fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Üniversite'de Öğrenci Olmak..

Üniversite Öğrencisi 30 Mart'ta "Üniversitelerde Öğrenci Kalitesi" başlıklı bir yazı kaleme almış ve üniversite öğrencilerinin öğrenmeye karşı tutumlarını ve ezberciliği eleştirmiştim. Ardından okuyucu yorumları arasında Ali Bey'in satırları gözüme çarptı. Böylesine güzel bir yorumun orada sıkışıp kalmasına gönlüm razı olmadı ve ben de buraya taşımaya karar verdim:

Üniversitede yanlış hatırlamıyorsam sentaks dersindeyiz. Okutman Esin Eyüboğlu dersi işliyor. Anlatıyor, tahtaya yazıyor, vesaire..
Bir kız "hocam tekrar anlatabilir misiniz?" diye kibarca ricada bulundu. Esin Hanım: "Çocuklar burası üniversite. Lise-ortaokul havasından kurtulun. Biz size ders anlatmıyoruz. Çalışacağınız şeyleri kabataslak gösteriyoruz. Üniversitede siz her şeyi kendiniz araştıracaksınız.." gibi sözler söyledi.
Bizim gençlik üniversitede genelde şöyle bir yol izler: Sınavlarda ne sorulacak, bunları bileyim, geçerli not alayım.. Oysa üniversite asla böyle bir şey değildir. Bir konuda uzmanlaşmak ve uzmanlığını belgelemek için yol gösteren, kaynakları bildiren ve sunan bir yerdir. Bir sömestrde 50 sayfalık konu mu işlendi? Sen araştıracaksın bilgini 500 sayfaya yayacaksın. Bu bir örnek. Sözün gelişi. Ama böyle çalışmak gerekiyor. Ders konuları ile ilgili kitaplarla yetinmemeli. Onlar olmasa da olur, ben bilgimi ve tecrübemi en iyi nasıl geliştiririm diye öğrenci elinden gelenin en iyisini yapmalı.
Atatürk "fikri hür vicdanı hür irfanı hür" nesiller istiyordu ama bakıyorum da yeni nesillerin bir kısmı uçkuru hür olmaktan başka bir şeyin derdinde değil; bunu çağdaşlık sanıyor. Bir kısmı ise aklını fikrini bırakmış "abi"lerinin telkinleriyle robot gibi hareket ediyor.

Yorumlar

  • Evet güzel yazmışım. Üniversiteliler okuyup düşünmeli. Bir zamanlar üniversitede hem sentaks hem de çeviri dersleri öğretmenim olan Esin Eyüboğlu\'nu da yorumumda anmışım. Bakın blr öğretmenin sözü yıllar geçse de öğrencisinin aklında kalıyor.
  • iki yıldır blog yazıyorum, samimi olarak söyleyebilirim ki ali bey gibi bir yorumcu görmedim. okuduğu her yazımı özenle yorumlayıp ufkumu açmıştır. iyi biridir. burda da döktürmüş gene.
  • Teşekkür etmeyi unutmuşum: Teşekkür ederim.
    Doğancan\'a da teşekkür derim.
    Son kısım abes gibi duruyor. O yazındaki konuya göre gerekli bulmuş olmalıyım. Keşke o kısmı buraya almasaymışsın. Neyse buraya bakan meseleyi anlayabilir. Tekrar ediyorum: Yorumu yazdığım yazıda değinilen meselelere göre fikir beyan etmişim. Son kısım bu yüzden yakışmamış gibi duruyor. Gerçi o sözler de fena değil aslında.
  • üniversitede nasıl bilmem ama kesin olan şey öğrencilik çok zor
  • Peki madem, ben size bir hikaye anlatayım. Yıl 2001, gazi üniversitesi teknik eğitim fakültesi. Salih hoca temel elektronik dersini bilgisayar sistemleri öğretmenliği bölümü ikinci öğretim 1. sınıfa sabah 09:00 gibi veriyor. (güya ikinci öğretimdik) Tahtaya kaldırdığı bilgisayar ve elektronik ile alakası olmayan gayet bilinçsiz tercih yapmış iri yarı gencimize soruyor :

    - oğlum voltmetre nedir ?
    - volt ölçendir hocam.
    - peki nasıl ölçer.
    - bilmiyorum hocam.
    - devreye pararlel bağlarız öyle ölçer evladım. peki neden paralel bağlarız onu söyle hadi.
    ( buraya kadar ki diyalogdaki konu bize meslek lisesi 1. sınıf elektronik bölümünde fazlasıyla öğretilmiştir zaten. )
    - bilmiyorum hocam.

    Hocamız sonra sınıfa döner. Evet gençler neden seri eğil paralel bağlandığını bilen var mı ? Sınıftan bi kaç kişi parmak kaldırır. Hoca sizde adam olacaksınız tüh size der. Hiçmi çalışmadınız öğrenmediniiizzz.. Azarı yiyen sınıf suskunlaşır. Sonra hoca bi zahmet cevabı kendisi verir.

    - çünkü voltmetrenin iç direnci büyüktür çocuklar. Otur evladım sende....

    Bu cevabı veren hocamız 20 senedir öğretim görevlisidir. Bu büyük bir başarıdır. 20 sene öğretim görevlisi kalmış herhangi bir ünvan alamamışsan zaten üniversitede işin nedir demezler mi ? Hele ki sana tam destek veren bir üniversitede. Teknik bilgisi olmayanlar için açıklayım, voltmetre bir ölçüm cihazı olup doğada yetişmez, insanoğlu tarafından yapılır. Her kafası basan insanda bilir ki voltmetre insan tarafından özellikle iç direnci çok yüksek yapılır. Yani bu volt ölçmenin teorisi ile alakalıdır ama devreye paralel bağlanması gereklilik olduğundan sorunun cevabı değildir. Nedeni iki nokta arasında potansiyel farkı tespit etmektir. Bunun içinde paralel bağlanır. Bu sıradada şase olmasın diye iç direnci yüksek olarak üretilir bu cihazın.

    Şimdi üniversitede ders veren bir insan bunu siz son 5-6 senedir bilirken, gelip size yalan yanlış anlatırsa ne yaparsınız ? O gün giriş dersinde defterimin kapağına yazdım, demek ki bu okulu terketmenin zamanı geldi. Burdan bana hayır yok. Peki gittiğim yerde bana birşey öğretecek biriyle karşılaştım mı ? Hayır.

    Yani öğrencileri eleştirmek kolaydır. Ama bu öğrencilerin tutumlarının nedeni durduk yere böyle değildir. Üstelik eğitimde asla öğrenci suçlanamaz. Şimdi bir eğitimci olarak söylüyorum, eğitemeyen öğretmeyen öğretmendir. Öğrencileri bu kadar çabuk bunlar adam olmaz diye bırakırsanız evet o öğrenciler sizi haksız çıkarmayacak adam olmayacaktır. Ama onlara medyadan, çevrelerinden farklı bir kültür aşılamaya çabalar, onları kazanmaya çalışır, doğru insanları eğitmen yaparsanız evet o öğrencilerden bir çoğu adam olacaktır. Zaten 15 kişiden biridir üniversitede, fakültede karşınızdaki öğrenci. İyiyi hakeden, kafası çalışandır.

    Özetle, acaba öğrenciler mi suçlu bugünki hallerinden, yoksa onlara üniversite ortamını sunamayan, yetkin olmayan, mesleğini bilmeyen, bilim adamı olup eğitimden hiç anlamayan üniversitelerdeki hocalar, sistem mi ? İyi düşünmek lazım.
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.