fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Ve AKP Kapatılmaz..

Anayasa Mahkemesi Anayasa Mahkemesi, kısa ve orta vadede Türkiye'nin siyasal gelişimini kökünden etkileyecek bir karar verdi. Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP'nin şeriatçı zihniyetlerin odağı olduğu yönündeki iddiası mahkemenin 11 üyesinin 10'u tarafından gerçekçi bulundu. Bu kanaate rağmen, mahkeme hukuken bir kapatma kararı almadı. Bunun yerine AKP'ye uyarı mahiyetinde hazine yardımlarının yarısını men etme cezası verdi.

Peki tüm bunlar ne demek oluyor? Öncelikle, mahkemenin Abdurrahman Yalçınkaya'nın kaygılarını haklı çıkardığını ortaya koymamız gerekiyor: Mahkemenin 11 üyesinden birisi hariç hepsi AKP'nin şeriatçı odakları bünyesinde barındırdığını kabul ettiler. Bu noktada ise AKP'yi kapatmaktansa nispeten daha hafif bir ceza olan hazine yardımlarını kesme kararını aldılar. Burada hem AKP'ye hem de topluma bir mesaj verdiler. AKP'ye verilen mesaj kendisiyle hesaplaşmasının gereği, aksi halde bir daha söz konusu olabilecek bir davada kapatılacağı yönündeydi. Topluma verilen mesaj ise Abdurrahman Yalçınkaya'nın iddialarının büyük oranda kabul edildiğiydi.

Sonuç hukuksal olarak nasıl değerlendirilir, onu zaman gösterecek. Siyasal olarak ise AKP kısa vadede bir rahatlama içerisine girecektir. Yalnız orta vadede, en azından yaklaşan seçim süreci içerisinde AKP'nin oy kaybı içerisinde olduğunu gözlemliyorum. En azından kamuoyu araştırmaları bu yönde sonuçlar veriyor. Anayasa mahkemesinin kararı eğer AKP'nin kapatılması yönünde çıksaydı, muhtemelen AKP'nin oy oranlarındaki düşüş bir son bulacak ve AKP'nin oy oranları tekrar artmaya başlayacaktı. Bu kırılma olmadı, Anayasa mahkemesi AKP'ye yüzbinlerce tepki oyu armağan etmedi: bunun sonucu olarak AKP oy kaybetmeye hala devam ediyor.

Sözün özü, Anayasa Mahkemesi AKP davasını kendi görüşünü de belirterek halka sevk etti. Halkın şu anki haleti ruhiyesi AKP yanında değil, bunun zamanla değişeceğini de pek sanmıyorum..

Yorumlar

  • doğru olanı yaptı. akp içinde son derece tehlikeli zihniyette insanlar olsa dahi bir müddet daha parti yerine bu kişilerle savcıların bireysel olarak uğraşması daha mantıklı.
  • İlk duyduğumda ilk önce şaka falan olmalı dedim birden. Açıkçası kapatılacağını düşünüyordum, ama mantıklı düşününce Akp\'nin eline koz vermemek sanırım iyi oldu gibi... Yani mağduru oynayamayacaklar gelecek seçimlerde. Diğer bir yandan da başka bir endişem ülkede satılmayan malları / kurumlarıda bu süre içerisinde yabancılara ikinci el fiyatına peşkeş çekebilecek olmaları da düşündürücü diğer bir yanı bu kararın... Uzar gider daha da...
  • Güzel kardeşim, 10 kabule 1 ret oyu olsaydı zaten kapatılıyordu parti. Başkan kendi açıklamasında değindi bu konuya; partinin kapatılması konusunda 6 kabul oya 5 ret oy verildiğinden parti kapatılmadı 7 kabul oyu olsaydı da kapatmaya yetiyordu, hatta Başkan ismen kabul ve ret oyu verenleri de canlı yayında açıkladı.
    Bu gelişmenin ardından Hazine yardımının kesilmesi konusu görüşülmüş ve kabul edilmiştir. Senin gibi uluslararası ilişkiler öğrencisine bu ayrıntıları atlamak yakışmıyor. Sırf bir şeyler yazmış olmak için yazma bence!
  • @ Emir Alp; detaylar noktasında benim bir sorunum yok. Aksine sen detaylara dikkat etmiyorsun. Bilmem farkında mısın, ki olmadığın yorumundan belli, ben yazımda şunu yazıyorum: \"Abdurrahman Yalçınkaya\'nın AKP\'nin şeriatçı zihniyetlerin odağı olduğu yönündeki iddiası mahkemenin 11 üyesinin 10\'u tarafından gerçekçi bulundu.\" Yani ben mahkemedeki 10 yargıç da AKP kapatılsın dedi demiyorum. Bu insanların tamamı AKP\'nin şeratçı bir takım kesimlerin odağı haline geldiğini kabul ettiler diyorum. Aksi halde olsaydı bu 10 isim de red oyu verirdi. 11 yargıç arasında bir tek red oyu verildi ve onu veren isim de Haşim Kılıç. Yani 10 üye de birşeyler olduğunun farkında, sadece ceza noktasında aralarında ayrılıyorlar. Çoğunluğu en ağır ceza olan kapatılmayı seçiyor, diğerleri ise nispeten daha hafif olan hazine yardımını yarı oranında kesmeyi seçiyor. Bilmem anlatabildim mi? Ayrıca \"Sırf birşeyler yazmış olmak için yazma bence!\" önerin için de teşekkürler ama öncelikle bu önerine sen kulak vermesini bil..
  • Alınan kararın üzerinden bu çıkarım yapılabilir; yani akp bir odaktır v.s. türünden bir çıkarım. Ama bütün bunlar normal hukuk zemininde yapılacak şeyler. Türkiye\'de akla zarar \'367 kararı\' veren bir hukuk var. Mesela, sayın savcının iddianamesinin bırakın doğruluğunu, tamamen mesnetsiz suçlamalardan ibaret. Bunlar zaten uzun uzun tartışıldı. Söylemek istediğim şey, Türkiye\'nin acil bir hukuk reformuna ihtiyacı var.

