Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

Yazılar

Abdüllatif Şener: 'Türkiye'yi Soyuyorlar'

abdullatif_sener Abdüllatif Şener, hepimizin yakından tanıdığı bir isim: AKP'nin kurucularından ve geçen dönemin AKP'li maliye bakanı. Fatih Altaylı'ya açıklamalarda bulunmuş sayın Şener; "Türkiye’de özelleştirilen kurumların hepsi hizmet sektöründe. Alan yabancılar hemen hemen hiç bir yeni yatırım yapmıyorlar. Karlı kuruluşları alıyorlar. Ödedikleri paranın çok daha fazlasını bir kaç yıl içinde kar transferi olarak yurt dışına çıkarıyorlar. Para basan kuruluşlarımızı, bir kaç yıllık karları karşılığında devrediyoruz. Bunun en iyi örneği telekom şirketleri. Bunların kar transferleri bir kaç yıl içinde Türkiye’deki cari açığı bir kaç katına çıkaracak. Rakamlara bakarsanız net olarak görülüyor. Türkiye’den dışarıya giden kar transferi bir kaç yıl içinde 89 milyon dolardan 2 milyar dolara çıkmış. Bu daha da büyüyecek. Şimdi otoyolları da satacaklarmış. Yahu size ne zararı var. Her yıl belirli bir geliri var. Taş atmadan kol yormadan. Şimdi onları da satacaklar. Peşin parayı al kısa bir süre rahatla ama geleceği sat. Şuursuzca yapılan bir işlem. Bakın bu şirketlerin hiç biri üretim yapan alanlardan gelmiyor. Ya finans, ya telekom. Hepsi hizmet sektörü."diyor..

Bunlar çok önemli açıklamalar. Yapılan yanlış ekonomik planlamanın kabulü sayın Şener'in ağzından dökülen bu sözler. Sorulması gereken onlarca soru var. Sayın Şener de bu sorularn muhattapları arasında. Kendisi acaba bu açıklamaları ve saptamalarını zamanında Tayyip Erdoğan'ın kulağına da fısıldadı mı? Kendisinin de içinde bulunuduğu geleneğin icraatları sonucu Türkiye'nin bu hallere düşürülmesinde Sayın Şener acaba kendisini ne kadar sorumlu buluyor? Bu işler, altına imza atıp da sonradan biz yanlış yaptık denilecek kadar basit işler mi? Karartılan bir ülkenin geleceği, yurdum insanının yarınları karartılan. Umarım tüm sorumlularda hesap sormasını becerir yurdum insanı?!

Uludağ Üniversitesi Şenlik'08

Şenlik Var Uludağ Üniversitesi'nin geleneksel olarak düzenlediği bahar şenlikleri şu sıralar son hızıyla sürüyor. "Hoşgörü" teması işlenen Şenlik '08, binlerce öğrencinin katılımıyla ve birbirinden değerli sanatçıların performanslarıyla renkleniyor. Geride kalan 3 günde Serab Erener, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin ve Hüseyin Turan konserleri gerçekleştirildi. Yarın ise şenliğin kapanışı Duman ile yapılacak..

Sadece konserlerle de sınırlı kalınmadı, birbirinden değerli konuşmacıların katılımıyla onlarca konferans düzenlendi. Üniversitenin içine kocaman bir lunapark inşa edildi.. Cümbür cemaat geride kalan vizelerin, o uykusuz gecelerin yorgumluğunu attık. Bu sebepten bloguma bile bir gün ara vermek zorunda kaldım :( Ama artık ara falan yok, bilgisayarımın başındayım. Yarın Duman konseriyle şelikler son buluyor ve ben yine düzenli gündem analiz ve yorumlarımla karşınızda olmaya çabalayacağım.. 

YouTube'a Yine Yasak!?

youtube_logo YouTube, Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24.042008 tarih ve 2008/468 nolu kararı gereği Türkiye'den engellenmiş. Bunu daha öncesinde de pek çok kez yaşadık ve her seferinde belirli bir sürenin sonunda yasak kalktı. Artık bu bir kısır döngü halini almış görünüyor, YouTube kapatılıyor, açılıyor; tekrar kapatılıyor, tekrar açılıyor, tekrar tekrar kapatılıyor, tekrar takrar açılıyor.. Ya YouTube'u tamamen kapatalım ya da bir gün öyle bir gün böyle yapmaktan vageçelim.

2008 Blog Ödüllerinde Oylama Bitti :)

2008 Blog Ödülleri'nde oylama dün gece itibariyle bitti. 14 günlük oylama maratonu, büyük heyecan ve ilgiyle geride kaldı. Şimdi tüm blog yazarları olarak oyların, oranların tam olarak belirlenmesini ve açıklanmasını büyük bir merakla bekliyoruz. Bloglama'dan öğendiğimiz bilgilere göre ödül alan bloglar, 10 Mart 2008 Cumartesi gecesi Galatasaray Üniversite'sinde açıklanacak ve ödüller burada sahiplerini bulacak. 10 Mart'a kadar beklemek eminim çok zor olacak, bu noktada Bloglamadan en azından kısık da olsa fısıldamalar bekliyoruz..

