Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 tane "2008" etiketli yazı bulundu "2008" tagli diger ogeler resimler , videolar

Ve İlhan Berk de Gider..

İlhan Berk 

Ekonomi Sıkışıyor, Sıkıştırıyor

ekonomi-02 Taha Akyol, Milliyet'teki köşesinden hükümeti uyarmış: "Ekonomi sıkışıyor Türban tartışması 2008'de rafa kaldırılmalı.."

Akyol, çok güzel bir saptama yapmış ve hükümeti çok önemli bir noktada uyarmış.. AKP'yi bir kaç güç dışında hiçbirşey ekonomik düzenin alt üst olması kadar sıkıştıramaz. Ekonomide tehlike sinyalleri verilmeye başladığı an AKP dışarıda ve içeride bitmiş demektir. Ekonomik istikrarın bozulmasıyla AKP her türlü saldırıya açık konuma gelecek ve savunmadan oldukça yoksun kalacaktır.

Bu noktada Tayyip Erdoğan'ın son zamanlardaki beklenemdik ve sinirli çıkışlarını anlamakta zorlanmıyorum. Çoğunluk farkında mı bilmiyorum ama 2008 pek çok anlamda AKP için "Tamam mı, devam mı?" yılı olacak..

Dünya ekonomisinin 5 ila 10 yıllık periotlarda sıkışması ve uzun bir süredir dünya çapında sıkışıklık yaşanmaması ekonomistleri 2008 noktasında korkutuyor. Türk ekonomisi gibi dış etkilere göbeğinden bağlı bir ekonomi bir sıkışmayı çok büyük kayıplarla geçirebilir. Bu noktada AKP, kendi geleceği için, ekonomi alanında atılımlar yapmalı. Aksi halde ekonomi ilk olarak AKP'nin defterini dürecektir. Ayrıca yakın tarihimiz ekonomik buhranların ardından kimlerin düştüğüne/düşürüldüğüne tanıklık etmiştir. Tayyip Erdoğan'a Yalçın Küçük okumasını öneriyorum bu noktada: okumasını ve biraz ekonomik atılımlara yönelmesini!

Artık Yeni Bir Yılbaşı Ritüelimiz Var!

taciz İlk taciz haberleri 2005 yılbaşında yansıdı ana haber bültenlerine, tüm iğrençliğiyle. Ardından 2006 yılbaşı, 2006 Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve şimdi de 2007 yılbaşı.. Uludağsözlük'te "türk olduğunuz için utandığınız anlar" vari bir başık açılmıştı, öncesinde garipsemiştim. Ama şimdi utanıyorum, yurdum erkeğinin bu kadar iğrençleşebileceğini düşünememiştim o zaman! Yapılanlar iğrenç, iğrenç ötesi!

Başlıkta da belirttim ya, artık yeni bir yılbaşı ritüelimiz var: Taksim'de turistlere cinsel taciz yapmak! Bu noktada düşünüyorum da nerede kaldı kurduğumuz o Osmanlı medeniyeti, nerede kaldı Cumhuriyet'le modernleşecek nesiller?

Tüm bunları geçiyorum, görmezden geliyorum diyelim; peki ya kutlamalarda sadece erkeklerin olmasına ne demeli? Kadınların korkarak evlerine çekilmesine, evlerinde kalmasına ne demeli? Yılbaşlarında kadınlara sokakları zehir eden bu topluma ne demeli? Bu blogta çoğu zaman halkı yönetemeyenleri eleştirdim, halka inandım. Ama bugün, inanamıyorum; şaşırıyorum! Namusun sadece dilimizde olup olmadığını, acı da olsa, düşünüyorum. Yazık!

Yılbaşı'nı Vatan Millet Mesesi Yapmayı Becerebilmek?!

yılbaşı Önde bir Prof. Dr. sıfatı, ardında bir zat-ı şahane. Boş durmayayim, açıklama yapayim demiş ve kendince parçalamış yine bi'şeyleri: "Dünya Müslümanlarının durumu yürekler acısıdır. Kafir ağlar hali perişanımıza demek varken, bize ait olmayan yılbaşında eğlenme çılgınlığına girmek, gafletin ta kendisidir!" Bak sen şu hocanın dediğine! Vay vay vay..

Biz böyleyiz işte, cami hocası olamayacak zatları alır üniversiteye profesör yaparız. Bununla da kalmaz bu zatların mantıksızlıklarını dikkate alır, hayatımıza bu zatların laflarıyla yön veririz.

Böyle açıklamalar görünce şaşırıyorum. Nasıl oluyor da, diyorum: insanımız bu insanların çarpıtmalarını çak'mıyor? Bir düşünsenize bu ülkede kullanılan her teknoloji ithal! Bu ülkedeki kullanılan her otomobil dışarıda tasarlanıyor ve halkımızın ucuz emeğiyle yine halkıma kazıklanıyor! Hocalarımız üniversitelerde ders anlatıyor, boyunlarında asılı olan mikrofon bile ithal! "... bize ait olmayan yılbaşında eğlenme çılgınlığına girmek, gafletin ta kendisidir!" diyen hocamızın seslerini kaydeden teyp de ithal!

Bu nasıl bir mantıktır ki? Anlamıyorum! Tüm ülke olarak yılın 364 günü ithal şeyleri ve ithal mantıkları benimsemişken yılın sadece bir gününde batı karşıtlığı yapmanın ne alemi var? Nasıl adam oluruz, diyoruz ya; işte böyle adam oluruz: Yılın bir gününde yılbaşı gibi güzel bir geleneği devam ederek ve yılın geri kalan günleri için kendimize dair şeyleri var etmek için çabalayarak! En azından bu eksikliği ortaya koyarak! Ey zat-ı şahane, ülkemin insanına bu günü fazla görme; bırak gönül rahatlığıyla yılının ilk gününü mutluluka geçirsin.. Parazit yapma yani!!

Bu zat-ı şahane vesilesiyle yıl başınızı da kutlamak isterim, yeni yıl umarım sizlere mululuk, sağlık ve huzur getirir..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.