Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

17 tane "blog" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"blog" tagli diger ogeler resimler , videolar

2008 Blog Ödülleri Haber-Gündem Birincisi: Okan Yüksel

2008 Blog Ödüllerinde Oylama Bitti :)

2008 Blog Ödülleri'nde oylama dün gece itibariyle bitti. 14 günlük oylama maratonu, büyük heyecan ve ilgiyle geride kaldı. Şimdi tüm blog yazarları olarak oyların, oranların tam olarak belirlenmesini ve açıklanmasını büyük bir merakla bekliyoruz. Bloglama'dan öğendiğimiz bilgilere göre ödül alan bloglar, 10 Mart 2008 Cumartesi gecesi Galatasaray Üniversite'sinde açıklanacak ve ödüller burada sahiplerini bulacak. 10 Mart'a kadar beklemek eminim çok zor olacak, bu noktada Bloglamadan en azından kısık da olsa fısıldamalar bekliyoruz..

Bugüne kadar geçen 14 günde bana oylarıyla destek olan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Eğer bir ödül alacak olursam, bu siz değeri okuyucularımın verdiği o değerli oylar sayesinde olmuş olacak. Bu noktada, oylama sürecinde geride kalan 14 günde sizlerden gördüğüm destek ve ilgi bile bana fazlasıyla yeter. Herkese çok çok teşekkür ederim..

Üniversite'de Blog Tanıtımı

Blo Bugün üniversitede, Türk Dili dersi sırasında hocamız Meral Akkök seksen öncesi gençlikle günümüz gençliği arasındaki farklara değindi. Onların neler düşünebildiklerini ve daha önemlisi düşündüklerini nasıl ortaya çekinmeden koyabildiklerini anlattı. Bugün ise tüm o anlatılanlar bir ütopyadan farksız görünmekte: Mesela bugün, tüm konuşmaları yapan ve bizlere düşünüp düşüncelerimizi paylaşmamızı öğütleyen hocamız, kürsüye bir öğreciyi davet etti ve herhangi bir konu hakkında görüşlerini paylaşmasını istedi.. İşin acı taradı 200 kişilik amfiden bir tek gönüllü çıkmadı! Bunun üzerine ben cesaretlenerek kürsüye çıkabileceğimi söyledim ve arkadaşlara blogları anlatmaya koyuldum. Sınıfta sanıyorum "blog" kelimesini duyan insan sayısı bir elin parmaklarından çok da fazla değildi. Bu noktada elimden geldiğince blogları ve düşünüp de düşüncelerini paylaşmak isteyen insanlara blogların nasıl aracı olduğunu anlatmaya çalıştım.

Blogları anlatmamız gerektiğine karar verdim bugün. Üniversitelerde bile böylesine küçük bir azınlık tarafından bilinen bir kavramın bu topraklarda etkin ve etkili olması imkanı maalesef yok. Yazıklarımızın daha anlamlı ve en önemlisi satılarımızın daha kuvvetli olması için insanlara blogların ne olup olmadığı anlatmalıyız. Bunun için her blog yazarı elinden geleni yapmalı, hiçbirşey yapamıyorsa çevresindeki insanlara blogları tanıtmaya çalışmalı.. Böylelikle Türkiye'de de bloglar hak ettikleri konuma yükseleceklerdir.

Vizeler, Üniversite, Kütüphane, Ankara ve Kitap..

Kütüphane Üniversitede vizelerin sonuna geldim sayılır, yarın sabah Anayasa Hukuku Vizesi'ni de hallettiğim vakit özgür olacağım. Anayasa Hukuku güzel, bilindik bir ders; bu sebepten içim rahat. Tabii ben yine de tedbiri elden bırakmadım; bugün Merkez Kütüphane'ye gidip bir iki saat çalıştım. Bu sırada, üniversitenin önceleri çok heybetli görünen kütüphanesinin gözümde ne kadar da küçüldüğünü fark ettim. Geçen günlerde "Türkiyede Feodal Yapı ve Güneydoğu Araştırmaları" başlığında bir araştırma yapmaya kalktım, inanın en ufak bir kaynağa bile ulaşamadım. Kütüphaneden (ki kütüphaneye koca bir kat dolusu yüksek lisas ve doktora tezi de dahil) ve üniversitede geçirdiğim onca zamandan yola çıkarak şunu rahatlıkla yazıyorum: Üniversiteler bitmiştir! Feodaliteyle böylesine içli dışlı bir coğrafyada, feodalizm araştırmalarından bu kadar uzak kalmak, ayıptır!

