| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 "ak parti" etiketi kullanan gönderi "ak parti" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

AK Parti, AKP'ye Karşı!

Ak Part Türkiye'de insanlar işsiz güçsüz ve belki de aç.. Buna rağmen tüm bu sefalet medyada pek de yer bulamıyor. Medya tüm bunların üzerini örtüyor ve sunni gündem yaratıyor. İşsizliğin bunca yükseldiği bir dönemde tartıştığımız şeylere bir bakın.. Ciddi ciddi devlet adamları oturmuşlar, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kısa adını tartışıyorlar. Yok efendim AKP miymiş,  yoksa AK Parti miymiş? Allah aşkına, başka bir derdiniz mi kalmadı?

İşi o kadar abarttılar ki, her iki kısaltma da bir siyasal kimlik kazandı. AKP derseniz muhalif, AK Parti derseniz destekçi durumuna düşüyorsunuz. Böyle bir saçmalık olabilir mi?

Ben bugüne kadar AKP kısaltmasını kullandım, hatta öylesine fazla kullanmışım ki etiketler arasında "Türkiye"den sonra göze ilk o çarpıyor. Partinin Genel Başkanı, Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları sonrası AKP kısaltmasının yerine AK Parti kısaltmasını kullanmaya başlayacağım. Neden? Çünkü siyasal olsun ya da olmasın hemen her oluşumun kendini dilediği gibi adlandırma hakkı olduğuna inanıyorum. Bu hak Adalet ve Kalkınma Partisi'nin de hakkı, bu noktada kendisine AK Parti diyen bir oluşuma AKP demeyi anlamsız buluyorum. Sonuçta parti tüzüğünde partinin kısa adı olarak "AK Parti" geçiyor.

Umarım hemen herkes böyle düşünebilir de gündem böylesine gereksiz bir tartışmayı da kısa sürede aşmayı başarabilir.. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan'ın da bunu böylesine büyütmesine bir anlam veremedim. Millet işsiz güçsüz, aç ve açıkta.. Büyütülmesi gereken bu!

1 Ayda Altaylı'dan 2. Bomba: Tayyip Eroğdan Skandalı!

Recep Tayyip Erdoğan İki aydan fazla bir süre geçti, "Erdoğan, Doğan'a Karşı" başlıklı yazım üzerinden. İki isim arasındaki çatışmayı ve bu noktada iki isimin de birbirini yıpratacak çok önemli bilgilere sahip olduğunu yazmıştım. Aydın Doğan noktasında; "Aydın Doğan, Tayyip Erdoğan'ı bugünlere getiren önemli isimlerden birisi ve bugün kendisinin de katkıda bulunduğu bu isimle karşı karşıyla kalabilir. Elbette kendisinin elinin altında da bir Tayyip Erdoğan dosyası mevcuttur, Hürriyet'in satılarında yayınlanması gerekli ama yaynlanmayarak ve "belki birgün lazım olur" denilerek bu dosyayı oldukça zengin kılan yüzlerce haber mevcuttur." yazmışım..

Bugün gelinen noktada bir kez daha geleceğe dair görülerimin doğru çıktığına şahit oldum. Aydın Doğan, elindeki dosyayı parça parça servis etmeye başladı. Çok büyük bir haber sızdırılmış Fatih Altaylı'ya. Sayın Altaylı da elindeki bilgileri kamuoyuna sunarak bugün büyük bir bomba patlattı. Haberin içeriği kısaca şöyle: Aydın Doğan üç yıllık ortağı olan OMV ile Ceyhan'da bir petrol rafinerisi kurmaya çalışıyor. Uzun uğraşlara rağmen nedense (?) bir türlü ruhsat alınamıyor. Bunun üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yabancılara olan zaafını göz önüne alan Aydın Doğan, yabancı ortağını Erdoğan'la görüşmeye yolluyor.. Skandal işte bu görüşme sırasında yaşanıyor: Tayyip Erdoğan, Doğan'ın yabancı ortağına Doğan'la olduğu sürece bu işi yaptırmayacağını söylüyor ve Doğan yerine hükümete yakınlığıyla bilinen Çalık grubuyla bu işi yapmasını öneriyor. Tabii Çalık'a da hemen bir ruhsat ayarlıyor..

Bunun üzerine şoka uğrayan yabancı ortak, Doğan'ın yanına gelerek olanları anlatıyor. Yaşadıklarını anlattıktan sonra da Aydın Doğan'a Türkiye'de bir iş yapmamasını çünkü Tayyip Erdoğan'ın Doğan'a hiçbirşey yaptırmamakta kararlı olduğunu söylüyor ve hatta bu sebepten Türkiye'yi terk etmesini öneriyor.

Bunları duyan Aydın Doğan, ne düşünmüştür bilmiyorum. Ama akıllıca birşey yapıyor ve ortağına bunları noter huzurunda tekrarlayıp tekrarlayamayacağını soruyor. Yabancı ortak, bunu kabule diyor ve tercüman ile noter yardımıyla tüm bu yaşananlar kayıtlara geçiriliyor. Tüm bu belgeler bizlere Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla Tayyip Erdoğan'ın iş takipçiliği yaptığını ortaya koyuyor. Eğer iddalar belgelerle kanıtlanırsa Cumhuriyet tarihinin en büyük skandallarından birisiyle karşı karşıyayız demektir..

Not: Fatih Altaylı'nın konuyla ilgili yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.