Yüksek Mimari, Geçmişimiz ve Bugünümüz
Kayra bloguma yorum yazmış, ben de bunun üzerine meraktan olsa gerek kendisinin blogunu ziyaret ettim. Kaşıma çok ilginç birşey çıktı; Sivas'a bağlı Divriği'nde mükemmel bir mimari yatıyor: Divriği Ulu Cami..
Mimari bu kadar mı mükemmel olur, bu kadar mı detaylı işlenir o taşlar? Gözlerime inanamadım, Anadolu topraklarında böylesine bir güzellik olması beni çok etkiledi. Mengücekoğulları Beyi Ahmet Şah tarafından 15 yılda yaptırılmış bir eser Divriği Ulu Cami. Öylsine güzel bir mimariye sahip ki, UNESCO tarafından taa 1985 yılında korunması gereken dünya mirası listesine alınmış.
Mimariyi daha da farklı kılan nokta Ağustos aylarında caminin Batı Kapısı'nda beliren namaz kılan insan silüeti. Bu mükemmel bir detay, ya da raslantı; bilemiyorum. Ama onca taş işçiliğinin ve estetiğin ardından bunun da zamanın iş bilen ustalarının elinden çıkmadığına inanmak biraz zor. Bu noktada bizi ve mimariyi düşünüyorum da; nerden nereye, diyorum! Evet, nerden nereye?
Bugüne kadar mimari denildiği zaman aklımda hep Avrupa imgelenirdi, oysa artık bu noktadan sonra bir de Sivas Divriği Ulu Cami imgelenecek. Düşünüyorum da bizler potansiyellerimizin çok altında yaşıyoruz. Anadolu'nun bizden önceki sakinleri bu çorak toprağa mimari eserler serpiştirmişler. Peki şimdi, son on beş yıldır yapılan hangi yapıyı geleceğe taşıyacağımızı düşünüyorsunuz? Yeni inşası biten ve yüksek bir mimari görebildiğiniz kaç yapı var mahallenizde, şehrinizde ve acı ama ülkenizde? Sanırım biz zamanla fazla gerilemişiz ve işin daha da acı olanı yüksek bir medeniyet var ettiğimiz günleri de çoktan untup gitmişiz!






