Uludağ Üniversitesi'nde Sağ-Sol Kavgası..
Uludağ Üniversitesi, sonunda gündemin tam ortrasına oturdu; elbette istediğimiz şekilde değil! Sağ-Sol kavgası olarak yansıdı medyaya.. Ne kadar sağ, ne kadar sol ve en önemlisi ne kadar politik; işte işin orası meçhul..
Lisede öğretmenlerimiz veya ailem üniversite girebileceğim politik olaylar noktasında bolca uyarılarda bulunmuştu. Hatta çoğu zaman üniversitelerin politika yeri olmadığı, okuyup adam olma yeri olduğu dikte edilmişti. O zamanlar oldukça karşıydım, nasıl olurdu da yirmisinde veya daha ilerisinde bir genç politikadan uzak tutulabilirdi üniversitede? Bugün görüyorum ki, politika yurdum gencine bir iki beden büyük kaçıyor!
İdeoloji, bilgi ve altyapı yoksunu onlarca kişi politika yaptığını sanıyor yurdum üniversitelerinde. Sağ olsun, sol olsun her iki grup üyeleri de çoğunlukla dünyadan ve en önemlisi kendi ideolojisinden bi haber. Bilgi sahibi yapılmadan, fikir dikte edilmiş kişiler. Üniversitelerin politikanın yeri olduğu ve hatta politikanın asıl yerinin üniversiteler olduğu fikrimin arkasında duruyorum hala. Yalnız görüyorum ki üniversitelerimde olgunca politika yapacak öğrenci maalesef çok az. Herkes baskı oluşturmak, ve ezikliklerini bu baskıyla tatmin etmek peşinde!
Uludağ Üniversitesi özelinde ise çok mutlu oldum. 40 bin öğrenci arasında 150 oradan 150 buradan toplam 300 öğrenci ortya çıkmış. 39.700 kişiyi pek de sarmamış bu "politlik oyun". 300 arkadaşım kendince bir politik duruşun içerisinde görmüş kendisini. Kendilerince slogan atmışlar ve bence hak etmedikleri bir karşılık görmüşler. Üniversite öğrencisinin kafasına bir er'in jop indirmesi bence oldukça had aşımına giriyor. Keşke diyorum, Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran işi joplar havalanmadan bizzat kendisi çözseydi?





