Bir film almak, izlemek ve sizlere anlatmak için yine başıma büyük dertler aldım. Ankara'nın bu bunaltıcı havasında bilgisayarımın başından kalkıp, onca yol yürüdüm ve sonunda zor da olsa korsan bir cd satıcısı bulabildim. Bulmuşken de cebimde ne varsa boşalttım tabii, eve girerken filmlerin yarısını çantama yarısını da babam kızmasın diye kemerime sokuşturdum. Anlayacağınız tüm bu eziyetlere sırf sizin için, gelin de şurada bir iki satır yazımı okuyun diye katlandım. İnanmadınız değil mi? İnanmayın zaten...
Gelgelelim "Korkuyorum Anne"ye. Eskiden olsa saklardım ama artık bunun zeka fışkırması olduğuna inandığım için sizden saklamayacağım: Filmin afişinden, filmin bir komedi filmi olduğunu ne hikmetse anlamadım; hatta daha abesi ilk başlarda filmin bir koku filmi olabileceğini düşündüm. Gel gör ki filmin afişindeki koca bir gülen suratın farkına varmam uzun sürmedi ve kendime uzunca bir süre güldüm. Bu bakımdan daha jelatinini açmadan beni güldüren ilk Türk komedi filmi olma özelliğini de taşıyor Korkuyorum Anne...
Film "İnsanlar ikiye ayrılır..." diye başlıyor. Önce şaka gibi algılıyoruz. Sağlık memuru Rasih bey insanları eğri basanlar doğru basanlar; komşusu terzi Neriman hanım ince belliler, kalın belliler; sünnetle başı belada küçük Çetin sünnet olmuşlar, olmamışlar; kocasız çocuk doğurmaya niyetli İpek sevdiklerine verdikleri hediyeleri geri isteyenler, istemeyenler diye insanları ikiye ayırıyor. Önceleri elbette bunlara bolca gülüyorsunuz, zamanla bu iddiaların aslında sizlere bir felsefe sunduğunu anlıyorsunuz. Bu ve daha burada saymaya fırsat bulamayacağım onca özelliği bakımından filmin sadece güldürmediğini, insana ve hayata dair pekçok şeyi içerisinde barındırdığını söyleyebilirim.
Evinin altında koca bir sinema olan ben her nedense bu filmden haberdar olmadım, dolayısıyla filmi alırken pek de kaliteli bir yapım olduğuna emin değildim. Kimlerin oynadığı hakkında en ufak bir fikrim dahi yoktu. Ne mutlu ki film korkularımı yersiz çıkarttı ve mükemmel bir oyuncu kadrosuyla karşımda dikildi. Filmde kimler yok ki? Ali Düşenkayalar (Bu isme dikkat!), Işıl Yücesoy, Köksal Engür, Şenay Gürler, Arzu Bazman, Bülent Emin Yarar, Turgay Aydın...
Ali Düşenkayalar'ın yanına "Bu isme dikkat!" ibaresi koydum çünkü gerçekten de dikkat edilmesi gereken bir oyuncu. Filmde mükemmel bir oyunculuk çıkartıyor ve sizi en fazla o güldürüyor. Zaten filmin öyküsü de genellikle onun başından geçen olaylar üzerine kurulmuş:Korkuyorum Anne, Ali’nin geçirdiği bir trafik kazası ile başlıyor. Ali, kazada hafızasını kaybediyor ve filmin bütün ‘insanları’ kendilerini Ali’nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde buluyorlar.
Uzun lafın kısası, eğer düzgün bir film izlemek istiyorum diyorsanız bu filmi alın. Hatta alıp da bir kere izlemekle de kalmayın, iki ayda bir tekrar izleyin. Her izleyişinizde de Reha Erdem'e bu kadar güzel bir film yaptığı için teşekkür etmeyi unutmayın...
Not: Film hakkında bana inanmıyorsanız veya filmin resmi web sitesini görmeden film almamcılardansanız, buyrun: www.korkuyorumanne.com