Yine Yeni Anayasa
Son dönemlerde sık tartışılan ama bir türlü hayata geçirilemeyen çalımlı bir proje; sivil anayasa. Çalımı tabi ki "sivil" sıfatından kaynaklanıyor. Bu sıfatın seçmenin hoşuna gideceğini bilen liderler, genel seçim vaatlerinin arasına bu projeyi de eklemişti. Bu seferse, bir yerel seçim arifesinde proje gündemde. Başbakan tarihi müjdeledi; nisan ayı.
Mevcut anayasa, 1982 anayasasından bozma, bunun yanında 1982'den ağır esintiler taşıyan bir anayasa. Bu anayasaya karşı, farklı siyasi görüşler taşıyan kişilerden pek çok farklı doğrultuda eleştiriler var. Herkes gibi benim de kendimce eleştirilerim var. Ama önemli olan soru şu: Yeni bir anayasa ülkeye farklı olarak ne kazandıracak? Hükümetin tespit ettiği eksiklikler hangi yönde? Hükümet, çalışmalarını şeffaf biçimde yürütmediğinden olsa gerek; cevap belirsiz.
Anayasalar, kurulu bir düzenin teminatı olduğu gibi, yeni bir anayasa getirmek de, köklü bir değişimin vesikası olmuştur ve yeni düzen vaat eder. Hükümetten kimsenin köklü bir değişim beklemediği gibi, hükümetin hiç böyle bir vaadi de olmadı. O halde, sivil anayasa projesinin uygulamaya geçirilmesiyle hiçbir şey kaybetmeyeceğimiz gibi, pek işlevsel değişiklikler kazanamayacağımız da açıktır. O yüzdendir ki bu atılım, beni ve gözlemlediğim kadarıyla insanımızı da hiç heyecanlandırmıyor. Yeni anayasa, yapıya frekans değişikliğinden çok ince ayar vermeyi amaçlıyor. Son tahlilde anayasadaki tek değişimin önündeki niteleme sıfatından ibaret olacağını düşünüyorum.