Başlığın vizeler, üniversite ve kütüphane böylümünü üst paragrafta açıkladığımı düşünüp geçiyorum işin Ankara ve kitap kısmına: Yarın vizelerim biter bitmez ailemin yanına gidiyorum. Anlayacağınız bana yine yollar göründü, Ankara yolları.. Ankara'da uzunca bir süre kalmayı planlıyorum: bir ve hatta iki hafta kalabilirim. Bu sürede kendimi, daha önce de bahsettiğim, blog kitabıma vereceğim. Kitap konusunda şu anda araştırma va yavaş yavaş da bir şablon oluşturma aşamasındayım. Ayrıca yazımını tamamladığım bölümler de mevcut. Sanırım kitabı yayınlamam üç aydan çok daha fazla sürmeyecek ve kitabım Türkiye'nin ilk elektronik blog kitabı olma özelliğini taşıyacak. Çalışmak, insanlara anlatmak için bilgi taraması yapmak ve edindiğin bilgileri deneyimlerinle yorumlamak çok büyük bir mutluluk..

Kitap Hazırlığı..

Kita Bugün radikal bir karar aldım, kitap yazacağım! Kitap bir araştırma ve tanıtım kitabı olacak, konusu ise hepimizin aşina olduğu bir şey: blog! Türkçe kaynak sıkıntısı öylesine ileri boyutlarda ki, artık birilerinin bu işe eğilmesi ve blog hakkında Türkçe birşeyler karalaması gerekiyor. Bunu uzunca süredir diğer blog yazarlarından bekliyordum ama bugüne kadar kimseden ses çıkmayınca iş bana düştü.

Herşey şu an için çok taze. Kitap sadece bir fikirden ibaret, olma olasılığı fazlaca mümkün bir fikirden! Kitap, sanırım 3 ay içerisinde hazır olur; tabii ki bolca araştırma, tarama ve mesai ile.. İşin sizin adınıza güzel olabilecek tarafı ise, kitabın bir elektronik kitap olması! Kitabı blogumdan ve sanal yayın evlerinden ücretsiz olarak edinebileceksiniz. Umarım bu yolda bana döküman ve fikirlerinizle destek olursunuz. Saygı ve sevgi ile..

Blog Ödülleri 2008

blogodullerilogo Türk blog camiası yeni bir yarışmaya daha kavuştu: Blog Ödülleri 2008. Dün buradan ben de kaydımı yaptım. Tatlı bir yarış tekrar başladı. Bloggum'un düzenlediği ve birinci olduğum Bloggum Blog Yarışması ardından sizlerin ilgi ve desteğine tekrar ihtiyacım var. Kayıtlar 15 Nisan 2008 itibariyle bitecek ve izleyen dönemde blog yazarlarının oylarıyla Türkiye'nin alanında en iyi blogları seçilecek. Mayıs ayında da blog yazarları hak ettikleri ödülleri, düzenlenecek ödül töreninde alacaklar.

Yarışa 10 kategoriden birisini seçerek giriyorsunuz, ben "Haber-Gündem" kategorisinde sıralanacağımı sanıyorum. Diğer kategorilere buradan ulaşabilirsiniz. Yarışma hakkında daha detaylı bilgiyi ise yarışmanın blogundan ve web sitesinden bulabilirsiniz.

Haber Aşırmak..

Hürriyet'in internet yayınlarında yakın zamanda bir uygulama başladı. Hürriyet, özel haberlerinin diğer yayınlarda yer bulmasından şikayetçi olmasıdan olsagerek haberlerin altına "Dikkat! Haberin izinsiz kullanılması halinde yasal işlem yapılacaktır." ibaresi yerleştiriyor artık.

Küçük bir detay olsa da önemli, artık Türkiye'de telif haklarına önem verildiğinin bir göstergesi bu. Yeni yeni başlayan bu uygulama blog yazarlarını zamanla sıkabilir, çünkü yakında muhabirlerinin fotoğraflarını da paylaşmak istemeyecek gazeteler olabilir. Bu noktada görsel içerik bulma sorunu yaşanacak gibi görünüyor. Belki bu sorun Türkiye'de de tam profesyonel haber-yorum bloglarının doğmasına sebep olabilir. Kendi muhabiri, kendi yayın ekibi olan, ulusal ve uluslararası ajanslara abone bir blog yazarımız olsa, fena mı olur? Umarım ilk ben olmam..

