Yaşamın Kıyısında, Fatih Akın ve Devrim
Tatilde en iyi yapılan şey, özellikle Ankara gibi soğuk bir yerdeyseniz, sıcacık odanıza çekilip film izlemek. En azından ben şu günlerde bunu yapıyorum. Mutlu muyum? Mutluyum.. Geçen gün Fatih Akın'ın "Yaşamın Kıyısında"sını izledim, öneririm çünkü gerçekten hoş bir film. Onun dışında Türkçe'ye "Avukat" diye çevrilmiş "Michael Clayton" adlı George Clooney'nin oynadığı ikinci bir filmi de sabaha doğru izledim. Açıkçası pek sarmadı beni, kaliteliydi ama sinemada kalite her şey demek değilmiş onu gördüm..
Fatih Akın'ı artık sevmeye başladım, güzel filmler yapıyor. Yaşamın Kıyısında'yı izlerken pek çok kez Anadolu'da yaşadığıma mutlu oldum. Çok güzel manzaralar yakalamış Fatih Akın. Film bir bakıma devrim tenkidi de yapıyor, bunun yanında sistemin aksayan yanlarını da ortaya koyuyor ve size üçüncü bir yol sunar gibi oluyor: Avrupa Birliği. Bu siyasi görüşünüze göre eleştirebileceğiniz veya takdir edeceğiniz bir yön pek tabii: bu noktada Avrupa Birliği hedefindense Goethe ile ilgili şu sözler beni etkiledi: "Goethe'nin devrime karşı olmasının nedenleri ahlaki değildi, sadece ani ve köklü değişimlerin düzensiz ve kontrol edilemez olduğunu düşünüyordu. İki sözü bunun nedenini belirgin bir şekilde ortaya koyuyor: Birincisi "Kim ister bir gülün kış ortasında açmasını? Her şeyin bir zamanı var: Yaprağın, tomurcuğun, çiçek açmanın. Ancak ahmaklar böyle çağdışı heyecana kapılırlar."
Devrim noktasında Goethe haksız sayılmaz, halkın beynindeki tabular yıkılmadıktan sonra neyi devirirseniz devirin birgün devrilmeye muhtaçsınızdır demektir. Herşeye bir süreç işi olarak bakmak en doğrusu, bugün Türkiye'de süreçlere inanan bir yapılanma iktidarda. Devrimciler neredeler, göremediğim için bilemiyorum! Bu noktada artık birileri yeni çıkış yolları üretmek zorundalar kendilerine..
Sözerime son verirken, bir alıp izleyin derim Yaşamın Kıyısında'yı.. Filmde kurban bayramının doğuşuyla ilgili olarak Hz. İbrahim'in oğlunun başını kesmesi öyle güzel toparlanıyor ki sırf onun için bile izlenir bu film: Çocuk babasından öyküyü dinler ve korku içinde sorar; baba sen olsaydın beni Allah'a kurban eder miydin? Babası cevap verir; Seni korumak için, gerekirse Allah'a bile düşman kesilirim..