Bugüne kadar geçen 14 günde bana oylarıyla destek olan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Eğer bir ödül alacak olursam, bu siz değeri okuyucularımın verdiği o değerli oylar sayesinde olmuş olacak. Bu noktada, oylama sürecinde geride kalan 14 günde sizlerden gördüğüm destek ve ilgi bile bana fazlasıyla yeter. Herkese çok çok teşekkür ederim..

Uludağ Üniversitesi 4. Medya Ödülleri

Tuncay Özkan Geride bıraktığımız Cumartesi günü çok tatlı bir heyecan ve koşuşturmanın içerisindeydim. Uludağ Üniversitesi Öğrenci Toplulukları tarafından düzenlenen U.Ü. 4. Medya Ödülleri'nde, Uludağ Üniversitesi'nin en iyileri güzel bir gecede ödüllendirildiler. Otuzu aşkın öğrencinin ve bir o kadar da profesyonelin görev aldığı gecede elimizden gelenin en iyisini yapmaya çabaladık ve bugün gelinen noktada iyi bir iş yapmış olmanın mutluluğunu ve özellikle gururunu yaşıyoruz..

Yirmi ayrı kategoride verilen ödüller, üniversitemiz öğrencisi 10.000 kişinin oylarıyla belirlendi. Bu noktada KanalTürk'ün En İyi Kanal, En İyi Haber Programı ve Rektörlük Özel Ödülü'nü alması üniversitemizin öğrenci kalitesini gözler önüne serdi. Bunun yanısıra Beyaz Show'a En İyi Show Programı, Anında Görüntü Show'a En İyi Çıkış Yapan Program, Kurtlar Vadisi'ne En İyi Dizi ödülü verildi.

Ödül töreninin hazırlıkları sırasında, üniversitemde artık elimden geldiğince her türlü etkinliğe destek vermeye kesin olarak karar verdim. İlerleyen süreçte sosyal sorumluluk kampanyaları ağırlıklı olarak katıldığım her türlü etkinliği burada sizlere sunmaya çalışacağım. Böylelikle hem üniversiteme hem de ülkemin aydınlık geleceğine karınca kararınca destek verebileceğim..

Bursa Blog Yazarları Buluşması

Blog Yazarları Buluşması Bundan bir hafta önce Blograzzi'de "Bursa Blog Yazarları Buluşması" başlığında bir başlık açmış; İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından Bursa'da da bir Blog Yazarları Buluşması organize etmeyi teklif etmiştim. Bugün gelinen noktada bu teklifimi oldukça ilgi görmesine mutlu oldum, Blograzzi'de katılabileceğini söyleyen oldukça yazar oldu. Yer, tarih ve saat noktasında herkese uygun birşeyler ayarlaya çalıştık. Bu iş olacak ve hatta güzel olacak gibi..

Şu an için tarih, saat ve mekan kesinleşmiş durumda. 24 Mayıs 2008, saat 14:30'da Kültür Park'ta buluşuyoruz. Bursada ikamet eden tüm blog yazarları davetlidir! Katılmak isterseniz, Facebook'taki bu sayfamıza bakabilir. Ayrıca gelmek isteyen arkadaşlar iletişim noktasında okan_yuksel@yahoo.com adresine katılmak istediklerine dair bir e-posta yollarlarsa kendilerine telefon numarası yollanacak ve o telefonla koordinasyon sağlanacaktır.

Güzel Günler Göreceğiz, Güneşli Günler..

Ortadoğu

Bugün dünyanın hemen her yerinde çocuklar istismar ediliyor, savaşlarda kanları dökülüyor çocukların. Çocuklarımız çalıştırılıyor, kocaman makinalarında fabrikaların. Kendini uygar sayan devletler bombalıyor, çocuklarımızı. Ortadoğu'da çocuklarımız ölüyor. Yaşadığımız tüm sunni gerginlikler, kutuplaşmalar bu çocukların bir tek damla kanı göz önünde alındığında ne kadar da önemsiz kalıyor?! Bugün Ortadoğu'da çocuk kanı, çocuklarımızın kanları dökülüyor! Çocuklarımız acı çekiyor, ölüyor! Buna bir dur demeli, artık bi'şey yapmalı! Çocuklarımız artık güzel günler görmeli, güneşli günler.. Motorları sürebilmeli çocuklar, maviliklere..

CHP'nin Kürt ve İşçi Açılımı

Deniz Baykal CHP geride bıraktığımız günlerde olağan kurultayını tamamladı ve Deniz Baykal'la yoluna devam etmeye karar verdi. Bu noktada pek çok yazı yazıldı, söz söylendi. Herkesin hemfikir olduğu tek şey bir değişimin gerekliliğiydi. Evet, değişim fazlasıyla gerekiyor; eğer CHP oy potansiyelini arttırmak istiyorsa değişmek zorunda!

