Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 tane "üretim" etiketli yazı bulundu "üretim" tagli diger ogeler resimler , videolar

Hata Yapmak ve Bilimsel Serüven Üzerine Deneme

Hayatta vazgeçemediğimiz şeylerden birisi hata yapmak, istesek de istemesek de zaman zaman hatalar yapıyoruz. Pek çoğumuz bu hatalarla değerlendiriyoruz kendimizi ya da diğer insanları. Hataları büyüdükçe, hata sahibini küçültüyoruz.. İşte bu sebepten dolayıdır ki bazen hata yapmamak için iş yapmaktan, üretmekten bile korkuyoruz.

Oysaki hata yapmak gereğinden fazla büyütülüyor. Ben hata yapmayı önemsemiyorum, hatalarımı da seviyorum. Çünkü en az doğrularım kadar hatalarımla da insanlığın o yüksek serüvenine katkılarım oluyor. Bilim çoğu zaman hatalarla kazanıyor. Bunu Yalçın Küçük, kendince özetliyor: "Ben bir görüşümün yanlış çıkmasından üzülürüm. Ama bilim kazanır. İyi olur."

Ayrıca çok üretmek, çok hataya da sebep oluyor. Bu sebepten bizim bir takım aydınlarımız üretmeden, eleştiriyorlar. Çünkü ürettikleri vakit, kendilerinin de hata yapacaklarını biliyorlar. Oysa ürten insanın hatası yararlıdır, gelişime açlan bir yoldur. Üreten insan hataları yüzünden eleştirilmelidir ama asla asılmamalıdır! Ürtim olan yerde hata kaçınılmazdır ve hata yapacağım diye üretmemek asıl ahmaklıktır! Balçiçek Palamir bunu bir mülakatında, sanırım Yeni Harman'dı, çok güzel kabullenmiş: "Üreten insan hata yapar, ben de yapıyorum."

Ayrıca hata yapmaktan korkmak, kendini fazla önemsemektir. Hata yaparak kendinden birşeyler vereceğini düşünmek kendini öncelikli görmektir. Oysa ben hiçbir zaman kendimi bu denli önemsemedim. Tartışmalarda bile kendi tarafımda değil doğrunun tarafında oldum. Kendi savımı doğru olduğu için değil doğruya ulaşma yolunda olduğu için savundum. Kendimi ve düşüncelerimi gereğinden fazla önemsemediğim için düşüncelerim yanlış çıkınca daha fazla mutlu oldum.

İşte günümüz gençliğinin sorunu da tam olarak bu. Tam yapılanamamış kişiliklerin içinden bir türlü çıkamıyorlar, hayata sadece kendi bedenlerinden bakıyorlar. Oysa ben daha yüz binlerce güzel insan bunların çok ötesinde. Hayata o bilimsel serüvenin bir parçası olarak bakıyoruz, o kutlu ve uzun serüvenin gözlerinden görüyoruz doğruları, yanlışları. Bu noktada zaten ben Okan Yüksel olmuyorum.. O serüvenin kendisi, o serüvenin ufak bir parçası oluyorum.. Bu noktadan sonra Okan Yüksel'in hata yapmasını da önemsemiyorum, çünkü ben Okan Yüksel olarak geçici, bu serüvenin bir parçası olarak ebediyim..

İnsanın Tüketerek Var Olması

enc  İnsanlar ister istemez kendi farklılıklarını ortaya koymak, diğer insanlardan farklı olduğunu sergilemek ihtiyacı duyuyor. Bunu en fazla ergenlik dönemi içerisinde gözlemleyebiliyoruz. Genç, toplumdan farklı olduğunu sergileme telaşına düşüyor ve çoğu zaman farkında olmadan komik durumlara düşüyor. Ben buna sürüden olmamaya çalışanlar sürüsüne ait olmak diyorum. Ne yazık ki bu zinciri kırabilen, gerçekten farkını ve kendisini ortaya koyabilen insan sayısı oldukça az.

Bu noktada dikkatimi çeken asıl mevzu; insanın kendini tükettikleriyle ortaya koyma çabası!? İnsan neden üreterek farkını ortaya koymaz ki? Bu gün, "ben farklıyım" edasıyla sokaklarda sürüklenen, aslında diğerlerinden hiçbir farkı olmayan milyonlarca genç var. Ayaklarında Converse veya Dexter, üzerlerinde kot ve t-shit'leriyle ve aslında hiçbir fark ortaya koyamadıklarının bilinçsizliğiyle sokaklarımızı dolduran bu simalarına kızmak elimizde değil. Neden mi? Çünkü insanımıza üretmeyi öğretemedik ve insanımız da tükterek var olma savaşı veriyor: ancak türkkettikleriyle ben buradayım diyebiliyor. Bu durum o kadar vahim bir hal aldı ki kişiliğini Burger King'te yediği hamburgerin çeşidiyle ortaya koymaya çalışan bir gençlik türedi...

Oysa olması gerken bu gün olanlardan çok daha farklı. İnsanımıza üreterek de var olunabileceğini anlatmalıydık. Anlatmakla da kalmamalı insanımızı ürettiği için hapishaneler yerine köşklerde otutturtmalıydık. Biz bunların hiç birini yapmadık ve bu gün ekmediğimiz tarlayı biçme telaşındayız...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.