Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

6 tane "abdullah gül" etiketli yazı bulundu "abdullah gül" tagli diger ogeler resimler , videolar

AKP Artık Sistem Partisidir, CHP ve Diğerleri Marjinalleşmiştir..

erdogan-gül Türkiye'nin şu son bir ayda yaşadıkları bir gerçeği gözler önüne serdi. Günümüz itibariyle AKP artık bir ve şu andaki tek sistem partisidir. Bunu yaşanan süreçte görememek için kör olmak gerekiyor. AKP'ye yakınlığıyla bilinen cemaat lideri Fetullah Gülen'in yüksek mahkemece beraat ettirilmesi, Ergenekon soruşturması kapsamında ulusalcı üst düzey askerlerin teröristlerin sorgulandığı bir binada sorguya çekilmesi ve tutuklanması, AKP'nin kapatılacağına herkes kanaat getirmişken AKP'nin kapatılmamış olması, YAŞ kararlarında "her nedense" 12 yıl aradan sonra bir tek ihraç yaşanmaması bunun en belirgin göstergeleri..

Bugün itibariyle AKP bir sistem partisidir. Bu noktada AKP'nin sisteme uyguğunu sanmıyorum, göstergeler sistemin AKP'ye uyduğunu; daha açık bir tabirle sistemin merkezinde AKP lehine bir oynama olduğunu gösteriyor. Sistem, merkezini yeniden belirlemiştir. Ve bu merkez içerisinde eski sistemin ögelerine yer verilmemiştir. Atatürkçü Düşünce Derneği ve eski sistemin parçalarını oluşturan benzeri kuruluşlar yeni sistem içerisinde marjinal kılınmışlardır. Gelinen noktada en marjinal partilerden biri de, acı da olsa CHP olmuştur. Bunu bugün yaşanan TSK-CHP polemiğinde çok iyi görebiliyoruz.

Bu gerçeklerin artık görülmesi gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleri geride kalan on yılda baştan aşağı farklı bir yola sokulmuştur. Bu yolun hayırlara mı vesile olacağını zaman gösterecektir..

Ankara'nın Suyuna Bak..

Su1 Geçen yaz, Ankara'da su kesintileri yaşanırken bizim evin suyu bir türlü kesilmek bilmedi. Önceleri anlam veremedik, nedendir diye de sormadık kendimize? Yalnız zaman geçmesine rağmen su hala kesilmeyince merak ettik. Ailecek kısa bir araştırmaya giriştik. Sonrasında ise evin Cumhurbaşkanlığı Konutu'yla aynı şebekeden su aldığını öğrendik.

Bunları neden anlatıyorum? Çünkü, dün gece evin musluğundan akan su öylesine iğrenç kokuyor ve öylesine sarıydı ki dişlerimi fırçalayamadım. İğrenç birşeydi ve benim evimin musluğundan akıyordu. Aklıma ilk Melih Gökçek geldi, Ankara'nın suyu temiz diye televizyonların karşısına çıktığı o gün geldi.. Ankara'nın dört bir tarafına astırdığı "Ankara'nın Suyu Temiz" afişleri geldi.. Ve kendi kendime, içimden şunları geçirdim: E be Melih Gökçek, madem benden utanman çekinmen yok bari bu ülkenin Cumhurbaşkanı'ndan utan biraz.. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nın yüzünü öylesine sarı ve kokulu bir suyla yıkattığın için utan biraz.. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na dişlerini kokan bir suyla yıkattığın için utan biraz..

AKP Dükkanı Kapatıyor..

Recep Tayyip Erdoğan Bugün, bunu sadece ben söylemiyorum; her gün okuduğumuz gazeteler, her gün izlediğimiz televizyon programlarında haykırılıyor. Bu bir gerçek. Evet, AKP dükkanı kapatıyor.. Bunu o ünlü köşe yazarları yazmadan, o çok izlenen programlar yayınlamadan tam üç ay önce "Ve Ufukta Belirir: Bir Devrin Sonu!" başlıklı yazımda sizlerle paylaşmıştım..

