Eski Dostlar, İlkokul Buluşması ve Tabii Hayat
Dün akşam ilkokul arkadaşlarımla buluştum, son zamanlarda ilk defa bu kadar büyük bir heyecan ve merak duymuştum. Çok güzel oldu, eski günlere gittim.. Ne güzel günlerdi ilkokul yıllarım, tek sorumluluğum hocamın al dediği şeyleri son gün gelmeden babama ya da anneme söylemekti; ki bunu yapmasam da büyük bir kaybım olmayacağının bilincindeydim. Oysa üniversite çok daha farklı, maalesef büyüdüğümüz için artık hocalarımızın ya da sistemin buyurduklarını yapma sorumluıluğunu babamızın sırtına yükleyemiyoruz.. İnsan büyüdükçe, sorumluluk ve bu noktada sorunlar da büyüyor..
Dün arkadaşlarla geçmişi anarken insanın unuttuğunu fark ettim,insan fena halde unutuyor. Yaşanılanları, gelip geçen günleri unutuyoruz.. Unuttuğum o kadar çok şey olmuş ki, o küçük Okan'a dair.. Üzüldüm buna, unuttuktan sonra gelip geçen günlerin ne anlamı olabilir ki; ben bile unuttuktan sonra o günlerin yaşandığını ve en önemlisi mutlulukların acıların var oladuğunu kim iddia edebilir ki? Karar verdim bu sebepten, günü gününe neler yaşadığımı ve en önemlisi neler düşünüp neler hissettiğimi yazacağım..
Adana macerası da yarın son buluyor, bu arada :( Üzgünüm bu sebepten, bu Adana'dan son yazım olacak büyük ihtimalle. Yarın tüm gün hazırlık ve sonunda da 13 saatlik bir Adana-Bursa macerası var.. Daha dostlarımı bile arayamamış, hasret giderememiş halde olmak ve bu zaman darlığında sıkışmak çok zor ve yoğun :( Bu sebepten bir gün mola, hatta daha profesyonel bir tabirle "Yazarımız Okan Yüksel'in yazısı elimize ulaşamadığı için yayınlayamıyoruz." :)






