| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

14 "blogosfer" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"blogosfer" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Türkiye'nin İlk Röportaj Blogu: Politika ve Strateji

Türkiye Blogosferinde bir ilke imza atıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanındaki çalışma arkadaşlarımla birlikte, akademik röportaj blogumuzu yayın hayatına hazırlıyoruz. Şu anda röportajlar yapılıyor, fikirler geliştiriliyor. İlerleyen süreçte Politika ve Strateji ile karşınızda olacağız. Şu an taslak yayın yapılmakta dilerseniz bir göz atın ve mutlaka önerilerinizi benimle paylaşın: Politika ve Strateji için tıklayın.

Gazetecilik Tartışmaları, Oray Eğin ve Tabii Ki Bloglar!

Oray Eğinn Akşam gazetesinde son bir haftadır gazetecilik tartışmaları yapılıyor. Akşam yazarları Oray Eğin ve Serdar Turgut arasındaki bu tartışmaya tartışmaya bugün üçüncü kişiler de dahil olmaya başladı. Anlaşılan bu tartışma daha da renklenerek devam edecek.

Tartışmanın gazetecilik üzerine olması nedeniyle ben de takip etmeye başladım. Oray Eğin'in "Kim Bu Yeni Gazeteciler" başlıklı yazısında sinema eleştirmeniliği ve bloglar üzerine, güzel bir saptama gözüme çarptı. Oray Eğin'in blogların gücünü görebilmiş olmasından ötürü memnunum, umarım diğer köşe sahipleri de bu gücün farkına bir an önce varırlar. Sözü daha fazla uzatmadan, Oray Eğin'e bırakıyorum:

"Yaklaşık bir yıldır, Batı basınını takip edenler 'Film eleştirmenliği öldü mü' sorusuna yanıt arandığını da fark etmiştir illa ki. Olayın özeti şu: İnternet'teki blog'larda bir filmi eleştiren binlerce yazıyı bulmak mümkün. Bunların bir kısmı çöp olmakla berber, azımsanmayacak bir kısmı da mesleki disiplin içinde, titizce hazırlanmış eleştiriler. Ve eminim filmlerin potansiyel izleyicileri üzerinde de etkisi giderek daha da artacaktır. Hal böyleyken, günümüz gazetecileri hala bir sinema eleştirmenine maaş ödemeli mi?
Blog yazarlığının haberciliğe bir diğer etkisi ise gündelik hayata dair kimi meselelerin, daha evvel gazetelerin sayfalarına alamayacakları kadar 'sıradan' oldukları düşünülen konuların da haber yapılması.
"

Dalgalar Çekilmeye Başlar: Org. Hurşit Tolon Da Tahliye Edildi!

Hurşit Tolon Ergenekon sürecinde artık birşeylerin değiştiğini gözlemliyorum. Haksız yere alıkonulduklarını düşündüğüm isimler birer birer tahliye edilmeye başladı. Bugünlerde bir güzel haber daha aldık, bir güzel insan daha tahliye oldu: Hurşit Tolon delil yetersizliği sebebiyle serbest bırakıldı.. Bu karara imza atan heyetin dayanağı ise "kuvvetli suç şüphesinin ortadan kalkması". Burası çok önemli: Hurşit Tolon sağlık durumunun kötüye gitmesi nedeniyle değil "kuvvetli suç şüphesinin ortadan kalkması" nedeniyle tahliye edildi.

En başından beri bugünlerin yaşanacağını görüyordum, burada da birçok kez yazdım. Bu tutuklamların birçoğu (hepsi değil) anlamsız ve yeterince temellendirilmemiş tutuklamalardı. Elde somut birşeyler olmadan bu ülkeye en yüksek mevkilde hizmet etmiş insanlar bir teröristmişçesine evlerinden toplandı. Bugün gelinen noktada, ne mutlu ki birer birer serbest bırakılıyorlar. Peki onlardan kim özür dileyecek? Kim Hurşit Tolon'a demir parmaklıklar ardında geçen yedi ayın hesabını verebilecek? Bir "pardon" yeterli olur mu sanıyorlar?

Peki ya balık kadar beyinleriyle kendilerini liberal sanan o malum blog yazarları? Geçen yıl, "Liberallerin Ergenekonla İmtihanı" başlıklı bir yazı yazmıştım, amacım o balık beyinlilere seslenmekti: "Bugün Türkiye'de yaşanan gözaltılar sırasında liberal ve özellikle sözde-liberal yazarlarının yazılarına bir göz atmanızı öneriyorum. Yaşlını başını almış 25 insanın sanki bir teröristmişcesine elleri kelepçelenerek göz altına alınmasının liberal cephedeki yansımalarını merakla bekliyorum. Bugün kimin liberal, kimin sözde liberal olduğunu göreceğiz. Bugün birilerinin onur sınavı, şeref sınavı! Kimin onurlu, kimin şerefli olduğunu bugün göreceğiz.." Ne yazık liberal yazarımız çok değilmiş, elde olanların çoğu sözde liberal, onursuz ve şerefsiz kalemler imiş.

