Vizeler, Üniversite, Kütüphane, Ankara ve Kitap..
Üniversitede vizelerin sonuna geldim sayılır, yarın sabah Anayasa Hukuku Vizesi'ni de hallettiğim vakit özgür olacağım. Anayasa Hukuku güzel, bilindik bir ders; bu sebepten içim rahat. Tabii ben yine de tedbiri elden bırakmadım; bugün Merkez Kütüphane'ye gidip bir iki saat çalıştım. Bu sırada, üniversitenin önceleri çok heybetli görünen kütüphanesinin gözümde ne kadar da küçüldüğünü fark ettim. Geçen günlerde "Türkiyede Feodal Yapı ve Güneydoğu Araştırmaları" başlığında bir araştırma yapmaya kalktım, inanın en ufak bir kaynağa bile ulaşamadım. Kütüphaneden (ki kütüphaneye koca bir kat dolusu yüksek lisas ve doktora tezi de dahil) ve üniversitede geçirdiğim onca zamandan yola çıkarak şunu rahatlıkla yazıyorum: Üniversiteler bitmiştir! Feodaliteyle böylesine içli dışlı bir coğrafyada, feodalizm araştırmalarından bu kadar uzak kalmak, ayıptır!
Başlığın vizeler, üniversite ve kütüphane böylümünü üst paragrafta açıkladığımı düşünüp geçiyorum işin Ankara ve kitap kısmına: Yarın vizelerim biter bitmez ailemin yanına gidiyorum. Anlayacağınız bana yine yollar göründü, Ankara yolları.. Ankara'da uzunca bir süre kalmayı planlıyorum: bir ve hatta iki hafta kalabilirim. Bu sürede kendimi, daha önce de bahsettiğim, blog kitabıma vereceğim. Kitap konusunda şu anda araştırma va yavaş yavaş da bir şablon oluşturma aşamasındayım. Ayrıca yazımını tamamladığım bölümler de mevcut. Sanırım kitabı yayınlamam üç aydan çok daha fazla sürmeyecek ve kitabım Türkiye'nin ilk elektronik blog kitabı olma özelliğini taşıyacak. Çalışmak, insanlara anlatmak için bilgi taraması yapmak ve edindiğin bilgileri deneyimlerinle yorumlamak çok büyük bir mutluluk..





