| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

45 "blog" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"blog" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Gereksiz Bilgi Bombardımanı ve Korunma Yolları

Medya4 Güzel bir kitaptan güzel bir söz okudum, üzerinde düşündüm, yazdım ve sizlerle paylaşmaya karar verdim. Üç çeşit bilgi vardır, yazıyordu kitapta: esaslı bilgi, faydalı bilgi ve lüzumsuz bilgi. Bu çerçevede düşünmeye başladım ve bildiklerimin çoğunun aslında birer "lüzumsuz bilgi" olduğunu gördüm. Bilmesine biliyordum ama bildiklerimin bana ne faydası oluyordu ki?

Örneğin, geçen günlerde düşen Air France uçağını, yüzlerce insanın hayatını kaybettiğini biliyordum veya İran'da yapılan seçimleri de biliyordum veya gündemin öne çıkan başlıklarını da.. Düşününce tüm bunların lüzümsuzluğuna kanat getirdim. Bana ne bunlardan? Air France uçağının düşmesinin benim hayatıma ne gibi bir etkisi olabilir? Ya da orada ölen yüzlerce insan benim hayatımda ne gibi bir değişiklik yapabilir? Hayır yapamaz! O uçak düşmeseydi de benim hayatım bugünkünden farklı olmayacaktı. Öyleyse neden bileyim ki Air France uçağının düştüğünü? Neden beynimi meşgul etsin bu lüzumsuz bilgi? Neden uçağın nasıl düştüğüyle ilgili teorileri üreteyim?

Bilim bunun adını "enformasyon bombardımanı" olarak koymuş ve sonuçlarını da saptamış: "İnanın, ihtiyacı olmayan enformasyon ile zihnini doldurmak suretiyle düşüncelerini ve yargılarını törpülemek, bu yolla kişinin bakış açısında daralmala sebebiyet vererek, neticede sağlıklı düşünmenin bir yerden sonra imkansızlaşmasına neden olmak."

Enformasyon bombardımanı her geçen gün etkisini arttırıyor ve bize düşen gözümüzü, kulağımızı kapatmak! Evet, yanlış okumadınız: enformasyon bombardımanından kendimizi korumak için gözümüzü ve kulağımızı kapatmalıyız. Sadece esaslı ve daha da önemlisi bizim adımıza faydalı bilgileri edinmekle yetinmeliyiz. Bu noktada haber kaynaklarımızı belirlemeli ve ilgi alanımıza dair bir haber kaynağından beslenmeliyiz. Örneğin mesleğinize ya da ilgi alanlarınızdan herhangi birisine dair bir blogtan veya bir dergiden.. Aksi halde başınıza gelecekleri bilim şimdiden öngörüyor: "...neticede sağlıklı düşünmenin bir yerden sonra imkansızlaşması..."

Neden Yazıyorum?

Yazmak Blog yaz(a)madığım bunca zamanda en fazla eleştiri yazmak istedim. Sanırım beni yazmaya teşvik eden en güçlü kaynak eleştirme isteği. Karşılaştığım onca aksaklığı, eksikliği ve basitliği bu satırlarda eleştiremeyince inanın bunaldım. Hal böyle olunca blogumun aslında bir terapi aracı olduğunu fark ettim ve kendi kendime şunu sordum: Blogu olmayan insanlar nasıl oluyor da bunalmıyorlar? Blogum olmasaydı, garip ama hayat benim için çok daha zor olacaktı.

Yazmak ve daha da önemlisi okunuyor olmak dünyadaki en önemli mutluluk kaynaklarımdan bir tanesi. Şu an mutluyum çünkü yazıyorum, az sonra da mutlu olacağım çünkü siz bunu okuyor olacaksınız. İyi ki varız, varsınız..

8. Ankara Blog Yazarları Buluşması'nın Ardından..

Ankara Blog Yazarları Buluşması

Uzun zamandır Ankara Blog Yazarları Buluşması'na katılmak istiyordum, sonunda oldu: 8. Ankara Blog Yazarları Buluşması'nda ben de vardım. Barış Ünver'in organizasyonunu üstlendiği, Cafe Bistro'da gerçekleşen toplantıya otuza yakın kişi katıldı. Toplantının ana gündem maddesi Türkiye blogosferinin sadece İstanbul'dan ibaret sayılmasıydı. Bu nokta bu yanlışı nasıl düzeltmemiz gerektiği üzerinde fikir alışverişinde bulunduk..

