Eşitim, Eşitsin, Eşit, Eşitiz, Eşitsiniz, Eşitler...
Eşitlik hakkında çokça laf sarf edilmiş bunca zamandır. İnsanların eşit olabilirliği ya da olamazlığı üzerine bolca kafa yorulmuş. Bugün gelinen noktada,ben eşitliğe pek de inanmıyorum. Sadece olması gereken ama olması hiç de muhtemel olmayan bir ütopya olarak görüyorum eşitliği. Sadece nispeten daha eşit günlere gelebilmeyi umut ediyor ve bunun için çalışıyorum.
Bakunin güzel bir laf söylemiş zamanında: "Ekonomik eşitlik olmaksızın verilen politik eşitlik bir teranedir, bir sahtekarlıktır, bir yalandır." Bugün bu yalanın üzerine kurulmuş bir dünyada yaşıyoruz. Vergi rekortmenleri listesindeki 100 mükellefin geçen yıl ödediği vergi, 61 ilin beyanına dayanan vergi tahsilatından fazla. Hadi hepsini geçtim, sadece Aydın Doğan'ın tek başına ödediği vergi 33 vilayetten fazla.
Paranız oranınca gücünüz oluyor yaşadığımız sistemde ve bu sistemde böylesine bir dengesizlik olması eşitliği çok çoook uzaklara itiyor. Eşitlik tatlı bir ütopya, günümüz gerçeklerinden çok çok uzaklarda kalmış bir ütopya.. Hiçbirimiz eşit değiliz, ya çok çok ilerilerde ya da çok çoook gerilerdeyiz.
Peki ne yapmalı? Komünist mi olsak? Bu topraklar komünist olacak olsa yıllar önce olurdu, komünizmin çetin yollarına sapıp da bu halk için başınızı yakmaya değmez. Alan mutlu, veren mutlu. Siz komünist olmaya değil de Aydın Doğan olmaya bakın. Bu halk belki de bunu hak ediyor?!