Mim Dalgası: Hayalimdeki Blog Eklentisi..

Yeni bir mim dalgası oluşmuş, mevzu "hayalimdeki blog eklentisi". Bu noktada uzun zamandır hayatlimde olan birşey var, o da blogumda an ve an nerede olduğumu ve neler yaptığımı paylaşabileceğim bir "şu an ne yapıyorum" kutucuğu. Bu kutucuk için fazlaca uğraşmalı ve nasıl yapılır bilmiyorum ama cep telefonum ile o kutucuğu her an güncelleyebilmeliyim. İlerleyen zamanda bunu başarabilir miyim, ya da bunu benden önce başaran herhangi bir blog yazarı oldu mu bilmiyorum. Tek bildiğim ilginç bir düşünce ve üzerine uzunca düşünülmeyi hak ediyor..

Bunun dışında bir mim ve benim asıl mim'im ise; "Bana göre mim nedir?". Mim, bana göre blogcular arası okuyucu paylaşımı ve tanıtımın günümüzdeki son noktası. Google da sıralarma savaşlarında güzel bir silah. Tüm bunların dışında blogumuzun tuzu biberi :)) Güzel şey şu mim dalgaları, seviyorum..

Pası için mim sahibi Türkler Klanı'na teşekkürler. Ben pası burada gole çevirdim sanırım, bir daha pas vermiyorum bu sebepten :))

PcNet En İyi 33 Blog Vakası ve Blog Yazarlığı

cnet_logo Eskiden taşralı genç kızlar, kadın programlarında söylerlerdi "Tüm Türkiye bizi izliyor.." ya da "65 milyonun önünde.." gibisinden lafları. Varsayımları tüm Türkiye'nin işi gücü bırakıp televizyonun o kanalını ve o programını izlediğiydi.. Bugün benzer varsayımları saygın dediğimiz dergiler yapıyor. PcNet dergisi Türkiye'nin en iyi 33 blogunu seçmiş, tabii kendince. Listede değerli isimler var olmasına varlar ama gerisi fazlasıyla teferruat!

Artık herkes şunu anlamalı, Türkiye'ye en iyi bloglarının iğne boncuk ve alışveriş blogları olduğu iddiası bu ülkenin insanına hakarettir! Bu ülkenin blog yazarları da düşünce üretmekte, düşünceleriyle var olabilmekte ve bazılarına inat oldukça da okuyucu çekebilmektedirler. Bu noktada listede, politik duruşlarımız zaman zaman çelişse de, Hussoloji'nin olmamaması abestir! İnternet kullanımı noktasında LeoTheMaster'ın olmaması abestir! Edebiyat noktasında Paranteziçi Hayatlar'in olmaması abestir! Ve hatta, gayet samimi söylüyorum bunca aydan sonra benim ve daha pek çok blogun olmaması abestir!

Birşey üretmektense salt lobicilikle bloglarını ve kendilerini şişiren blog yazarlarının geleceğini açıkçası pek parlak görmüyorum. Artık Türkiye'de blogculuk ve blog yazarlığı bir değişim sürecindedir, bu değişim sürecinde ne mutlu ki kötüler ayıklanacak ve iyiler geleceğe ulaşabileceklerdir. Güzel olan da bu!

2 Şubat Kararları..

Her zaman ulusal kararlar verildiği tarihlerin isimlerini almıyor benim hayatımda, kişisel kararlarımı not defterime o günün tarihini atarak yazıyorum. Bugün de öyle yapacağım, "2 Şubat Kararları" başlığını atarak altına şunları yazacağım:

  • Türk halkına bugüne kadar bakıyordum ama ancak bugün görebildim. Anadolu insanı; hürriyet.com'da ya da youtube'ta o yorumları yazanlar, başkası değil.
  • Eğer yurdum insanı oysa, yurdum insanı politika noktasında yazdıklarımı farklı karşılayacak, beni yanlış değerlendirecek.
  • Yanlış değerlendirilmek ve halka rağmen halk için birşeyler yapmak istemiyorum
  • Babam sağolsun tuzum kuru.
  • Artık politika yazıp başıma potansiyel belalar almak gibi bir akıbete uğramak istemiyorum.
  • Çiçekler, böcekler ve şu güneş ne kadar güzel değil mi? :)
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.