Ayrıca ben, yakın bir zamanda yayınlanacak olan blog kitabım hakkında küçük bir anket yaptım. Katılımcıların kitabı bir an önce okuma hevesleri beni oldukça mutlu etti.

Sözün özü dün benim ve Türkiye blogosferi adına sevindirici gelişmeler yaşandı. Tüm bunlar için Barış'a ve diğer katılımcılara teşekkürler..

Yeni Bir Kalem: Tuğrul Sarıkaya..

İşbirliği Uzun zamandır, artık blogumun farklı düşüncelerin de seslendirildiği bir mecra olması gerektiğini düşünüyordum. Dün bir sohbet sırasında bu düşüncemi değerli bir dostumla, Tuğrul Sarıkaya ile paylaştım. Tuğrul'un da fikrini aldım ve ona bu satırlarda benimle birlikte yazmasını teklif ettim. Ne mutlu ki, Tuğrul teklifimi kabul etti ve bugün itibaren blogumda yazmaya karar verdi.

İlerleyen süreçte karşınızda benimle birlikte Tuğrul Sarıkaya ve sonrasında yeni ismi daha olacak. Sanıyorum her birimizin farklı bakış açıları ve yorumları olacak. Hatta zaman zaman bu satırlarda birbirimizle tartışabileceğiz de. Aslında amacım(ız) da tam olarak bu, bir tartışma ortamı yaratabilmek. Tuğrul'un yazmasını bu nedenle çok istedim, çünkü Tuğrul'a çoğu zaman tartışma halindeyiz. Tuğrul'un çoğu düşüncesini benimsem ve hatta tartışsam da onun düşüncelerinin kendi içinde tutarlı olduğunu görüyorum.

Sözü daha fazla da uzatmak taraftarı değilim, onu yazılarından daha iyi tanıyabilirsiniz. Şimdi sözü Tuğrul'a bırakacağım, Tuğrul ilk yazısı ile sizlerle olacak.

Türkiye'nin En Sevilen 100 Blogu ve Okan Yüksel Yazıyor..

Türkiye'de blogosfer sanıldığından hızlı büyüyor. Zamanında en iyi bloglar seçilirdi, olmadı en iyi 10 blog denilirdi. Ne mutlu ki gelinen noktada "Türkiye'nin en bilinen, sevilen 100 blogu" denilmeye başlamış. Ve beni daha da mutlu eden; Türkiye'nin en bilinen, sevilen 100 blogu arasında "Okan Yüksel Yazıyor.."un da sayıllıyor olması. Bu noktada, öncelikle "Okan Yüksel Yazıyor.."u söz konusu 100 blog arasına öneren Harun Güven'e teşekkür ediyorum. Sonrasında ise diğer katılımcılara..

Diğer 99 blog arasında pek çok dost blog yazarı var. Hepsine bolca selamlar ve tebrikler. Onların listesi Güneşin Tam İçinde'de sıralanıyor. İlgilenenler bakabilirler.

Son olarak şunu da söyleyeyim: pek tabi, bu tür sıralamalar gerçeğin sadece bir bölümünü yansıtabilirler. Bu 100 blog dışındaki blogları bilinmiyor ya da sevilmiyor sayamayız. Söz konusu 100 blog içerisinde yer almamış ama bilinirlikleri ve sevenleri olan daha onlarca iyi bloga sahip blogosferimiz. Umarım sıralamada yer alamayan bu tür blog yazarları bir alınganlık göstermezler.

Yazmak, Yazmak, Yazmak..

Son bir haftadır harıl harıl bir proje üzerinde çalışıyorum: Sözünü blogumun satırlarından çok çoook önce verdiğim bir proje üzerinde.. Sanıyorum projenin benim üstüme vazife olan bölümü Şubat ortalarına kadar bitmiş olur. Mart ortalarına kadar da somut, elle tutulur sonuçlar alacağımızı sanıyorum. O gün geldiği zaman sizlere, buradan çok güzel bir haber vermeyi umuyorum.

Proje, blgolar üzerine. Buna rağmen bu süreçte blogumu,  www.okanyuksel.net 'i ihmal edebilirim. Şimdiden affola. İnanıyorum ki ortaya birşeyler çıktığı zaman en azından sizler de benim kadar sevineceksiniz.. Saygılar, sevgiler..