    Düşünebiliyor musunuz; bu ülkenin hukukçuları, aydınları bir orta noktadan (buluşma noktasından) bahsediyor. Ya insaf, hukukta böyle bir \'orta nokta\' anlayışı olabilir mi?

    Neticede, üzerinde durmamız gereken şey, Türkiye\'nin hukuk devleti olması için gereken adımların hayata geçirilmesi olmalıdır. Bunun içinde yeni ve tam demokratik bir anayasa için çalışılmalı.

    u.b.
  • @ucanbalik; yaptığım tespite katılıyor olmanız memnuniyet verici. Öncelikle bu sebepten ötürü teşekkür ederim. Hukuk reformu noktasında ise ben, açıkçası, pek umutlu değilim. Çünkü Türkiye\'de insanlar kendi başına birşeyler geldiği zaman birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Hal böyle olunca da yapılan işler ya da reformlar fazlaca yanlı olabiliyor. AKP bugüne kadar meclisteki çoğunluğuna rağmen kılını kıpırdatmamışken bugünden sonra birşeyler yapması hiç samimi olmayacaktır. Oysaki söz konusu kanun maddeleri 2001\'den bugüne mevcutlar, yani birileri bunları piyasaya yeni sürmedi. Bu noktada AKP bunca zaman bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesinde hareket etti ve bugün de bunun cezasını çekti. Daha aylar öncesinde AKP\'ye kapatılma davası açılmamış, sadece DTP kapatılmayla karşı karşıya kalmışlen neden hiçbir liberal-AKP\'li bir hukuk reformunu akla getirmedi. İşte bu noktada ortaya ahlaki bir sorun çıkıyor ve ben de bu sebepten, işin açıkçası, bir hukuk reformunun çok da yararlı olacağına tam olarak inanamıyorum.

    Ayrıca dikkat ettin mi, bilmiyorum ama AKP\'yi kurtaran isim de Bülent Ecevit olmuştur. 2001\'de yaptığı ve parti kapatmayı zorlaştıran kanun değişiklikleri bugün meyvesini vermiştir. Daha da önemlisi Bülent Ecevit bunları yaparken, kapatılması akla bile getirilemeyecek DSP\'nin başındaydı. Yani sadece kendini düşünmüyor, hukuku herkes için düşünüyordu. Umarım Recep Tayyip Erdoğan\'da böyle düşünüyordur..

    Anayasa noktasında da ben pek umutlu değilim. Anayasa Hukuku dersini kitaplarından okuduğum ve AKP\'nin sivil anayasasının baş tasarlayıcısı Prof. Ergun Özbudun, parti kapatmaları noktasında 82 Anayasası\'ndan pek de farklı düşünmüyor. Birebir kopyala/yapıştır yapılmasından yana kendisi...
  • Güzel kardeşim; koşulsuz şartlanma olsa gerek, dediğin gibi yanlış anlamışım. Mahkeme kararıyla ilgili o kadar yorum okudum ki mazur gör artık. Haksız ithamımdan dolayı özür dilerim. Sadece yazmış olmak için yazma önerimi genel olarak değerlendir bence, art niyet arama altında.
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.