Ergenekon'da artık birşeylerin doğru düzgün gitmeye başladığına inanmaya başladım. Bugün dava kapsamında içeride olan ve yargılanması gereken isimler de var. O isimlerin arasında sicilleri hiç temiz olmayan birçok kişi de var. İş akla karayı ayırmakta yatıyor ve Ergenekon davasında ak ile kara artık ayrı tutulmaya başladı. Mutluyum, umutluyum, inanmaya başladım.

Yeni Bir Kalem: Tuğrul Sarıkaya..

İşbirliği Uzun zamandır, artık blogumun farklı düşüncelerin de seslendirildiği bir mecra olması gerektiğini düşünüyordum. Dün bir sohbet sırasında bu düşüncemi değerli bir dostumla, Tuğrul Sarıkaya ile paylaştım. Tuğrul'un da fikrini aldım ve ona bu satırlarda benimle birlikte yazmasını teklif ettim. Ne mutlu ki, Tuğrul teklifimi kabul etti ve bugün itibaren blogumda yazmaya karar verdi.

İlerleyen süreçte karşınızda benimle birlikte Tuğrul Sarıkaya ve sonrasında yeni ismi daha olacak. Sanıyorum her birimizin farklı bakış açıları ve yorumları olacak. Hatta zaman zaman bu satırlarda birbirimizle tartışabileceğiz de. Aslında amacım(ız) da tam olarak bu, bir tartışma ortamı yaratabilmek. Tuğrul'un yazmasını bu nedenle çok istedim, çünkü Tuğrul'a çoğu zaman tartışma halindeyiz. Tuğrul'un çoğu düşüncesini benimsem ve hatta tartışsam da onun düşüncelerinin kendi içinde tutarlı olduğunu görüyorum.

Sözü daha fazla da uzatmak taraftarı değilim, onu yazılarından daha iyi tanıyabilirsiniz. Şimdi sözü Tuğrul'a bırakacağım, Tuğrul ilk yazısı ile sizlerle olacak.

Türkiye'nin En Sevilen 100 Blogu ve Okan Yüksel Yazıyor..

Türkiye'de blogosfer sanıldığından hızlı büyüyor. Zamanında en iyi bloglar seçilirdi, olmadı en iyi 10 blog denilirdi. Ne mutlu ki gelinen noktada "Türkiye'nin en bilinen, sevilen 100 blogu" denilmeye başlamış. Ve beni daha da mutlu eden; Türkiye'nin en bilinen, sevilen 100 blogu arasında "Okan Yüksel Yazıyor.."un da sayıllıyor olması. Bu noktada, öncelikle "Okan Yüksel Yazıyor.."u söz konusu 100 blog arasına öneren Harun Güven'e teşekkür ediyorum. Sonrasında ise diğer katılımcılara..

Diğer 99 blog arasında pek çok dost blog yazarı var. Hepsine bolca selamlar ve tebrikler. Onların listesi Güneşin Tam İçinde'de sıralanıyor. İlgilenenler bakabilirler.

Son olarak şunu da söyleyeyim: pek tabi, bu tür sıralamalar gerçeğin sadece bir bölümünü yansıtabilirler. Bu 100 blog dışındaki blogları bilinmiyor ya da sevilmiyor sayamayız. Söz konusu 100 blog içerisinde yer almamış ama bilinirlikleri ve sevenleri olan daha onlarca iyi bloga sahip blogosferimiz. Umarım sıralamada yer alamayan bu tür blog yazarları bir alınganlık göstermezler.

Yalçın Küçük: "Ben De Senin Ananı.."

Yalçın Küçük Foto Türkiye blogosferinde demokrasiyi eleştiren, demokrasiyi böylesine fazla eleştiren, tek blog yazarı sanıyorum benim. Geçmişe yönelik bir arama yaptığım zaman karşıma şu başlıklar çıkıyor: Demokrasi Hata Vermekten Başka Bir İşlev Görmemiyor!!! (12.11.2007), 21. Yüzyılın En Politik Oyunu: Seçmece Seçtirmece.. (30.07.2008), Demokrasicilik Oynamak (05.04.2008), Demokrasi: Aristokrasinin Güzel Perdesi (21.05.2008), Son Sürüm Yönetim Sistemi: Tam Demokratik Oligarşi (18.07.2008)