Yeni Bir Hayat, Gerisi Bayat..

Hayat oldukça durağan olmaya başladı, yeniye dair hemen hiçbir şey yok hayatımda. Herşey monotonlaştı, geride kalan beş aylık süreçte kendime çok ama çok az şey kattım. Ama buna bir son vereceğim! Kendimi yeniden inşa edeceğim. Pek tabi ki, tüm bunlar "ha" deyince olmayacak ama bu süreç sonrasında dönüp geriye baktığım zaman birşeylerin değiştiğini göreceğim.

Hayatımda çok şeyi değiştirmek istiyorum, bunca zamandır alt yapısını oluşturduğum tüm değişiklikleri hayatıma yansıtmamın zamanı geldi. Artık yeni bir Okan, yeni bir ben olacak.. Bunun tüm hayatıma, dosta düşmana ve tabi ki bloguma da yansımaları olacak. Bunca zamandır bloguma gösteremediğim ilgiyi bu süreçle beraber olabildiğince göstereceğim.

Sözün özü, bugünden sonra karşınıza farklı bir Okan, farklı bir blog ile çıkmaya çalışacağım. Umarım kısa zamanda uzun yollar kat edebilirim, edebiliriz..

II. Bursa Blog Yazarları Buluşması, Zaman ve Mekan

ZAMAN: 18 Ekim 2008 Cumartesi, saat 11:30

MEKAN: Bursa, Kültür Park (Stad Girişi), Ender Aile Çay Bahçesi

II. Bursa Blog Yazarları Buluşması

Bursa Blog Yazarları Buluşması Ve beklenen güne yaklaşıyoruz. II. Bursa Blog Yazarları Buluşması Ekim ayı içerisinde, büyük ihtimalle 18 Ekim 2008 Cumartesi günü yapılacak. Organizasyon birincisinin aksine ulusal boyutta organize edilmeye çalışılacak. 18 Ekim'e kadar sizlere organizasyon ile ilgili gelişmeleri, hazırladığımız süprizlere dair tüyoları burada paylaşacağım..

Şu an için sponsor arayışımız sürüyor. Sponsorların sağlayacağı finansman ile Türkiye'de pek çok ilki gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Herşeyi ilerleyen süreçte teker teker paylaşacağım. Ama bugün, hemen herşey çok taze iken sadece şunu belirtmekle yetineceğim: "Bu buluşmada Türkiye'de pek çok ilke imza atacak!"

Türkiye'nin En Çok Yolculuk Yapmak Zorunda Kalan Blogcusu :)

Kamil Koç Günay Doğan, son zamanlarda ilgi ve zevkle okuduğum bir blog yazarı. Ankara-Adana yolunu geride bırakınca ve üzerine de bir buçuk porsiyon Adana'mı şalgam eşliğinde mideme indirince yorumları bir kontrol edeyim dedim. Günay, durumumu açıklayan, hoş bir yorum yazmış: "Türkiye'nin en çok yolculuk yapmak zorunda kalan ya da en çok yolculuğu seven blogcusu: Okan Yüksel

Valla ben birinci şıkkı doğru buluyorum. Yolculuğu bir zamanlar severdim sevmesine ama insan şoför mahalinde olunca pek hoşlanmıyor yolculuktan, en azından 1000 km'yi aşan yolculuklardan..Bu sebepledir ki bugün arabayı Ankara'da bırakıp, gidip güzelce bir bilet aldım. Arabayla dört beş saatte aldığım Ankara-Adana arasını tam altı buçuk saatte ama bolca okuma yaparak geride bıraktım. Bundan böyle yolculuğa arabayla çıkmak yok! Uçak, olmadı (Bursa'ya uçak yok ki!) tercihim otobüsten yana olacak. Bugün bir o yana bir bu yana döne döne Yeni Harman'ı okudum, sonrasında Akşam'ı.. Bolca malzeme çıktı, bloga bir hafta yazacak mal var cepte Tabii ben sabırsız bir yazarım, öyle elimdeki malzemeyi bir iki haftalık sürece yayamıyorum. Aklıma ne geldiyse, o anda sunmak zorunluluğunu içimde hissediyorum.. Ve başlıyorum, bir bir yazmaya.

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.