| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 "banu avar" etiketi kullanan gönderi "banu avar" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Türk Eğitim Sistemi ve Eğitim Hakkı

Sınav Bugün Banu Avar'dan bir e-posta aldım. Banu Hanım, Türk eğitim sistemine dair bir takım saptamalarını benimle paylaşmış ve "Bir yanda 'kardelenler', 'baba beni okula gönder' kampanyaları, bir yanda F tipi yardımlar.. Sence bir terslik yok mu?" diye sormuş.

Belki ilk bakışta bir terslik yokmuş gibi görünebilir. Ancak konu üzerinde biraz kafa yorunca birşeylerin ters gittiğini görüyor insan. Evet, birşeyler ters gidiyor..

Bugün eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına baktığımız zaman bu kuruluşların devletin dolduramadığı alanları doldurduklarını görüyoruz. Devletin sorumluluğunu tam olarak yerine getiremediği, insanların eğitim haklarından yoksun kaldığı zaman ve yerde bu sivil toplum kuruluşları devreye giriyorlar ve insanların eğitim haklarını almalarına yardımcı oluyorlar. Oysa bu sivil toplum kuruluşlarının yaptıklarını hükümetler yapmak zorunda, bu anayasal bir zorunluluk: Ne diyor Anayasa'nın 42. maddesi? "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkilapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." Buna karşın, birileri eğitim ve öğretim hakkından yoksun oldukları için eğitim amaçlı sivil toplum örgütleriyle dolu Türkiye! Tamam, herşeyi devletten beklememek lazım ama eğitim ve öğrenimi de devletten beklemeyeceksek devlet niye var?

Eğitim, sivil toplum kuruluşlarının tekeline bırakılamayacak kadar önemli bir mesele! Bugün ihtiyacımız olan şey ise eğitim meselesini ciddiye alacak milli bir hükümet. Bu meseleye ciddi bir şekilde yaklaşmazsak gençlerimiz birileri tarafından parsellenmeye ve devşirilmeye devam edecek. Bu süreç devam ettikçe de kaybeden sadece gençler değil, Türkiye'nin yarınları olacak! Tüm gençlerimiz o ya da bu derneğe muhtaç olmadan, eğitim haklarını alabilmeliler. Örneğin, üniversite öğrencileri gıda, giyim, kültür, konut vb. gereksinimleri yüzünden çeşitli dernek ve cemaatlerin kucaklarına itilmemeli, devlet bu gençlerimizin ihityaçlarını en iyi şekilde karşılamalı.

Röportaj: Banu Avar ile Küreselleşme, Medya ve Türkiye

Banu Avar Politik Akademi, röportajlarıyla gündeme ışık tutuyor. Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya'nın ardından şimdi de ünlü gazeteci Banu Avar ile bir röportaj gerçekleştirdik. "Küreselleşme, Medya ve Türkiye" başlıklı röportajın içeriği oldukça ilgi çekici. Banu Avar'la küreselleşme, medyanın bu süreçteki fonksiyonları, demokrasi, Doğulu olmak, Batı ve daha pek çok konu üzerinde konuştuk.

Avrupa noktasında Banu Avar'ın şu sözlerini çok önemsiyorum, daha öncesinde Prof. Yalçın Küçük'ten de benzer sözler duymuştum: "Batı bitmiştir! Son kırk yıldır bir tek yazar, bir tek müzisyen, bir tek ressam çıkartamamıştır Batı. Kültürel olarak can çekişiyor.. Bilimsel araştırma yapan insan yok Batı’da. Gelenlerin hepsi ya Hintli, ya Çinli.. Amerika’dakilere de baktığınızda bilim insanlarının çoğu Doğudan.. Batı’nın nefesin tükendiğini görüyoruz."

Dikkat çekmek istediğim bir nokta ise Ergenekona atfen söylenen şu sözler oldu; "Bugün Türkiye’de içeri alınan birçok insanın listeleri tıpkı 12 Mart’ta ve 12 Eylül’de de olduğu gibi ABD Büyükelçiliğinden geliyor. Beni işimden attıran da ABD Büyükelçiliğidir. Nasıl bir demokrasidir onların savunduğu, bilmiyorum? Bence yaşadığımızın adı faşizmdir."