Demokrasinin böylesine fetişleştirildiği bir zamanda demokrasinin büyük eksiklikleri olduğunu görüyorum. Ne mutlu ki, bu noktada dünyanın önde gelen filozofları, bilim adamları da benimle aynı kanıdalar. Aydınlarımız arasında da küçük bir grup, çekinmeden demokrasiyi eleştirebiliyor. Bunu en iyi yapan aydın ise, kuşkusuz, Prof. Yalçın Küçük. Küçük, kendisi hakkında bir yazı kaleme alan Hürriyet Gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz'a cevaben odatv.com'da şunları söyledi: "Kim bana demokrat derse, ben anama küfrettiğini düşünürüm. Ona cevabım şu olur: “ben de senin ananı” derim. Dolayısıyla, bana birisi demokrat dediği zaman (tabi Mehmet Yılmaz Bey bana demokratsın demiyor,  demokrat olmalısın diyor)  her halükarda ben de senin ananı derim. Kim demokrat oluyor? Ben neden demokrat olacağım? Mehmet Yılmaz kendisi demokrat olsun. Pısırık, işe yaramaz, beş para etmez vatan satıcılarına demokrat deniyor şu an. Hangi haddini bilmez bana demokrat olmayı önerebilir? Dünyada demokrat mı var? Hiç bir kitap bilmiyorlar. Benim Devlet ve Hürriyet’imi alsınlar. Demokrasi bitmiştir. 20.yy’ın başından beri bitmiştir. 2.Dünya savaşından sonra suni olarak o laf geldi."

Türkiye Blogosferinde Bir İlk: Politika&Strateji

Blog yazmaya başladığım ilk günden bugüne, bilgi denizinde oluşan bilgi kirliliğinden rahatsızlık duydum. Bu rahatsızlık öylesine boyutlara ulaştı ki, kendimce çözümler aramaya başladım. İşte bu süreç sonrası Türkiye'nin ilk "akademik röportaj blogu" fikri doğdu..

Politika&Strateji projesi çerçevesinde, genç ve dinamik bir ekiple Türkiye'nin ilk "akademik röportaj blogu"nu hayata geçireceğiz. Türkiye'nin önde gelen akademisyenleriyle, politika ve stratejiye dair röportajlar yapacağız. Politika&Strateji ile gündeme ışık tutacak, internetin bilgi denizine kaliteli bilgi akışını sağlayacağız.

Çok yakın bir zamanda, Politika&Strateji sizlerle olacak..

"Okan Yüksel Yazıyor.." Blog Editörü'nde..

"Okan Yüksel Yazıyor.." bugün "Blog Editörü /Blog Mania" tarafından tanıtılmış ve yorumlanmış. Abbasİnan'ın yazdığı tanıtım yazısında (Ulaşmak için tıklayın.)  blogumun içeriği üzerine çok güzel yorumlar yapılmış. Açıkçası, okurken çok mutlu oldum. Bir yılı aşkın süredir verdiğim, doğru düzgün haber-gündem blogu yaratma savaşını kazanmak üzere olduğumu gördüm.

Böylesine değerlendirmeler okumak, insana güç veriyor; yazmak için güç topluyor insan.. Bu noktada Abbas İnan'a ve Blog Editörü ekibine en içten dileklerimle saygı ve sevgiler sunuyorum. Yaptıkları paylaşım için teşekkür ediyorum..

İki Yeni Proje: "Sınırlar Arasında" ve "Kitap Okudum"

23 Temmuz 2008 itibariyle iki yeni projeye başladım. "Okan Yüksel Yazıyor.." blogumun yanı sıra bundan böyle "Sınırlar Arasında" ve "Kitap Okudum" adlı iki ayrı blogla da karşınızda olacağım.

"Sınırlar Arasında" tamamen akademik kaygılarla oluşturulacak bir blog. Gördüğüm uluslararası ilişkiler öğreniminin yansımalarını sunacağım. Dünya'da gelişen olaylara bakış açımı, uluslararası literatüre dayandırarak ve uzun uzadıya yazacağım. Bu noktada, pek tabii çok sık güncelleyemeyeceğim "Sınırlar Arasında"yı..

"Kitap Okudum" adlı blog ise, "Sınırlar Arasında"dan oldukça farklı bir yapıda olacak. Burada, daha öncesinde okuduğum kitapların önemli satırlarını paylaşacağım. Bilgisayarımda uzun süredir bulunan "Altı Çizilecek Satırlar" adlı klasörü bu blog aracılığıyla sizlere sunacağım. Böylece internetin bilgi denizine düşünceler serpiştirmenin yanı sıra değer verdiğim kitapları sizlere önerme ve tanıtma imkanını da yakalamış olacağım.

"Sınırlar Arasında"yı iki haftada ya da ayda bir güncellemeye çalışacağım. "Kitap Okudum"da ise bu süre çok daha kısa olacak, her hafta yeni bir kitapla karşınıza çıkacağım. Umarım her iki projede de başarıyı yakalarız, umarım başarı her zamanki gibi yakınım(ız)da olur..

