zamanında bu oranla TBMM'de hükümet kuramıyordu kimse. Bu gün hala Avrupa'nın pek çok meclisinde de bu böyledir.

    Eski Cezayir içsavaşında(şu son dönemki yani) şeriatçı bir gerilla "uygun köylere girip 8-10 kelle kesince herkes bizden oluyordu!" diyordu bir söyleşisinde.Sonra "ordu girer oralara herkes orducu olur!" demeyi de unutmadı tabii. Yaşama güdüsü en güçlü insanî dürtüdür. Çoğunluk neredeyse her zaman güçlüden yana olur;hem de güçlüden daha güçlücü olur. Dolayısıyla halkın oylarına pek güvenmemek gerekiyor, umarım AKP sizin gibi çok güçlü olduğunu düşünmez ve Mustafa Kemal'in Cumhuriyetine muhalefet yapma gafletine düşmez... (Not: Burada yanlış bir anlam çıkartmanızı istemem, sizin Cumhuriyet karşıtı olacağınızı aklıma bile getirmedim.)

    Tarih, tarih, tarih... Bir yorumunuzda en son cin ali serisini okuduğunuzu yazmışsınız, şaka yapmışsanız ve ben anlamamışsam sorun yok ama ciddiyseniz yanlış yapıyorsunuz. Biraz yakın Türkiye tarihi okumanızı öneririm; özellikle DP'ye oy veren %54'lük kesimin, Menderes'in idamını alkışlamasını iyice, altını onlarca kez çizerek okuyun...

    Not: Umarım Türkiye bir daha böyle durumlarla karşılaşmaz ve idam sehbalarını hiçbir yurdumevladı görmez... Bu noktada HERKES aklını başına alır umarım!?
  • aynen kaç bankanın battığının önemi yok. eğerki geçen hükümetlerde bankalar 40ar 40 ar batıyorsa ve aynı sistemle bu hükümet zamanında bu olay gerçekleşmiyorsa, bu akp hükümetinin başarısıdır.
    demişsinizki bu partiyi hangi ülke seçti. sizin oy oranlarından haberiniz yok heralde. eğerki bi altınızdaki partiyi ikiye katlama başarısını gösterebiliyorsanız bu uzak ara farktır. avrupayı örnek göstermişsiniz. avrupa devletlerinde (bi kaçı hariç) mevcut parti sayısı ortalama kaçtır. ben söliyim 10 12 civarı..avrupada seçimlere böle bizdeki gibi 20 parti 70 bağımsız aday katılmaz. durum böyle olunacada partilerin aldığı oy oranı yükselir.
    kesinlikle ben bir milliyetçiden daha milliyetçiyim, bir cumhuriyetçiden daha cumhuriyetçiyim diyebilirim.
    devlet elden gidiyo, vatan elden gidiyo palavralarını bırakıp bu ülke için ne yapabilirim diye düşünmek gerekir.(nokta)
  • Biz dün de bu ülke için neler yapabiliriz dedik, bu gün de diyoruz dostum. Ayrıca bu ülke için birşeyler yapmak ve bu ülkenin değerlerini savunmak farklı şeyler değildir, burada ayrım yapmanın bir mantığını göremiyorum. Madem "nokta"yı koymuşsunuz, benden de bir "nokta"...
  • Okanın yazısını okudum ve yaptıgı tespitlerde cok haklı...

    İstedigimi satarım bi allahın kulu da karısamaz anlayısını sürdüren bi hükümet var basımızda ve halk bunu görmüyor..

    Görüyor da isine gelmiyor, kısa vadeli düsünüyor ilerde neler olacak demiyor...

    Ayrıca özellestirilen sadece bankalar degil kilit noktalardaki kurumlarda satılıyor telekom gibi...

    Bu yüzden ultraaslan özellestirmeyi savunmasan ii edersin görünen köy kılavuz istemez..

    Savunuyorsan da su soruma cevap ver: " Ülkede özellestirecek bise kalmayınca ne olacak? Ne satmaya baslayacagız?"

    Bu gidisle böyle olacak gibi görünüyor ama neyse..

    Uyumayan bi millet istiyorum ve umudumu kaybetmiyorum..

    Güzel günler görecegimize eminim...

    Saygılarımla....
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.