Röportajı mutlaka okumalısınız, bence kaçırılmaması gereken bir röportaj! Röportajın tam metnini okumak için lütfen tıklayınız: Banu Avar ile Küreselleşme, Medya ve Türkiye

Uludağ Üniversitesi 2009 Bahar Şenliği

Şenlik 09 Ve sonuna geldik.. Uludağ Üniversitesi 2009 Bahar Şenliği bir iki saat öncesinde bitti.. Dolu dolu, şen şakrak bir şenlik geride kaldı: Panlleriyle, konserleriyle, gösterileriyle ve yarışmalarıyla..

Geride kalan dört güne bakınca, söylenecek çok söz var.. Herşeyden önce, emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu yılki şenlikleri, Şenlik 08'e göre biraz daha sönük bulsam da verilen bunca emeği de görmezden gelemedim. Ne de olsa yedik, içtik, eğlendik..

Bu yıl konserlerde dinlediğim kişiler ya da gruplar sahne almasa da eğlenebildim. Panellerde de Banu Avar oldukça ilgimi çekti. (Kendisiyle ilerleyen günlerde Politik Akademi'de yayınlamak üzere bir röportaj da yaptım.) Sinem Kobal ve benzeri isimlere, tahmin edeceğiniz üzere, gülüp geçtim.. Keşke üniversitelere değil de liselere ve hatta ilköğretim okullarına gitse böyle isimler.. Sportif aktiviteler noktasında, sanıyorum dolu dolu bir şenlik oldu. Zaten öncesinde gerçekleştirilen Spor Oyunları üniversiteye oldukça hareket getirmişti.. Şenlikle hareketlilik daha da artmış oldu..

Şenlik 2010 umarım en azından bu yılki şenlikler kadar güzel olur dileğiyle yazıma bir son verirken, şenlik boyunca etkinlikleri koordine ve kontrol eden Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı'ya ve Yılmaz Demirci'ye teşekkürlerimi sunuyorum.

Banu Avar'lı Sınırlar Arasında'ya Son Verildi!

Sınırlar Arasında Türkiye'de ABD ve AKP muhalefeti yapan televizyon programları birer birer sonlandırılıyor. Daha önce haberlerini verdiğim Yalçın Küçük'lü Kalemler ve Kılıçlar programı ile Nihat Genç'li Ne Var Ne Yok'un ardından bir son haberi de TRT ekranlarında yayınlanan ve Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu Sınırlar Arasında adlı programdan geldi. Evet, artık Sınırlar Arasında da ekranlarda ol(a)mayacak?!

Sınırlar Arası adlı programda Banu Avar'ın imza attıklarını ve kendisine uygulanan sansürü hatırlatırsam, programın neden yayından kaldırıldığını çok daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum. 2004 Mayıs'ında TRT ekranlarına gelmeye başlayan Sınırlar Arasında, bugüne kadar 82 programa imza attı. Programlarda büyük oranda Avrasya'da oynanan oyunlar ve ABD çıkarına işleyen politikaları konu edinen içeriğin büyük bölümü, Banu Avar'ın kendi söylemiyle: "bunların büyük bir çoğunluğu üç ile on dakika arasında sansürlendi."

Sansürün arkasında ise İsveç, Vatikan ve özellikle de İsrail Büyükelçileri vardı. Pek çok ABD yanlısı devlet elçisi, Banu Avar'ın programlarından rahatsız olarak Dış İşleri Bakanlığı aracılığıyla TRT üzerinde baskı kurdu. Bugün gelinen noktada kurulan baskılar sonucu TRT, Banu Avar'a programın sonlandırıldığını bildirildi. Oysa ki TRT ile yapılan anlaşma 2009 yılında sona eriyordu. Bu son ile Banu Avar'ın bu hafta yayınlanacak, "Büyük Ortadoğu ve Asya Projesi" konulu programı da rafa kaldırılmış oldu..

Tüm bunlara karşın Banu Avar kitaplarıyla yine de bizlere ulaşacaktır inancındayım. Satırlarımı Avar'ın üzerinde uzun uzun düşünülesi sözleriyle bitiriyorum: "Bizim bütün medya, tüm özel kanallar ya ABD'ye biat etmiştir, ya AB'ye biat etmiştir, ya da İsrail'e biat etmiştir. Yani bu tip söylemleri söyleyebileceğimiz bir yer de yok. Bugüne kadar TRT'de biz bu söylemleri yapabiliyorsak, bu objektiflikte programı idame ettirebiliyorsak bunun tek sebebi, tek dayanağı vardır; o da halktır.."

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.