Bugün gelinen noktada kendimden çok daha emin bir şekilde söylüyorum: Artık AKP bitmiştir. AKP'yi halk bitirmiştir. Daha doğrusu AKP halkın gözünde kendisini bitirmiştir. Bunu nasıl mı görüyorum? Bunu şuradan görüyorum: İktidarının en güçlü zamanlarında muhalafet yayınlarına gülüp geçen, halkın bu muhalif yayınları ciddiye almayacağını düşünen AKP bugün o kadar soğuk kanlı davranamıyor. ATV'yi devşiriyor, Sabah'ı devşiriyor, Kanal Türk'ü devşiriyor; muhalif isimleri birer birer susturuyor: Yalçın Küçük susturuluyor, Nihat Genç susturuluyor, Banu Avar Susturuluyor, Erhan Göksel susturuluyor.. Tüm bunları yapıyor, çünkü AKP, halkın artık kendisine olan inancının sarısıldığını biliyor. AKP'ye inanmayan halk ise muhaliflere inanıyor..

Tarih de beni haklı çıkartıyor; çünkü tarihte güç kaybeden her iktidar muhalefete savaş açıyor.

Kapüşonlu Anıtkabir Ziyareti

sudan Abdullah Gül, sık sık altını çizdiğim gibi Ahmet Necdet Sezer'den farklı bir dış politika izliyor. Türkiye'nin dış politikasını, ne başbakana ne de dış işleri bakanına bırakıyor. Kendisi insiyatifleri dahilinde Türkiye'nin dış politikasına yön vermeye çalışıyor. Bu noktada ülkemize Abdullah Gül'ün konuğu olarak gelen Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Hasan Ahmet El Beşir bir çok temasta ve ziyarette bulundu. Bunlardan birisi de, pek tabii Anıtkabir ziyareti idi. Bloguma El Beşir'in ve temsil ettiği Sudan'ın konuk olmasının sebebi de bu..

El Beşir ve ekibi Anıtkabir ziyaretinde yayınladığım fotoğrafı verdiler. Kapüşonlu bir görevli, El Beşir'in imzalayacağı Anıtkabir Özel Defteri'ni yazmakla meşgul. Arkada, garip ve belki de şaşkın bir vaziyette Tarım ve Köy işleri Bakanımız Mehdi Eker :)) Sanırım olanlara şaşırmış..

Güneş gözlükleri bir komiklik, kapalı alanda kapüşon başka bir komiklik. Ne demeli bilmiyorum, ne olacak bu Sudan'ın hali demek en doğrusu herhalde. Biz iyi yol kat etmişiz, sevin ya da sevmeyin bugüne gelinene kadar yönetim koltuklarını işgal eden hemen her isim ülkemizi kılığı ve kıyafetiyle düzgün temsil etti.

Not: Bileniniz var mı, her resmi ziyaretçi kafasına göre giyinip ziyaret edebilir mi Anıtkabir'i? Ayrıca bu Anıtkabir'e yapılmış bir saygısızlık olmuyor mu!?

Erdoğan-Gül Savaşı: Yazdığım Gibi Devam Ediyor

erdogan-gül 13 Eylül 2007'de kaleme almıştım "Erdoğan-Gül Savaşı" başlıklı yazımı. Bugün gelinen noktada haklı çıktığımı yazıyor tüm gazeteler. Pek aşikar olmasa da AKP kadrolarında ve Tayyip Erdoğan noktasında bir hoşnutsuzluk olduğuna inanıyorum. Eylül'de yazdığım gibi, aynen tekrar ediyorum; yazdıklarımın yaşanmasının mutluluğuyla: "Abdullah Gül, Ahmet Necdet Sezer gibi AKP dış politikasına karışmamazlık etmeyecek. Hatta Türkiye'nin dış politikasını Çankaya'da şekillendirmeye çalışacak, bu da elbette Gül dışı AKP kadrolarında hoşnutsuzluk yaratacak.."

