Yeni Amerikan Politikaları ve Türkiye
ABD yeni politikalar üretiyor, daha doğrusu daha önce planlarını yaptığını düşündüğüm politikaları uyguluyor. Bu politikalar da dünya politikasında ABD karşısında edilgen bir duruş sergileyen Türkiye'yi, yani bizleri fazlasıyla etkiliyor. ABD'nin değişen bu politikalarını 13 şehit vermemizde, PKK'nin tabiri caizse dirilmesinde ve son olarak daha günün ilk saatlerinde haberini aldığımız ermeni tasarısının kabul haberinde fazlasıyla görmemiz mümkün.
Bu noktada, görünen köy klavuz istemiyor: ABD, Türkiye'den vageçebilecek konuma gelmiştir. Dün, bu böyle değildi: SSCB karşısındaki ABD Türkiye'ye belli konularda destek ve bağlı olmak zorunluluğundaydı. Olası bir sosyalist ilerlemeyi Türkiye sınırlarında durdurmak ABD'nin çok hoşuna gitmiştir o günlerde, eminim. Ama bugün ABD'nin karşısında kocaman bir tehdit olarak SSCB yok, bu da Türkiye'nin cazibesini yiğtirmesine sebep oluyor. Bu noktada fonksiyonlarımız tamamen bitmemiş, ABD hala bize belirli konularda destek ve bağlı olmak zorunluluğunda olsa da gelecek günlerde bu zorunluluğu da kalmayacak. Nasıl mı? Irak'la... ABD kendi var ettiği yeni Irak'ı kullanacak, en basit tabirle bugünden sonra Irak Türkiye'den rol çalmaya başlayacak...
Bu noktada Türkiye ne yapar bilmiyorum, geçen gün Uluslararası İlişkiler dersinde Prof. Dr. Tayyar Arı'ya bu çekincemi açıkladım. Tayyar Hoca, Türkiye'nin artık ABD'ye bağlı olamayacak kadar büyük bir devlet olduğunu söyledi. Yani düşüncemi pek tasvip etmedi. Bu noktada benim gibi düşünen profesörler de var ama, örneğin Prof.Dr. Yalçın Küçük bu noktada benim fikirlerimi tamamen paylaşıyor, yoksa ben mi onunkileri paylaşıyorum
))






