| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

12 "ahlak" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"ahlak" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Toprak Olmak ya da Olmamak!

çocuk7 "Ellili yıllarda Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında, Yahya Kemal'i en yeni şiirleri yayınlanırmış. Yahya Kemal öldüğünde cenazesinin ardında bir insan seli halinde akmış insanlar. İstanbul'da dükkanlar kapanmış. Kitapçılar vitrinlerine üstadın resimlrini asmışlar... Toplum, toprak gibidir, ne ekerseniz o filizlenir." yazıyordu Necati Güngör, Kaçakyayın'ın bilmem hangi sayısında.. Bugün gelinen noktada aldığım eğitimin de sayesine bu satırları daha iyi okuyabiliyorum. Evet, torpak gibiyiz ve bu de edilgenliğimizdir bizim. İnsan toprak gibi olmamalıdır, çünkü insan işlenecek bir metaryalden farklıdır; yani insan doğadaki taştan, ağaçtan veya demirden farklı olmalıdır!

Temennilerim bu yöndeydi ama yanıldığımı görüyorum artık. İnsan fazlasıyla edilgen, insan hayatının çok az bir noktasında etken olabiliyor ve o noktalar da edilgenliği arasında yok olup gidiyor. Şunu bir düşünsenize; bu ülkenin nüfusunun neredeyse tamamına yakını Müslüman. Eğer bu insanları birer bebekken ailelerinden alıp Hristiyan ailelere devşirseydik, çok çok büyük bir bölümü muhtemelen Hristiyan olacaklardı! E o zaman nerde kaldı, insanın etkenliği?!

Edilgeniz, hem de fazlasıyla! İşte bu noktada da eleştirisel bakış önem kazanıyor. Eleştirdiğimiz kadar etken, daha doğrusu kendimiz olabiliyoruz! Bu sebepten eleştirmeli inandığımız herşeyi! Hatta ilk başta en doğru bulduklarımızı, en inandıklarımızı eleştirmeliyiz. Aksi halde Kur'an bile okumadan kendini Müslüman sanan, dininden bir haber Allah Allah nidalarıyla insanları yakan birer zerzavat olmaktan ileri pek gidemeyiz. Belki kendinizi kandırabilir ve gönül rahatlığıyla günlerinizi geçirebiliriz ama unutmayın ki inandığınız Tanrı İslam'a göre de diğer dinlere göre de kanmaz! İslam'ı veya herhangi bir dini, hatta ideolojiyi kendi seçtiğimiz oranda sahiplenebiliriz! Hatta şunu da deneyimlerim bana gösterdi ki: anadan doğma Müslüman olan bir zatla, Hristiyan veya Yahudi dömesi bir Müslüman arasında dağlar kadar inanç farklı var! İnsan seçtiği şeye inanır, seçtirildiği değil! Bu noktada herkese okumak düşüyor, dinini aklının süzgecinden geçirmek ve o zaman da hala aynı şevkle inanıyorsa gerçek Müslüman olmak düşüyor, bilmem anlatabildim mi?

İnternette İnsan Kalabilmek ve Ahlak

itmek Yaz tatili münasebetiyle şu son bir iki aydır internetle fazlasıyla içli dışlı oldum. Bundan önceleri de bu kadar sık olmasa da internet münasebetlerim olmuştu ama bu sefer diğerlerinden farklı olarak kendimce bir saptama yaptım: İnsanlar internette kendilerini kaybediyor ve egolarını tatmin etmek için birşeyler karalıyorlar. Bu elbette herkes için geçerli olmasa da son bir iki haftadır forumlarda ve çeşitli paylaşım sitelerinde gördüğüm seviyesizlikler beni yanlış genellemeler yapmaya fazlasıyla zorladı. Dün uzunca bir süre bunları düşündüm ve artık forumlarda yazı yazmamaya karar verdim.

Forumlarda üç dört yıl öncesinde ciddi tartışmalara girmiş ve bu tartışmalar sonucu entellektüel bilgi dağarcığımı oldukça genişletmiştim oysaki. Bu gün de aynı arzuyla pek çok forum gezsem de açıkçası çok azı beni tatmin edebiliyor. Dedim ya insanlar artık birşeyler öğrenebilir miyim derdinde değil, bak ben ne biliyorum sana göstereyim derdindeler.

Gelinen bu noktada içim sıkılıyor. İnsanlara karşı tepkiliyim, insanın eksik bir yaratık olduğunu düşünmeye başladım. Her geçen gün bu düşüncem daha da belirginleşiyor ve üzülerek bu düşüncenin doğruluğunu görüyorum. Bu noktada sadece düşünmekle kalmıyor, bol bol da okuyorum. Okudukça daha fazla düşünüyor ve insanlardan daha fazla uzaklaşmak istiyorum.

Şiddeti bu kadar benimsemiş bir toplumda yaşamak çok zorluyor beni. İnsanlar ahlak bekçiliğine soyunuyorlar ama insanlığın büyük bir çoğunlu ahlak yoksunu! Kendimi bildim bileli Afrika'da insanlar açlıktan ölür, Ortadoğu savaşlarla boğuşur, sokaklarda evsiz insanlardan geçilmez, Güneydoğu'da PKK can almaya devam eder, gencecik kızlar babaları yaşındaki adamlara pazarlanır, insanların emeklerinin karşılığı tam olarak verilmez...

İnsanlık olarak bir durup düşünmenin zamanı geldi de geçti bile. Biz ne yapıyoruz diye kendimize sormalıyız artık? Ahlak nedir ve biz ne kadar ahlaklıyız, bu soruları masaya yatırmalıyız.

Ve en önemlisi karşımızdaki insana saygı duymalı, onunla çatışmak yerine onunla bir sinerji oluşturmaya çalışmalıyız. Aksi halde hepimiz resimdeki gibi çekip gitmeye mecbur kalacağız bu yaşanası dünyadan...

Not: Yazımda kullandığım resimin asıl kaynağını maalesef bulamadım, dolayısıyla sizlerle paylaşamayacağım...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.