Abdullah Gül, geziyor; yani daha yeni başladı yolculuğuna. 5 günlük ABD gezisi, onun gezilerinin daha çok uzun süreler devam edeceğini çok güzel gösterdi. Cumhurbaşkanı şimdi de Mısır'da ve sonra başka bir yerde olacak. Bu noktada belirtmek istiyorum ki, AKP'deki Gül-dışı kadrolar ve Tayyip Erdoğan; Ahmet Necdet Sezer'in dış politikada onları alabildiğine rahat bıraktığı günleri mumla arayacak..

Ve bu noktada bir soru soruyorum, tüm merakımla: Ahmet Necdet Sezer neden bu kadar uzak kaldı dış politikadan ve AKP ile aynı çizgiden gelen Cumhurbaşkanı neden bu kadar yakın dış politikaya?

Erdoğan-Gül Savaşı

erdogan-gül Geçen 18 yılda deneyimlerim bana gösterdi ki, insanın en büyük rakibi en yakınındakidir. En yakın arkadaş, sizinle en fazla çarpışan insandır. Bu çoğu zaman aleni yapılmaz, törpülenir... Aradaki bu azılı rekabet pek gün yüzüne çıksın istenmez ve alttan alta büyük kavgalar verilir, canım dostum denilerek...

Bu görünmez sürtüşmeyi biraz da toplum, anneler ve babalar yaratır. Sınav sonucu anneye söylenince annenin sorduğu ilk şey en yakın arkadaşınızın sizden yüksek mi düşük mü aldığı olacaktır. Böyle bir durumda son kaçınılmaz olacak ve eski dostuz en azılı rakibinize dönüşecektir.

Daha yaşamamakla birlikte, evlilik sonrasında anne ve babaların bu iğneleyici sorularını eşlerin sormaya başlayacağına inanıyorum. Örneğin Emine Erdoğan'ın bu günlerde eşinin başını oldukça ağrıttığını düşünüyorum. First Lady olan bir kadın, protokolde arkasında saygıyla bekleyen bir kadının arkasında kalmayı sanırım pek hazmedemeyecek. Bu da Tayyip Erdoğan'ın davranışlarını etkileyeceğe benziyor. Eş durumu Abdullah Gül için de geçerli, Hayrunnisa Gül de eşini rahat bırakmaz sanıyorum.

Hal böyleyken bizlere izlenesi bir pembe dizi sunuluyor. Entriklar, büyük kıskançlıklar ve hırslar :))) Şaka değil, gerçek! Bekleyip göreceğiz, izleyeceğiz. Tayyip Erdoğan şu günlerde emin olun pek mutlu değil, onun yerinde olsaydım ben de mutlu olmazdım. Şuna bir bakın: 4 yıl 10 aydır, yani 1774 gündür olmayan birşey oldu! Dün Tayyip Erdoğan hiçbir gazetenin ilk sayfasında yer almadı! İşin Tayyip Erdoğan adına daha acı tarafı kendisinden boşalan yerlerin Abdullah Gül tarafından doldurulması oldu.

Fatih Altaylı, SKY Türk'te yaptığı açıklamada AKP'nin Ahmet Necdet Sezer'i arayacağını söyledi. İlk başta kulağa pek mantıklı gelmese de düşününce Fatih Altaylı'ya fazlasıyla hak vereceksiniz. Nitekim Abdullah Gül, Ahmet Necdet Sezer gibi AKP dış politikasına karışmamazlık etmeyecek. Hatta Türkiye'nin dış politikasını Çankaya'da şekillendirmeye çalışacak, bu da elbette Gül dışı AKP kadrolarında hoşnutsuzluk yaratacak...

Televizyonlar bangır bangır yeni sezon dizilerini tanıtıyor, sakın ha hiçbirisine kapılmayın. En entrikalı, en kavgalı ve en heycanlı dizi Çankaya TV'de, sakın ola kaçırmayın...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.