Kurultayın beni en şaşırtan ve ilgilendiren notkası kurultayda iki ünlü Kürt sanatçının yer alması oldu. Kurultayda Aynur'un "Keçe Kurdan", Ciwan Haco'nun ise "Se Se" adlı Kürtçe parçaları seslendirildi. Kürtçe şarkıların çalınması salonda, "CHP Kürt açılımına şarkılarla başladı" şekilnde yorumlara sebep olmuş. Bunlar sevindirici gelişmeler, CHP umarım artık bir açılımın gereğini hissediyordur! CHP, Mustafa Kemal'in milliyetçilik anlayışı doğrultusunda bu topraklarda yaşayan her etnik yapıya kapılarını sonuna kadar açmalıdır. İktidarı hedefleyen bir CHP, Kürt vatandaşlarımızı ne şeriatçıların ne de Barzani'nin eline bırakmamalıdır!

CHP işçileri, üniversiteleri ve sol adına bu ülkede birşeyler yapan vatansever insanları bünyesine katmadıktan sonra gelişimini tamamlayamayacak ve potansiyellerinin çok çok altında oylar alacaktır. 1 Mayıslarda CHP olmadıktan sonra, Diyarbakır'da CHP oy alamadıktan sonra günümüz CHP'si bu ülkenin kaderi üzerinde acak muhalefet misyonunu üstlenebilir. Bugüne kadar sürdürülen beceriksiz politikalar Mustafa Kemal'in CHP'sini ebedi muhalefet partisi konumuna düşürmüştür. Bu noktada CHP'nin yapması gereken iki açılım da ortadadır: CHP, bölünmez bir Türkiye ve Kemalist bir iktidar için Kürtleri ve solu kazanmalıdır.. 

Üniversite'de Blog Tanıtımı

Blo Bugün üniversitede, Türk Dili dersi sırasında hocamız Meral Akkök seksen öncesi gençlikle günümüz gençliği arasındaki farklara değindi. Onların neler düşünebildiklerini ve daha önemlisi düşündüklerini nasıl ortaya çekinmeden koyabildiklerini anlattı. Bugün ise tüm o anlatılanlar bir ütopyadan farksız görünmekte: Mesela bugün, tüm konuşmaları yapan ve bizlere düşünüp düşüncelerimizi paylaşmamızı öğütleyen hocamız, kürsüye bir öğreciyi davet etti ve herhangi bir konu hakkında görüşlerini paylaşmasını istedi.. İşin acı taradı 200 kişilik amfiden bir tek gönüllü çıkmadı! Bunun üzerine ben cesaretlenerek kürsüye çıkabileceğimi söyledim ve arkadaşlara blogları anlatmaya koyuldum. Sınıfta sanıyorum "blog" kelimesini duyan insan sayısı bir elin parmaklarından çok da fazla değildi. Bu noktada elimden geldiğince blogları ve düşünüp de düşüncelerini paylaşmak isteyen insanlara blogların nasıl aracı olduğunu anlatmaya çalıştım.

Blogları anlatmamız gerektiğine karar verdim bugün. Üniversitelerde bile böylesine küçük bir azınlık tarafından bilinen bir kavramın bu topraklarda etkin ve etkili olması imkanı maalesef yok. Yazıklarımızın daha anlamlı ve en önemlisi satılarımızın daha kuvvetli olması için insanlara blogların ne olup olmadığı anlatmalıyız. Bunun için her blog yazarı elinden geleni yapmalı, hiçbirşey yapamıyorsa çevresindeki insanlara blogları tanıtmaya çalışmalı.. Böylelikle Türkiye'de de bloglar hak ettikleri konuma yükseleceklerdir.

Hürriyet Dolu 60 Yıl..

Hurriyet-20010126 Bugün, basınımızın amiral gemisi Hürriyet'in 60. yılını kutluyoruz. 60 yıl az bir süre değil, özellikle gelişmekte olan ve bir o tarafa bir bu tarafa çekilmeye çalışılan bir ülke için. Türkiye'de herşey o kadar değişken ve belirsiz ki 60 yıl yayın yapmak, inanın, çok zor. Anayasanın bile bir Avrupa ülkesindeki yangın talimatına kıyasla çok daha kolay değiştirilebildiği bir ülkede 60 yıl yayın yapan bir gazeteyi satırlarıma taşımadan edemedim..

Hoş Hürriyet de kurulduğu günden bugüne çok da başı dik yayınlar yapmamıştır, belki de 60. yılını da buna borçludur. Dönemimin adamlığını yaptığı da, patronlarına siyasal bir araç olduğu da doğrudur. Tüm bunlara rağmen, Hürriyet; Türk basını denildiği vakit akla gelen ilk gazetedir. Kurulduğu günde pek ciddiye alınmamış ve hatta bir geleceği olmadığı düşünülmüşse de, bol fotoğrafları ve az yazılarıyla Türk halkının ilgisini çekmeyi başarmıştır.

Bugün gazetenizi alırken yanında bir de Hürriyet almayı unutmayın, derim. Özellikle 60. yılında arşivlenmesi gereken bir yayın bugünkü Hürriyet. Ayrıca ekleri de bir o kadar güzel ve derin; eklerin arasındaki ilk el işi Hürriyet ise tam anlamıyla arşivlik..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.