"Okan Yüksel Yazıyor.." Blog Yayın İlkeleri

Yayın ilkeleri noktasında Türkiye blogosferinde sanırım bir ilki gerçekleştireceğim. Aldığım kararla yaptığım kişisel haber-yorum yayınlarında aşağıda sıraladığım ilkeler doğrultusunda yazılar kaleme alacağım. Bu ilkeler çerçevesinde haber ve yorumlarımın kalitesini arttıracak, ayrıca yüksek bir standart sağlayacağım. Söz konusu haber ve habere ilişkin yorumlar olunca belirli şablonlar ve gereklilikler söz konusu. Bu şablon ve gereklilikleri söz konusu ilkeler çerçevesinde yerine getirmek çok daha kolay olacak, inancındayım. Aşağıda sıralayacağım ilkeler RTÜK ve BBC gibi kurumların ilkelerindeki genel felsefeden yararlanılarak oluşturulmuş ilkelerdir. Bu noktada sizlerin katkı ve eleştirileri de benim ve yayın ilkeleri için oldukça önem arz etmektedir. Bu noktada katkılarınızı da her zaman bekliyor olacağım.. Şimdi zamanla daha genişleyecek ve başkalaşacak ilk ilkeler taslağımı sunuyorum. Bu yazı yayına girdiği andan itibaren bu blogta, bu ilkeler çerçevesinde yayıncılık yapılacaktır.

  • Güvenilirlik: Okan Yüksel Yazıyor, yayınlanacak haberlerin seçiminde ön koşul olarak güvenilir kaynaklara dayandırılmış olma gereği aramaktadır. Haberin kaynağı güvenilir, kendisi doğru olmak durumundadır. Aksi oluştuğu vakit; mutlaka tezkip yayınlanmalı ve okuyucu bilgilendirilmelidir.
  • Kişilerin Kişilik Hakları ve Hak Güvenliği: Okan Yüksel Yazıyor, kişilerin özel hayatlarına saygı gösteren yayınlar yapmak zorundadır. Kişilerin misyon ve vizyonları gereği sorumlulukları dahilindeki konular dışında kişiler hakkında olumsuz ve aşağılayıcı yayınlar yapılamaz. İnsanlar bedensel özellik ya da eksiklikleri için aşağılanamaz, espri konusu yapılamaz. Kişiler, özel yaşamları nedeniyle yargılanamaz ve sadece fikirleri noktasında ele alınırlar.
  • İnanca ve Etnisiteye Saygı: Okan Yüksel Yazıyor; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri nedenlerle hiçbir kişi, topluluk veya kurumu aşağılayamaz. Tüm bunlara saygılı ve anlayışlı olarak yaklaşır, bu noktada yayınlar yapar.
  • Ulusal Misyon: Okan Yüksel Yazıyor; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapmaz. Bu topraklar üzerindeki siyasal sistemin ve üst kimliğin bir bütünü olarak kendisini görür.
  • Telif: Okan Yüksel Yazıyor'da yayınlanan her metinin telif hakkı, aksi belirtilmediği takdirde, Okan Yüksel'e aittir. Alıntı metinlerin altında, asıl kaynak mutlaka verilir. Alıntı görsel içerik içinse kaynağa ulaşılması mümkün olduğu vakit kaynak verilecektir.
  • Tarafsızlık: Okan Yüksel Yazıyor, haberler noktasında tarafsız yayınlar yapacaktır. Haberin kutsallığı söz konusudur ve bu noktada bilinçli haber atlama, tek yönlü habercilik yapılmayacaktır.
  • Taraflılık: Okan Yüksel Yazıyor, yorumlar noktasında taraftır. Yorum yapmanın taraf olmak ama bunun da sadece kendi tarafını görmek demek olmadığının bilincinde yayınlar yapılacaktır. Okan Yüksel Yazıyor, iç politikada Mustafa Kemal'in çizdiği yolda yürüyen Cumhuriyet aydınlarının, dış politikada ise halkının ve devletinin tarafıdır.
  • Türkçe'ye Saygı: Okan Yüksel Yazıyor, yayın yaptığı Türkçe'ye saygılıdır. Bu noktada Türkçe'nin kurallarına uymayı, Türkçe'yi doğru kullanmayı amaç edinmiştir.
  • Okuyucu Hakları ve Yorum Özgürlüğü: Okan Yüksel Yazıyor, tüm okuyucularını eşit olarak değerlendirir. Her yazı, okuyucu yorumlarına açıktır. Hakaret, kanun ve konu dışı içerik söz konusu olmadığı vakit her yorum yayınlanır.
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.